Kategori: TOPLUMSAL BOYUT
3-TOPLUM VE
SPOR
Bir
toplumda spora katılımın şekli, düzeyi yararı ve
sorunları sadece kişilerin yetenekleri ve ilgilerine
bağlı değildir. Toplumun spora bakış açısı dolayısıyla
sporu yönetim ve organizasyonu büyük önem taşımaktadır.
Günümüzde tüm dünya ülkeleri spora büyük önem vermekte
ve uluslararası spor organizasyonlarında ön sıralarda
yer almak için mücadele etmektedir. Bu sonuçlar ulusal
saygınlığın bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Ancak kaybedenler her zaman kazananlardan daha çok
olmaktadır. Başarıları sürekli olan ülkelere
bakıldığında ise sporun bu toplumların yaşam biçiminin
bir parçası olduğu görülmektedir.
Fişek, sporu şöyle tanımlamıştır. Spor, yapan (sporcu)
açısından kazanmaya dönük teknik ve fizik bir çaba;
izleyen (seyirci) açısından yarışmaya dayalı estetik bir
süreç; toplum genelince oluşturulan bütün içinde de,
yerine göre o toplumun çelişki ve özelliklerini olduğu
gibi yansıtan bir ayna (ya da bağımlı değişken), yerine
göre onu yönlendirebilen etkili bir amaç, ama, son
tahlilde, önemli bir toplumsal kurumdur (5, 34). Bu
tanım, sporun diğer yönlerini de göz ardı etmeksizin,
toplumsal açıdan ele alarak yapılmış en gerçekçi
tanımdır. çünkü spor kendine özgü toplumsal kuralları,
değerleri, etkileşim simgeleri ve süreçleriyle canlı bir
toplumsal yapıdır.
Spor
kendi geçmişi ile toplum geçmişi arasında sıkı bir bağ
oluşturur. Bu kuvvetli ilgi, sporun toplumsal süreçler
yolu ile şekillenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle
spor, otonom olarak kendiliğinden oluşmaz. Özellikle,
toplumdaki ilişkiler yolu ile ortaya çıkarak, değişir ve
yeniden biçim kazanır. (8, 249). Spor uluslararası
yasaları, yönetmelikleri ve kurallarıyla, en rasyonel
biçimde kurulup çalıştırılan örgütler durumundadır.
Ancak, yine de yapıları ve işleyişlerinde içinde
bulundukları toplumun geniş ve derin izlerini taşırlar.
Bu yüzden Spor-Toplum ilişkisini doğru biçimde
tartışabilmek için genel sosyolojik bulguları spor
sosyolojisinde yeterince kullanabilmek gerekir.
Sosyologlar için toplumun dinamik ve statik yanları
arasında bir ayırım yapmak pek olağandır. Fakat toplumu
daha iyi anlamak için bu iki yanın her zaman birlikte
olduğunu da akıldan çıkarmamak gerekir. Bir toplumun
yapısı, toplumun parça ve birimlerinin düzenliliğine
işaret eder. Topluma temel grupların bir birleşimi
olarak baktığımızda, sözü edilen temel grupların
karşılıklı bağımlılığı ve düzenli ilişkilerini görürüz.
Bütün bir toplum yapısı bu bağımlı ilişkili ve
karşılıklı sorumlu gruplardan oluşmaktadır. Bu bakış
açısıyla toplumun statik yanı saptanır. Toplumun analizi
ile, çeşitli alt gruplardaki kişilerin statüleri, temel
gruplarla alt grupların ilişkileri ve bu ilişkide alt
grupların pozisyonu ile toplumdaki tüm temel grupların
birbirleriyle eşgüdümleşmesi açıklıkla ortaya çıkarılmış
olur (4, 77).
Günümüz endüstri toplumlarında, toplumsal işbölümü ve
uzmanlaşmanın gelişim düzeyine uyarak, sporun da
sayıları ve çeşitleri artmıştır. Hatta spor kendi başına
çok büyük ve karmaşık bir endüstri oluşturmaktadır.
Artık spor çok sayıda tüketicisi olan bir ürün olarak
kabul edilmektedir. Stadyumlarda izleyicileri, T. V.
gazete ve dergilerde okuyucuları sayılarının fazlalığı
nedeniyle bir çok başka ürünün tanıtımı için spor
alanları tercih edilmektedir. Spor giyim, özellikle
gençlerde normal günlük giyim yerini almıştır. Eğitim
kurumları, sporu eğitimde etkili bir araç olarak
benimsemişlerdir. Politikacılar halkta olumlu imaj
yaratabilmek için spor organizasyonlarında ve ödül
merasimlerinde görünmeye özen gösterir olmuşlardır.
Hükümetler toplumsal çözülmeyi önlemek, insanların
anarşi ve teröre yönelmesini engellemek için sporu
önemsemeye, spor tesis ve organizasyonlarına yatırım
yapmaya başlamışlardır.
Günümüzde hızla gelişen teknoloji, insan gücüne duyulan
gereksinmeyi giderek azaltmış ve bunun sonucu olarak
insanın doğal yapısına uymayan bir yaşam biçimi ile
birlikte iş ve sosyal çevreden gelen baskılar, stresler
dolaşım ve solunum sistemi hastalıklarını, özellikle
gelişmiş ülkelerde başta gelen ölüm nedenleri arasına
sokan faktörlerdir. Spor, çağdaş insanın karşısına
dikilen bu tehlikeye karşı dinamik, güncel yaşamın
getirdiği streslerden uzak bir ortam yaratarak çözüm
getirmekte ve kazandırdığı sağlıklı yaşam biçimiyle de
koruyucu tıbba yardımcı olmaktadır. Sporun bu işlevi
yanında kişilerin sosyal ve bireysel karakter gelişimi
üzerinde de olumlu etkileri açıktır. Bu nedenle gelişmiş
ülkelerde spora büyük önem verilmekte ve erken yaşlardan
başlayarak çocuklara spor ve beden eğitimi programları
uygulanmaktadır (6, 2). Modern toplumların en belirgin
özelliği olan sosyal farklılaşma artan işbölümü ile
sosyal bütünleşme arasındaki uyumun sağlanmasında spor
aktif bir ajandır. Toplumun sosyal yapısı içinde uyma ve
çatışma modellerinin yanı sıra, huzursuzlukların, sapma
(deviant) davranışların azaltılması ve bunların
normlarla ahenkleştirilmesi, gerginliklerin toplum
yararına yöneltilebilmesinde spor önemli faktörlerden
biridir (3, 78). Bu açılardan ele alındığında da spor
sağlık giderlerinin azalması, hastalıklar nedeniyle
işgücü kaybının önlenmesi ve sağlıklı insanlardan oluşan
mutlu ve barışçı bir toplum yaratılmasında umut
vermektedir.
Spor
tüm insanlar içindir. Sporla her insan özgün yaşamasını
yeniden bulur, bu sırada bütün insanlarla bütünleştiği
bir etkinliğe ve denemeye girer (2, 66) “Herkes için
Spor” ve “Yaşam Boyu Spor” sloganları tüm dünya
ülkelerinde benimsenmiş ve yaygın olarak uygulanmaya
başlamıştır. 1982 Anayasasının 59. maddesinde her
yaştaki vatandaşlar için beden eğitiminin sağlanması
devletin görevi olarak belirtilmiştir.
Aşağıda yer verilen sözler, Spor-Toplum ilişkisini ve
sporun toplum için değişik açılardan önemini vurgulayan
bazı örneklerdir.
Atatürk: “Başarılı olmak için her türlü yardımdan çok
bütün milletçe sporun esasını, değerini anlamak ve ona
kalpten sevgi göstermek, onu vatani vazife saymak
lazımdır” (7, 53).
Papa
II. Jean Paul: “Sporun aslında bir eğlence olmadığını ve
bu yöndeki çabaların insanlık için çok ciddi bir konu
olduğunu insanlara inandırmak için çalışmalısınız. Spor,
dinlerin, inançların, her çeşit insanca özelliklerin
ayrılıklarını ortadan kaldıran, insanları birleştiren
bir semboldür” (11).
Noel
Baker (UNESCO Uluslararası Spor ve Bedensel Boş Zaman
Değerlendirme Konseyi Başkanı): “Bana insan
ilişkilerinin stadyumlardan ve spor karşılaşmalarından
başka hiç bir konum ve kesimini gösteremezsiniz ki,
insanlar, orada, öyle çok ortak yanları olduğunu
öylesine kolay anlasınlar, ana dilleri ne olursa olsun
konuşacak ortak dili öylesine kolay bulabilsinler” (13,
8).
Andrew Strenk: “Ülkelere saygınlık kazandırmak, çeşitli
olay ve durumlara tepki göstermek, ülkenin ya da
sistemin propagandasını yapmak, belli ülkeleri uluslar
topluluğuna kazanmak ya da ondan soyutlamak için sporun
çok yararlı ve etkili bir siyasal ve diplomatik silah
olduğu açıktır”. (12, 128).
Baron Pierre de Coubertin: “Sporun gerçek ödevi genç
insanları savaşa hazırlamaktır” (5, 29).
Atatürk: “Dünyada spor hayatı, spor gayesi çok
önemlidir. Bu kadar önemli olan spor hayatı, bizim için
daha da önemlidir. çünkü ırk meselesidir. Irkın
düzelmesi ve gelişmesi meselesidir” (7, 53).
Iose
Cagigal: “Ülkelerin bugün oynadıkları propaganda
oyununda, spor, hem en büyük ilgiyi çeken, hem de dil
duvarlarını aşarak başarılarını geniş kitlelere en kolay
anlatan öğedir. Tek sözcük İngilizce bilmeyenler bile
Beamon'un 8. 90 uzun atlamasının ne anlama geldiğini
bilirler. Bir ülkenin spordaki başarıları, artık, başka
alanlardaki gelişmesinin de göstergesi sayılır duruma
gelmiştir” (1, 31).
Antonio Salazar: “Portekizi kırk yıl süreyle 3 F, fiesta
(şölen), fadima (örgütlü din) ve Futbol ile yönettim”
(5, 30).
Alex
Natan: “Sporcularımız ulusal gurur ve ulusal saygınlık
konularında çok çarpık görüşlere sahip spor askerleri
durumuna gelmişlerdir. Bugün, bütün dünyada,
uluslararası spor, uluslararası sorunların çözümünde
açık ya da gizli olarak kullanılan bir propaganda
silahı, milliyetçilik duygularını körükleyen yeni
psikolojik savaş yol ve yöntemlerini harekete geçiren
bir amaç olmuştur” (10, 203).
Spiro Agnew: “Spor toplumumuzu bir arada tutan
tutkaldır” (5, 30).
Görüldüğü gibi spor her ülkede ve her dönemde önemli
bulunmuştur. Ve içinde gerçekleştiği toplumun sosyal
yapısına ve siyasal yönetimine bağlı olarak
biçimlenmiştir.
KAYNAKLAR
|

