|
SPOR VE SPOR
KÜLTÜRÜNE
GENEL BAKIŞ
Günlük yaşantımızda sıkça duyduğumuz bir
kelime de spordur. Spor, spor haberleri, spor
sayfaları, spor saati, sporlar,sporcular ve
spor ile birlikte anılan daha birçok tanım ve
de kavram.Sporun tanımına ve önemine geçmeden
önce uygarlık tarihinde sporun yerini
değerlendirmeliyiz.Canlılığın temel belirtisi
bilindiği gibi hareket olmuştur.Ve yine
bilinir ki insan vücudunun eğitiminin önemli
bir parçası hareketle sağlanır.İşte, bu temel
mantıkla hareketin temeli beden eğitimi
tarihini oluşturmaktadır. Bu nedenlerden ötürü
yani hareketin insan yaşamı ile bu sıkı
ilişkisinden ötürü beden eğitimi ve sporu
değerlendirirken ilk insanlardan başlamak
doğru bir yaklaşımdır.
Evrimleşme sürecinin ardından insanlık
tarihinin başlangıcı ile birlikte spor değişik
formlarıyla insanın yaşantısına girmiştir.
Veya bu değerlendirmeyi o dönemdeki yaşam
formunun bazı şekilleri, daha sonradan spor
olgusunun doğuşuna neden olmuştur, diye de
yorumlayabiliriz.O ilk çağlarda insanoğlu
dönemin vahşi hayvanlarından korunabilmek için
saklanmak, kaçmak ve KOŞMAK
zorundaydı.Dolayısıyla tarihin ilk koşuları
insanoğlunun yaşamını kotarmak için
gerçekleştirdiği vahşi hayvanlardan kaçış
olarak nitelendirilebilir.
Yine o dönemlerde insanoğlu yaşamını devam
ettirebilmek için beslenmek zorundaydı ve
gerek taşlar, gerek mızraklar, gerekse oklarla
vahşi hayvanları öldürmek zorunda kaldı.
Bunlar da kuşkusuz tarihin ilk GÜLLE ATMA,
CİRİT ATMA ve OK ATMA etkinleriydi.
Dönemin gereği insanoğlu eşini seçmek veya
eşini korumak için diğer insanlarla dövüşmek
zorunda kaldı.Bunlar da tarihin ilk GÜREŞ ve
BOKS etkinleri adı ile adlandırabiliriz.
Daha sonraki dönemlerde uygarlığın gelişiminin
ardından insanoğlunda boş zamanları
değerlendirme kavramı yani rekreasyon adını
verdiğimiz kavram ortaya çıktı.O kavramın
ortaya çıkışı ile birlikte boş zamanı olan
kesim, doğal olarak geçinmek için çalışmak
zorunda olmayan veya ekonomik durumu çok iyi
olan kesimde spor yaşantılarının bir parçası
olarak rol almaya başladı. Kimisinde avlanma,
kimisinde evcilleştirilen hayvanlar atlarla
yarışma ve daha değişik şekiller.
Özellikle ülkemiz gibi az gelişmiş veya
gelişmekte olan ülkelerde spor önemli bir
dinamiği oluşturur. Ülkemiz insanının spor ile
olan ilişkisi genelde izleyici , taraftar
boyutundadır.Sporun insan sağlığı ve insan
gelişimi için ne oranda önemli olduğunun
bilincine ülkemizde varılmamıştır.Her şeyin
ötesinde bir çocuğun fiziksel ve mental(zihinsel)
gelişim sürecinde spor çok önemli bir etki
yapmaktadır. Spor onun sağlığına ve gelişimine
koyacağı önemli katkıların dışında, onun
kişiliğinin oluşumunda paylaşma, ekip
çalışması gibi günümüz dünyasında çok önemli
olan kavramlarla tanışmasına ve onları
benimsemesine yol açar. Burada sizlere
öncelikle spor olgusunun tanımından yola
çıkarak, spor kültürünün ne olduğunu,antik
olimpiyatları, modern olimpiyatları, sporun
toplumsal boyutlarını, insan sağlığı üzerine
olan olumlu ve olumsuz etkilerini, engelliler
için geliştirilen sporlardan söz edeceğiz.
Spor çok önemli bir olgudur. Ama ülkemiz
realitesinde bu önemli olgu çok basite
alınmaktadır. Bugün bu ülkedeki en büyük
futbol takımlarında hangi oyuncunun
oynatılması gerektiği, hangi sistemle
oynanması gerektiğini, bir mesleği ve işi
olmayan kahve köşelerinde zaman harcayan çok
sayıdaki insanımız o takımın teknik
direktöründen daha iyi bildiğine
inanmaktadır.Bu da spor gibi bilimin tüm
alanları ile içli dışlı olmuş bir bilim
dalının küçümsenmesine neden olmaktadır.Bugün
gelişmiş ülkelerin özel üniversitelerinde eğer
paranız yok ise sadece sanat ve spor bursları
ile eğitim alabilirsiniz.
Sizlere çok basit bir örnek vermek istiyorum.
Belirli bir zeka düzeyindeki insanların nerede
ise tümü belirli bir eğitimden sonra en saygın
mesleklerin sahibi olabilirler.
Ama belirli bir fiziksel yapıya sahip
insanların tümünün içinden, belirli bir
eğitimden sonra sporcu veya sanatçı olma
olasılığı çok ama çok düşüktür. çünkü, sporcu
ve sanatçı olabilmek için devreye herkesin
sahip olduğu fiziksel ve zihinsel özelliklerin
dışında yetenek adını verdiğimiz ve çok az
sayıda insanın sahip olduğu özellikler
gerekmektedir.
Bu nedenlerledir ki sanatçılar ve sporcular
özel insanlardır. Ve unutulmaması gereken
ülkelerin gelişmişliklerinde, bilim adamları
sayısı kadar sanatçı ve sporcu sayıları da
önemli yer tutar.
Spor kavramı karşımıza çeşitli tanımlarla
gelmektedir. Bu tanımlara şu şekilde
sıralayabiliriz:
“Bedenin dayanıklılığını, güçlülüğünü
artırmayı amaç alan ve genellikle oyun,
yarışma anlayışıyla yapılan bedensel
etkinliklerdir.”
“Bireysel ya da toplu oyunlar biçiminde, bazı
kurallara göre gerçekleştirilen ve genellikle
yarışmalara konu olan beden hareketleri
bütünü.”
“Ferdi ve kollektif oyunlar şeklinde yapılan,
genellikle yarışmaya yol açan, bazı kesin
kurallara göre uygulanan ve ani bir yarar
beklemeyen beden hareketlerinin tümü.”
“Spor yapan(sporcu) açısından kazanmaya dönük
teknik ve fizik bir çaba; izleyen açısından
yarışmaya dayalı estetik bir süreç; toplum
genelince oluşturulan bütün içinde de , yerine
göre o toplumun çelişki ve özelliklerini
olduğu gibi yansıtan bir ayna, yerine göre onu
yönlendirebilen etkili bir amaç, ama son
tahlilde, önemli bir toplumsal kurumdur.”
Bu ansiklopedik tanımların dışında tarih
boyunca beden eğitimi ve spor konusu
filozoflarında ilgi alanı içersinde olmuştur.
Özellikle Antik çağ daki spor konusunda, Grek
kökenli filozoflar Grek felsefesinin olgunluk
döneminde beden eğitimi ve spor ile ilgili
olarak şunları söylemişlerdir:
Aristotelese
göre jimnastik şudur:
“Hangi hareketlerin vücuda yararlı olduğunu,
doğanın insan vücuduna ölçülü olarak
bağışladığı niteliklere göre bunların
hangilerinin iyi ve uygun düşeceğini araştıran
bir bilimdir.”
Platon
ise jimnastik için şöyle demektedir:
“Her canlı varlık, içgüdüsü ile daima
sıçramak, zıplamak ister. Bunun kendine göre
bir ritmi vardır. Bundan da dans ve müzik
doğar. Genç yaratıklar vücutları ve sesleriyle
uslu durmazlar. Düzensiz bir şekilde sıçrayıp,
gürültü ederler. Fakat, insanlar adına ritim
denilen ve sesteki alçak ve yüksek perdelerin
uyuşumu bir ahenge sahiptir.”
Sokrates
ise jimnastik için şöyle der:
“Vücuda güzellik ve güç kazandırmak üzere
yerine getirilmesi gereken ahlaki bir
ödevdir.Bunun sorgulanması büyük ayıptır.”
Evet, bu filozoflardan önce yedi bilgeden biri
olan yasa koyucu
Solon
beden eğitimine verdiği önemi ve değeri şu
sözleri ile ifade etmektedir:
“Beden alıştırmalarını gençliğe sadece
yarışmaların hatırı için tavsiye etmiyoruz.
Onları sadece yarışmalara katılsınlar diye bu
işlere zorlamıyoruz. Gençler bu çalışmaların
sonunda kendileri ve vatanları için büyük
değer taşıyan erdemler kazanıyorlar.
Yaptıkları iş bütün iyi vatandaşların uğrunda
uğraştıkları bir ortak dava ile
ilgilidir.Gençler görünüşte çamdan,
meşeden,zeytinden veya defne dalından yapılan
fakat anlamında insanların bütün mutluluğunu
taşıyan çelenkler uğruna yarışıyorlar. Ben bu
ferdin ve toplumun ortak özgürlüğünü,
refahını, güvenini, şan ve şerefini bir kelime
ile tanrılardan dileyebileceğimiz en güzel
şeyleri kastediyorum. İşte, bütün bu güzel
şeyler, uğrunda mücadele edilen çelenklerin
örgülerinde saklıdır. Büyük yarışma bayramları
bunlara ulaşmaya olanak sağlar. Jimnastik
alıştırmaları ve yarışmalar vatandaşları bu
amaca götürmek için düşünülmüştür. Onların
ödülleri de aynı düşüncenin ürünüdür.
Yarışmalar büyük ve ortak toplum
davalarımızın, uğraşlarımızın küçük bir
örneği, çelenkler de uğrunda mücadele edilen
büyük manevi değerlerin birer sembolleridir.”
Evet, Antik çağ filozoflarının beden eğitimi
ve spor konusundaki yaklaşımları böyleydi.
Bilindiği gibi spor günümüzde müzik ile
birlikte tüm dünyada konuşulabilen evrensel
bir dil niteliğini taşır. Spor dinleri,
dilleri, ırkları, eğitim düzeyleri, sosyal
konumları ne olursa olsun aynı kurallar
içersinde, insanların bir araya gelip,
bireysel veya takım olarak yarışabildiği bir
ortam yaratır.
Spor gerek yarışma bazında, gerek rekreasyon
bazında, gerek sağlık bazında, gerek izleyici
bazında dünya kültürünün bir parçasıdır.
Spor bugün iletişim araçlarının
yaygınlaşmasının da ciddi oranda etkisiyle
birçok kişi tarafından doğrudan ya da dolaylı
olarak ilgi görmektedir.
Spor büyük bir toplumsal dinamiktir.çünkü,
spor giderek daha çok kişi tarafından doğrudan
ya da dolaylı olarak ilgi görmeye başlamış
daha organize hale gelmiş ve uluslar arası bir
saygınlık prestij gösterisi konumunu alarak
ulusları sevince ya da yasa sürüklemeye
başlamıştır. Spor günümüzde insanın toplumsal
yaşamına derinlemesine girmiş ve toplumsal
yapıya göre biçimlenmiş bir olgudur.
Kaynaklar:
1-ALPMAN,Cemal:
Eğitimin bütünlüğü içinde Beden Eğitimi ve
çağlar boyunca Gelişimi.GSB Yayını.AÜSBF
Yayını.1972.s.1-59
2-FİŞEK,Kurthan:
Spor Yönetimi.1983.s.34
3-GELİŞİM Hachette: Cilt10.s.3814
4-GROLIER International Americana Encylopedia:
Cilt 12. s.143
5-MEYDAN Larousse: Cilt 18.s.269
6-ÖZTÜRK, Füsun: Toplumsal boyutlarıyla spor.Bağırgan
Yayımevi.1998.s.5
7-ŞAHİN,Mehmet: Spor Ahlakı ve
Sorunları.Evrensel Basım Yayın. 1998.s.32-34 |