Kategori: TOPLUMSAL BOYUT
6-TOPLUMSALLAŞMA VE SPOR
Sosyalleşme (sosyalizasyon) kişinin toplumsal kültürle
bütünleşmesini ve içinde yaşadığı toplumla uyum
sağlamasını mümkün kılan bir mekanizmadır(2, 141). Yeni
doğan bir çocuk toplumsallaşma süreci ile sosyal
davranışları öğrenip toplumsal sistemin bir üyesi haline
gelir. Toplumsallaşma, kişinin toplumun değerlerini ve
ideallerini benimsemesi, sosyal hayatta oynayacağı
rolleri öğrenmesi anlamını taşır.
Bir
çocuğun sosyalleşmesini sağlayan araçlar, ailesi,
komşuları, oyun arkadaşları, okul arkadaşları,
öğretmenleri ve kitle iletişim araçlarıdır (4, 43).
Sosyalizasyon toplum açısından bir kontrol süreci ve
gurup yaşamında düzenlilik sağlama yoludur (3, 23). Bu
anlamda toplumsallaşma yaşam boyu süren bir süreçtir.
Gelişmiş ülkelerde sportif yarışmalar da sosyalleşmenin
önemli bir aracı olarak kabul edilir. Amerika Birleşik
Devletlerinde fikir olarak bu eğilimde olan yetişkinler,
oyunlu aktiviteler düzenlemekte ve amaç edinmeyi, beceri
geliştirmeyi ve ödül alma başarısının önemini vurgulayan
spor programlarına katılması için çocuklarını teşvik
etmektedirler (1, 77). çocuğun temel gelişiminde zaten
oyuna sınırsız ihtiyacı vardır. Organize edilmiş sportif
oyunlar yoluyla çocukların hem kendi akranları ile bir
arada olması sağlanır hem de kurallara ve kararlara
uyma, yenme ve yenilmeyi hazmetme gibi deneyimler
kazandırılır. Ancak bu organizasyonlarda çocuğun insan
yönü üzerinde durulmalı sporcu yönü ön plana
çıkarılmamalıdır. Böylece çocuk kendi vücudunu tanıma,
fiziksel özelliklerinin farkına varma fırsatını elde
eder. Kendinden daha çok iyi ve daha az iyi kişiler
olduğunu fark eder. Daha az iyi olanları küçük
görmemeyi, daha çok iyi olanları takdir etmeyi öğrenir.
Bu deneyimler hayatı boyuncu farklı konularda ve farklı
koşullarda karşılaşacağı benzer durumlara uyumunu
kolaylaştırır. Mutlu ve başarılı olmak için çalışırken
kendine ve başkalarına zarar vermeden rekabet edebilir.
Sosyalizasyon nesnel olarak ve öznel olarak
açıklanabilir. Nesnel olarak sosyalizasyon toplumun
kültürünün bir kuşaktan diğerine geçirildiği ve bireyin,
örgütlenmiş sosyal yaşamın kabul edilmiş ve onaylanmış
yollarına uyarlandığı süreçtir. Öznel olarak
sosyalizasyon ise, bireyin çevresindeki kişilere
uyarlanması sonrasında cereyan eden bir öğrenme
sürecidir (3, 23). Bu anlamda öznel sosyalizasyon
bireyin öğrenmeleriyle ilgilidir. En önemli öğrenme
süreci ise taklit ve rekabettir.
çocuk ilk aylarından itibaren en basit davranış
şekillerini bile taklit yoluyla geliştirir Anne ve
babayla başlayan bu taklit etmeler giderek sevdiği,
beğendiği ve hayranlık duyduğu diğer büyüklerle devam
eder. Sporcular, müzisyenler ve sinema oyuncuları
gençlerin taklit etmeye en çok eğilim gösterdikleri
kişilerdir. Bu yüzden sporcular örnek davranış ve
alışkanlıklarıyla sosyalleşme sürecinde diğer kişilere
iyi birer model olabilirler.
Rekabet ise iki veya daha çok bireyin bir şeyi başarmada
birbiriyle yarışmaya girdikleri uyarıcı bir süreçtir.
Gelişmiş ve esnek kültürlerde sosyal öğrenme de son
derece rekabetçidir (3, 26). Spor rekabetin en uygun
koşullarda yaşanılmasına olanak sağlar. Başkalarıyla
ilişki kurma sosyal öğrenmenin temel koşuludur. Kişinin
yaşantısındaki ilişkilerin sayısı ve çeşitliliğinin
artması onun toplumsallaşma derecesi ile ilgili bir
fikir verebilir. Spor çalışmaları özellikle spor
müsabakaları değişik okul ve kulüp elemanlarıyla farklı
şehirlerin insanlarıyla, hatta uluslararası yarışmalar
düşünüldüğünde farklı toplumların insanlarıyla temas
kurulmasını sağlayan organizasyonlardır.
|

