Rekreasyon ve Spor Çevresi
SPOR VE
REKREASYON
(MESİRE)
ÇEVRESİ
Doç. Dr. Çağatay GÜLER
Zakir ÇOBANOĞLU
Birinci Baskı
Ankara -1994
2
I. Basım : 3500 Adet -1994
ISBN 975-7572-35-7
Bu kitap, Sağlık Bakanlığı Teme! Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Sağlık Projesi
Genel Koordinatörlüğü işbirliği içerisinde yürütülen çevre sağlığı programı çerçevesinde
kullanılmak üzere yazılmış ve çoğaltılmıştır. Birinci basımın telif hakları Sağlık Projesi
Genel Koordinatörlüğüne aittir. Kaynak gösterilmeksizin yayınlarda kullanılamaz, alıntı
yapılamaz.
Basıldığı Yer: Aydoğdu Ofset• Tel: 0 (312) 310 79 79 • ANKARA
3
ÖNSÖZ
Ülkemizde gerek Sağlık Bakanlığı gerekse ilgili diğer kurumların üzerinde büyük
bir hassasiyetle durdukları ve son zamanlarda oldukça yoğun bir kamuoyunun oluştuğu
çevre sağlığı sorunları, birinci basamakta görev yapan sağlık görevlilerinin öncelikli
çalışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Diğer sağlık sorunlarına göre daha çok
işbirliği, daha fazla mevzuat bilgisi ve bilgilerdeki gelişmeleri daha yakın izlemeyi gerektiren
çevre sağlığı çalışmalarıda sağlık personelinin gözönünde tutması gereken en
önemli noktalar; sorunlara duyarlı olmak, bilgisini sürekli tazelemek ve ilgili sektörlerle
yakın işbirliği ortamları yaratmaya çalışmaktır.
Bakanlığımız, birinci basamak düzeyinde verilen koruyucu sağlık hizmetlerinde;
sağlık personelinin, sürekli eğitimi kapsamında bilgi ve beceri yönünden dünyadaki gelişmeleri
yakından izlemesi üzerinde hassasiyetle durmaktadır. Bunun için uygulamaya
konulan hizmetiçi eğitim programları kapsamında çevre sağlığı konusundaki eğitimlerin
başarıya ulaşmasının, ancak yazılı kaynakların da personele sunulması ile
gerçekleşebileceği bilinmektedir.
Eğitimlere ve uygulamalara temel oluşturması ve gereğinde bir başucu kitabı olarak
kullanılması amacıyla hazırlanan bu bir dizi yayının, ülkemiz çevre sağlığı sorunları
ile mücadele eden sağlık personelimiz için gerçekten yararlı olacağına inancımız
sonsuzdur.
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü
ile işbirliği içerisinde Birinci ve İkinci Sağlık Projeleri kapsamında yürütülmekte
olan “Çevre Sağlığı Programı” hizmetiçi eğitimleri için hazırlanmış olan bu yayınların
yakın bir gelecekte tüm sağlık çalışanları için vazgeçilmez birer kaynak
olacağı ve pek çok yarar sağlayacağı ümidini taşımaktayım.
Yoğun bir mesaiye ek olarak yürüttükleri sonu gelmez umut ve çalışma isteği ile
bu değerli ürünleri ortaya çıkaran yazarlarına tüm sağlık çalışanları adına teşekkür
ederim.
Dr. O. Niyazi ÇAKMAK
Sağlık Projesi Genel Koordinatörü
5
Sevgili Meslektaşlarımız,
Çevresel etkenler giderek halk sağlığında daha büyük önem kazanmaktadır. Bu
ağırlık bir yandan yeni çevresel etkenlerin etkili olmaya başlamasına bir yandan da
diğer halk sağlığı sorunlarının kontrol edilmeye başlamasına bağlıdır.
Kişinin kendi sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik uygulamalardan,
doğrudan sorumlu olmasının yanısıra çevre ile ilgili olumsuz davranışların başkalarının
sağlığını da tehlikeye düşürebilmesi, konunun önemli bir yasal düzenleme ve yaptırım
sorunu olarak da karşımıza çıkmasına yol açmaktadır.
İnsanın dışındaki herşey çevrenin öğesidir. Çevre kişi üzerindeki dış etkilerin bütünüdür.
Çevreyi önce doğal ve yapay çevre olarak İkiye ayırabiliriz.
Çevrede sağlığı doğrudan ya da dolaylı etkileyen önemli etkenler bulunmaktadır.
Çevre bir yaşamı sürdürme ve sağlama sistemidir. Su, yiyecek ve barınak bu sistemin
en önemli öğelerini oluşturur. Sağlık açısından baktığımızda çevre üç ana grupta incelenir:
Fizik, biyolojik ve sosyokültürel çevre.
Hastalık nedenleri ise bünyesel ve çevresel nedenler olmak üzere iki grupta incelenebilir:
Bünyesel nedenler; gen, hormon ve metabolik kaynaklı olabilir. Bazı bünyesel
nedenler bazı hastalıklara daha büyük oranda yakalanmaya yol açabilmektedir. Bunlar
insan iç ortamı ile ilişkili bir durumdur. İnsan dış çevrenin etkilerine genetik yapısı ile
cevap vermektedir.
Çevresel nedenlerin birincisi fiziksel nedenlerdir. Sıcaklık, soğuk, ışın, travma,
içme ve kullanma suyu, atıklar, konut sağlığı, iklim koşulları, hava ve su kirliliği, giyeceklerimiz,
kamuya açık yerler, sağlığa az ya da çok zarar verebilme olasılığı olan kuruluşlar,
mezarlıklar başlıca fiziksel çevre öğeleridir. Çevresel nedenlerin ikincisi kimyasal
nedenlerdir. Bunlar, zehirler, kanser oluşuna neden olan bazı etkenler örnek
olarak verilebilir. Temel madde eksiklikleri üçüncü neden olarak ele alınabilir. Bazı
maddeler vardır ki insanın sağlıklı olabilmesi ve yaşamsal olayların yürütülebilmesi
için dışarıdan alınmaları gerekir. İnsan ya da canlı bunu vücudundaki temel yapı taşlarından
sentez edemez. Buna temel maddeler denmektedir. (Vitaminler, esansiyel aminoasitler
veya yağ asitleri, mineraller gibi.) Çevredeki biyolojik etkenler ise mikroorganizmalar,
asalaklar, mantarlar ve diğer etkenlerden oluşmaktadır. Bunlar canlı
vücudunda hastalık yapabilirler. Çağdaş yaşamda sık rastlanan stres vb. durumların
dahil olduğu psikolojik etmenlerle, sosyokültürel ve ekonomik etmenleri de çevresel etkenler
arasında sayabiliriz.
Bu durumda çevre; hastalıklar için zemin hazırlayan, doğrudan hastalık nedeni
olabilen, bazı hastalıkların gidişini ve sonucunu etkileyen, bazı hastalıkların da yayılmasını
kolaylaştıran bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bütün çevre olumsuzluk6
ları her dört etkiye de neden olabilir. Hava, su, toprak kirlenmesi doğrudan hastalık nedeni
olabildiği gibi, bir kısım hastalıkların yayılımını kolaylaştırabilir ya da bir kısım
hastalığın gidişini etkileyebilir.
Fizik ve biyolojik çevre yakından ilişkilidir. Sözgelimi iklim canlıların yaşaması ve
çoğalmasıyla yakından ilişkilidir. Jeolojik ve coğrafik özellikler toplumlar arasındaki
bağlantıyı oluşturmaktadır ve hastalık etkenlerinin yayılımıyla da bağlantısı olabilir.
İnsanlarca oluşturulan yapay çevre koşulları insanlar ve insan toplulukları üzerinde
giderek çok daha önemli boyutlarda etkili olmaya başlamıştır. Uzay yolculukları
veya denizaltı bilimsel araştırma merkezlerinde olduğu gibi kimi zaman da bu yapay
çevre koşulan kişinin varlığını sürdürebilmesi için vazgeçilmez durumdadır.
Çevre sağlığı, bir çok meslek grubunun ekip hizmeti sunmasını gerektiren önemli
bir sağlık sorunudur. Bir çok sektörün işbirliği olmadan çevre sağlığı sorunlarının çözümü
mümkün olmaz. Toplumun ekonomik yapısı, ekonomik kalkınma çabaları ile bağlantılı
olup, kentleşme süreci ile de yakından ilişkilidir. Bunun sonucunda başlangıçta
alınacak koruyucu önlemler pahalı gibi görünürse de, sonradan bozulan çevrenin düzeltilmesiyle
ilgili çabaların maliyeti ve olumsuz sonuçları gözönüne alındığında daha
ucuz bir yöntemdir.
Çevre sağlığı, çevre fizyolojisi, uygulamalı fizyoloji gibi bilim dalları ile yakından
ilişkilidir. Uygulamalı fizyoloji ve çevre fizyolojisi çevredeki olumsuz etmenlerin insan
ve canlı fizyolojisi üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çevre sağlığı halk sağlığının da
önemli bir koludur. Sağlık elemanları, sağlık ve çevre mühendisleri çevre sağlığı konusunda
işbirliği yapmak zorundadır. Sağlık elemanları çevresel öğelerin sağlık üzerindeki
etkilerini belirleyerek çevre mühendislerine yol gösterirler.
Canlıyı olumsuz etkileyen maddeler genel olarak toksik maddeler olarak adlandırılmaktadır.
Zehir anlamına gelir. Toksikoloji günümüzde tek başına bir bilim dalı olarak
önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Klinik toksikoloji, adli toksikoloji gibi dalların
yanısıra giderek çevresel toksikoloji dalları da gelişmiştir. Toksikoloji bu açıdan
farmokoloji, patoloji, beslenme ve halk sağlığı dallarıyla yakından ilişkilidir. Toksik
maddelerin etkilerinin ilaç yan etkileri, orjinleri, etkileme süreci gibi özelliklerine dayanarak
yapılması mümkündür. Toksik maddeden etkilenmenin değerlendirilmesi, doz
cevap ilişkileri giderek büyük önem kazanan alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Uzun yıllar toplum hekimliği görüşünün hijyenden farklılığı vurgulandı. Bu vurgulama
çoğu genç hekimde hijyen kavramının yok sayıldığı gibi bir yanlış anlamaya yol
açtı. Oysa bu yaklaşımın amacı toplum hekimliği görüşünün hijyen kavramına göre
daha çağdaş bir yaklaşım olduğunu vurgulamaktı. 1800′lü yılların halk sağlığı yaklaşımının
temeli olan hijyenin yadsınması veya yok sayılması söz konusu değildi.
Çevre sağlığının konuları gözden geçirildiğinde çoğunun alınacak önlemlerle radikal
olarak ortadan kaldırılabilir özellik taşıması hekimlerde gelecekte çevre ile heki7
min doğrudan ilişkisinin kalmayacağı şeklinde yanlış bir kanı da uyandırdı. Bu yanlış
kanının dayandığı temeller yok değildi. Bir kanalizasyon sisteminin kurulması, buna
bağlı arıtım tesislerinin varlığı insan atıkları ile ilgili bir çok sorunun ortadan kalkmasını
sağlayabilirdi. Ancak günümüzde ortaya çıkan sorunlar hekimin çevre sağlığı konuları
arasında işlenen bazı temel sorunlarla doğrudan ilişkisinin kalmamasına karşın, çevre
sorununun önemli bir boyutunun doğrudan ilgisi olmak zorunda kalacağını gösterdi.
Günümüz kaynaklan bunu kısaca çevre hekimliği terimiyle tanımlamaktadır.
Öte yandan radikal önlemlerle ortadan kaldırılabilecek olan çevre sağlığı sorunlarında
da toplum bireylerine ve topluluklara yer, zaman ve kişi özelliklerine uygun, pratik
çözüm önerileri götürülmedikçe teknik danışmanlık hizmeti sağlanamadıkça ilerleme
sağlanması çok zordur. Kimi zaman tek bir beldenin bütün köyleri için geçerli bir
uygulama biçiminin sunulabilmesi bile zor olmaktadır. Oysa hızla gelişen teknolojiye
uyum sağlama çabası içerisindeki ülkemizde yapılan her düzenleme doğrudan ve dolaylı
olarak sağlık personeline önemli görevler yüklemektedir. Ülkemizde çevre sağlığı
ile ilgili mevzuatın sağlık personeline yüklediği görevler sanıldığından çok ağırdır.
Çevre hekimliği yaklaşımı esas alındığında hekim ve sağlık personelinin eğitiminde
görev alacak personelin eğitiminde tartışılması gereken konular oldukça kapsamlıdır.
Mevzuattaki görev ve yetki karmaşaları ortadan kaldırılamadığı sürece bu kapsam
doğrudan ve dolaylı olarak alanda çalışan personel tarafından dile getirilecektir. Kimi
sanayileşmiş illerde içerik istemi daha çok sanayi tesislerinin çevresel etki değerlendirmesi
ile bağlantılı olmaktadır.
Bütün bu noktalar esas alındığında kolay yenilenebilir, kısa ve birbirine bağımlı
olmadan ilgili bölümlerin sık sık gözden geçirebildiği bir kaynak kitapçıklar dizisinin yararlı
olacağı sonucuna varılmıştır. Yapılacak katkı ve önerilerle daha da gelişeceğine
inandığımız bu dizinin yararlı olmasını diliyoruz.
Doç.Dr. Çağatay GÜLER Zakir ÇOBANOĞLU
H.Ü. Tıp Fakültesi T.C. Sağlık Bakanlığı
Halk Sağlığı Anabilim Dalı Temel Sağlık Hizmetleri
Genel Müdürlüğü
9
İÇİNDEKİLER
PLAJ VE YÜZME HAVUZLARI …………………………………………………………………… 11
YASAL DÜZENLEMELER…………………………………………………………………………. 18
KAPLICA VE İÇMELER…………………………………………………………………………….. 26
SU SPORLARI GÜVENLİĞİ ………………………………………………………………………. 33
KAYNAKLAR …………………………………………………………………………………………… 40
11
1. PLAJ VE YÜZME HAVUZLARI
Plaj ve yüzme havuzları turistik etkinliklerin en önemli araçlarındandır. Plaj ve
yüzme havuzlarının güvenliği ve hijyeniyle ilgili sorunlar çözümlenmedikçe önemli
sağlık sorunları ve kazalar ortaya çıkacaktır. Sahil suyu kirliliği turizm sağlığı uygulamalarının
önemli ilgi alanlarından birisidir. Sahillerin kirliliğinde en önemli iki faktörden
birisi biyolojik kirlenmedir. Gelecekte sahil kirliliği nedeni olarak ön plana çıkacak olan
diğer faktör ise kimyasal kirlenmedir. Biyolojik patojenlerin deniz ürünlerinde
üreyebilmesi, kimyasal bir takım kirletici maddelerin ise canlıların vücutlarında birikme
özelliğine sahip olması nedeniyle sahil suyu kirliliği gıda sağlığı açısından da önem kazanmaktadır.
1.1. Plajlar
Plajların giderek yaygın bir kitlesel insan akımına uğramaları bir çok sağlık sorununu
da birlikte getirmektedir. Özellikle belirli aylarda kıyı kesimlerindeki kentler
nüfusunun on katını aşabilmektedir. Su kaynakları, tuvalet ve atık uzaklaştırılmasıyla
ilgili altyapının yetersiz duruma gelmesine neden olmaktadır. Yetersiz alt yapının da
katkısıyla sahil kirliliği daha büyük oranda olmaktadır. Plajların alt yapısında duşların,
tuvaletlerin önemli birer öğe olduğu başlangıçta düşünülmelidir.
Yasal olarak plajların sağlık açısından denetlenmesinden sağlık kuruluşları sorumludur.
Plaj sularına çöplük sızıntılarının, insan ve hayvan atıklarının ulaşmasını engellemek
zorundadır. Sanayi tesislerinin atık sularının karışması da önemli plaj ve sahil kirliliği
nedenleri arasındadır. Sarılık ve çocuk felci hastalıklarının etkenleri plaj sularında
kolayca üreyebilmektedir. Bu nedenle plajların sağlık açısından denetimi sistemli ve
sürekli olarak yapılması gereken denetimlerdendir.
Plaj olarak kullanılan göl, baraj, gölet, ırmak ve diğer akarsu kenarlarının da sistemli
olarak değerlendirilmesi zorunluluğu vardır.
Plaj Denetimi:
Plajların bakteriyolojik değerlendirmelerinde kullanılacak olan su örnekleri sabahları
saat beş ve akşamlan da saat 24′den sonra yapılmalıdır. Örneğin kıyıdan on
metre uzaklıkta, 100/250 metre aralıkla, örnek şişesinin uzunluğu kadar derinlikten
alınmalıdır. Plaj mevsiminde ayda en az iki örnek alınmalıdır.
Plaj kumlarının kolay kirlenebildiği unutulmamalıdır. Güneş ışınlarının antibakteri12
yel etkisi olmasına rağmen yeterli değildir. Plaj kumlarının yüzeysel akıntılarla, istenilmeyen
kirlilikteki sularla kirlenmesi önemli sağlık riskleri yaratabilmektedir. Bazı
bölgelerde yakındaki tesislerin sulu hela çukur sızıntıları plaj kumunun altına
yayılabilmektedir. Sızdırma sistemlerin plajlardan uzakta yapılması, sızan tuvalet
çukuru suyunun plajları kirletmemesi sağlanmalıdır. Leptospirozis gibi sıçan idrarı ile
bulaşan, hastalıkların yanısıra, evcil hayvan dışkısı ile bulaşabilen tüm paraziter hastalıklar
plaj kumlan aracılığı ile yayılabilir.
Kimi ülkelerde özel düzenek ve araçlarla plaj kumlarının dezenfeksiyonu
yapılabilmektedir. Ülkemizde plaj yoluyla bulaşan hastalıklarla ilgili herhangi bir epidemiyolojik
bilgimiz yoktur. Bu nedenle söz konusu dezenfeksiyon uygulamaları söz konusu
değildir. Plaj sularının kirliliği ile ilgili en önemli problemlerden birisi plajdan yararlanan
insanlarla ilgili alt yapılardır. Yakındaki lokanta vb. nin organik atıklarının
çevreye atılması, plaj bölgesinde veya çevresinde yapılan tuvaletlerin yetersiz teknolojisi
plaj sularının kirlenmesinde önemli etkenlerden birisi olabilir.
1.2. Yüzme Havuzları
Yüzme havuzları, düzenleme ve kullanma isteklerine göre değişik tipleri bulunmaktadır.
Havuza doldurulan suyun cinsine göre tatlı su, tuzlu su ve mineral sulu havuzlar
olarak farklılıklar gösterirler. Havuz suları, termal veya normal kaynaklardan,
dezenfekte edilmiş ve içilebilir nitelikte sudan veya tuzlu sudan oluşur. Yüzme, banyo,
spor ve tedavi edici banyolar olarak değişik amaçlarla da kullanılmaktadır.
Havuz sularından kaynaklanabilecek hastalıkların önlenmesi için suyun kalite ve
kirliliği kontrol altına alınmalıdır. Sudan veya havuza giren kişilerden kaynaklanan mikrobiyolojik
etkenler değişik tipte enfeksiyonlara neden olmaktadır. Göz, deri, kulak,
boğaz enfeksiyonlarının yanısıra, suyun yutulmasıyla enterik enfeksiyonlar da
oluşmaktadır. Eğer suyun kimyasal özellikleri uygun değilse ve dezenfekten olarak
kullanılan kimyasal maddeler yüksek konsantrasyonda iseler, oluşturdukları irritasyon
doğal vücut bariyerini bozarak, yüzeysel enfeksiyonlara olan hassasiyeti artırmaktadır.
Yüzme havuzlarının daha inşaat başlamadan, düzenleme ve kullanım havuzları
doğrultusunda sağlık teşkilatı tarafından kontrol edilmelidir.
Yüzme havuzları kapalı veya açık olabilir. Sadece sportif amaçlarla tasarlanan
havuzlara olimpik havuzlar adı verilmektedir. Havuzların büyüklüğünün maksimal kullanıcı
kapasitesi gözönüne alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Deniz kenarında
yapılacak havuzlarda maksimal sayının 40′ının havuzdan yararlanacağı düşünülerek
hesaplanır. Bu sayı kişi başına 4 metrekare ile çarpılarak gerekli havuz yüzeyi bulu13
nur. Denizden uzak bölgelerde kullanım kapasitesi maksimal sayının 50-60′ı olarak
kabul edilerek alan hesaplanır. Yetişkin bir insanın 1.25 metre derinlikte rahatça
yüzebileceği varsayılarak derinliği 1-2 metre arasında olmasına özen gösterilir. Olimpik
havuzların büyüklüğü kulvar sayısına göre belirlenir ve yönünün kuzey güney
doğrultusunda olmasına dikkat edilir. Çağdaş kent planlamasında 60.000 nüfus için bir
havuz hesaplanmaktadır.(2)
Açık yüzme havuzlarının yeterince güneş alan, endüstri tesislerinin dumanı
altında kalmayan, duman, serpinti ve gürültüden korunan yerlerde yapılması gerekir.
Havuzların kullanım süresi yıllık 100-120 gün üzerinden hesaplanır. İklim koşullarına
göre sürede değişiklik olacaktır. Kullanım süresinin 40-60 gününün kalabalık olduğu
varsayılır. Nüfus başına yıllık olarak 1 .5- 3 kez yüzme havuzuna gidildiği varsayılır.
Her ziyaretçi için 0.6 – 1 metrekarelik su yüzeyi hesaplanır. Bu nüfus başına 0.1 – 0.2
metrekare su yüzeyi kabul edilerek yüzme havuzunun açılmasını gerektirir. Nüfusun
5-8′i için vestiyer yapılması idealdir. (3)
Yüzme bilmeyenler için yapılan havuzun ayrı yapılması tercih edilir. Bileşik
yapılmasının önemli sakıncaları olabilir. Derinlik göstergesinin olmaması durumunda
atlama yapanların zarar görmesi olasıdır. Kolay kirlenir. Suyun günde dört kez temizlenmesi
gerekir. Havuzun yükü fazla ise buna göre temizlenme sayısının arttırılması
sağlanmalıdır. Derinlik 0.1-1.25 metre arasındadır. Derin olmayan tarafında merdiven
olmalıdır. Merdivenin kaymaması, iki yanında tutacak yerinin olması sağlanmalıdır.
Bunun yanında çırpınma havuzları vardır. Eğimi çok az olan bir rampa ile girilir ve derinliği
10 – 40 santimetre arasında olmalıdır.
Kapalı yüzme havuzlarının merkezi yerlerde ulaşımının ucuz ve kolay olduğu
yerlerde yapılması öngörülür. Pencere cephesi güneydir. (3) 30.000 – 80.000 nüfus
için bir kapalı yüzme havuzu önerilir. Nüfus başına yıllık kullanım sayısının orta ve
küçük kentlerde 3-5. büyük şehirlerde ise 1.5 – 2.5 kez olduğu kabul edilir. Havuzun
çıplak ayakla girilen koridorunun tuvaletlerden duşlara geçmesi, tek veya ortak
duşlarla zorunlu yıkanma ve ayak yıkama yerlerinin olması öngörülür. Havuzdan
çıktıktan sonraki dönüş yolu sıcak su sarfiyatına neden olmamak için doğrudan soyunma
yerlerine olacak biçimde ayarlanır. Gelişmiş ülkelerde bastığında su fışkırtarak
ayak temizliğini ve yıkanmasını sağlayan yürüme koridoru bulunmaktadır. 8 vestiyer
için bir duş önerilir. 40-50 erkek için bir tuvalet 2 pisuvar, 20-25 kadın için bir tuvalet
yapılmalıdır. Saatteki hava değişimi yüzme havuzunda 2-3, soyunma odasında 5 ve
duşlarda 8-10 kez olacak biçimde ayarlanır.
Yüzme havuzlarının suyunun daima dibi görülecek kadar berrak ve saydam
olması gerekir.
14
Havuzlarda kullanılacak sular berrak olacak 15 cm. çaplı siyah-beyaz disk (Secchi
diski), yüzme havuzunun en derin noktasına konulduğunda dışarıdan görülebilmeli
ve kesinlikle tortu bulunmamalıdır. Suyun sıcaklığı 27°C civarında tutulur.
Havuza girmeden önce herkesin yıkanması zorunlu olmalıdır. Havuza giren her
insanın havuza ortalama 50 ml idrar bıraktığı belirlenmiştir. Havuza giren herkesin 4
mg organik yük bıraktığı, 50 ml kadar su yuttuğu belirlenmiştir.
Yüzme havuzları gerek kamuya açık kuruluşlarda, gerekse özel konut alanlarında
yada turistik tesislerde daha yaygın olarak inşa edilmektedir. En önemli rekreasyon
araçlarından birisi durumundadır. Yüzme havuzlarının yapım aşamasında bir
çok temizleyici mekanizmanın gözönüne alınması gerekmektedir. Suların yenilenme
hızından, içerisinde yüzenlerin temizliğine kadar bir çok faktör havuz sularının kirlenmesinde
önemli faktörler arasında sayılabilmektedir.
Daha havuzun yapım aşamasında giriş çıkış, havuzdan ayrılma, girmeden önce
temizlenme, havuz suyunun temizlenmesi ve dezenfeksiyonu ile ilgili her türlü mekanizma
kurulmuş olmalıdır. Havuz çevresi kaymayı önleyen, tutucu madde ile
döşenmelidir.
İdeal yüzme havuzlarında tuvaletler, havuz ve soyunma odası iyi ilişkide
olmalıdır. Kontaminasyonu önleyecek bir altyapı gerekmektedir.
Yüzme havuzları ile tifo, paratifo, leptospirozis, dizanteri, göz, kulak, burun,
boğaz enfeksiyonları, deri hastalıkları, (mantar, uyuz, impetigo, granüloma, veneral
hastalıklar), poliomyelitis gibi hastalık etkenlerinin yüzme havuzu suyu ile
bulaşabileceği ileri sürülmektedir. Bu nedenle yüzme havuzu sularının iyi dezenfekte
edilmesi zorunludur.
Havuzdan yararlananların havuz sularının temizliğinin sürdürülmesinde katkı yapabilmeleri
gerekir. Bu amaçla eğitici açıklamalar gereğinde uyulması zorunlu kurallar
yararlı olabilir.
Yüzme havuzu suyunun pH değerinin nötr pH ya yakın olması gerekir. Asidik tarafa
kaymış olan pH değeri ileri derecede korozif özelliktedir. Aşırı bazik özellikteki
sular ise tortulaşmaya, dezenfektan etkinin azalmasına, cilt ve göz irritasyonuna
neden olmaktadır. Kullanılan klor maddesinin niteliğine göre havuz suyunun
içerisindeki bazik etki artar. Sözgelimi sodyum hipoklorit kullanılan havuzlarda sodyum
hidroksit açığa çıktığı için havuzun suyu bazik tarafa kayacaktır. Ortamın asitleştirilmesi
gerekir, (bir ölçek sıvı klor için yarım ölçek asit eklenir) Hipoklorit asiti dezenfektan
özellik taşımaktadır. Ancak güneş ışığının etkisi ile dezenfektan etkide
önemli boyutta azalma meydana gelir. pH değerinin ideal olarak 7.2-7.6 olması
önerilmektedir. Burada hipoklorit asit konsantrasyonu maksimum değerinde 70′tir.
15
Yüzme Havuzu Suyunun Dezenfeksiyonu:
Yüzme havuzu sularının sağlık kalitesi kontrolünde en önemli faktör, havuz kullanıldığı
zaman, yeterli bir dezenfektan konsantrasyonunun devam ettirilmesidir. Klor,
brom, iyot, klorlu siyanür tuzları ve ultraviyole lambaları dezenfeksiyon için kullanılmaktadır.
Klor ve brom yüzme havuzu sularında en çok kullanılan dezenfektan
maddelerdir. Klorlu siyanür tuzları, ozon ve ultraviyole ise daha az kullanılmaktadır ve
geniş ölçüde kabul görmemişlerdir. İyotun kullanımıda sınırlıdır.
Havuz suyu klorla dezenfekte ediliyorsa dezenfeksiyondan sonra içerisinde 0.4-
0.6 ppm bakiye klor kalmalıdır. Bu kişisel kullanım amaçlı, kullanıcı yükü az olan havuzlar
için önerilen değerdir. Ancak genel kullanıma açık olan havuz sularındaki bakiye
klor değerinin 1-1.5 ppm değerinde olması önerilmektedir.
Sıvı klor sağlanması kolay olduğu için çok kullanılmakla birlikte etkinliği bekleme
süresi içerisinde kaybolmaktadır. 12′den 3′e kadar düşmektedir. Daha öncede belirtildiği
gibi sodyum hidroksit oluşumuna neden olduğu için havuz suyunun pH dengesini
bozmaktadır. Asitle bazın nötralize edilmesi zorunluluğunu doğurmaktadır.
Pahalı olmasına rağmen tablet ve granül halindeki klor stabildir. Güneş
ışınlarından etkilenmez. Beklemekle aktivitesini yitirmez. Bunların birim zamanda
çözünme miktarını ayarlayan basit mekanizmaların da kurulması mümkündür. Böylece
havuzun su döngüsüne göre sürekli klorlama sağlanabilmektedir. Başlangıçta suyun
içerisindeki birtakım organik maddeler klorla bileşerek kloraminleri yaparlar. Ter, idrar
bileşiminde bulunan üre vb. gibi maddelerle oluşan bu bağlı klor bileşikleri istenmeyen
kokuların oluşumuna neden olmaktadır. Bağlanan klordan sonra serbest olarak suda
bulunan klor asıl dezenfektan etkiden sorumludur. İkisinin toplamı suya verilmesi gereken
toplam klor miktarını vermektedir. Kent suyu klorlamasında da aşağı yukarı aynı
mekanizma esas alınır. Normal klorlama dozunun 5-10 katı klorlama ile oluşan kloraminlerin
gaz haline getirilip uçması sağlanır. Bu uygulama kullanıcı yükü küçük olan
havuzlarda ayda bir diğer tip yüzme havuzlarında ise 15 günde bir yapılması gereken
bir uygulamadır. Bu klorlama uygulamasından sonra havuz suyundaki klor değerinin
istenilen seviyeye indiğinden emin olunmadan havuzdan yararlanılmamalıdır. 3 ppm’in
üzerindeki klor değeri ciltte tahriş edici etki yapar.
Suyun döngüsünü sağlayan pompa sisteminde pompa hızına uygun hızda
süzme yapan filtrasyon sistemleri bulunmalıdır. Çok küçük partiküller için flokülasyon
uygulanmalıdır. Şap ve bazı diğer alüminyum bileşiklerinde olduğu gibi bu maddeler
suda erir ve ardından topaklar oluşturarak kümeleşir ve bunlar suyun içerisindeki
küçük parçacıkları tutarlar. Böylece bu maddeler filtrede tutulabilecek boyuta gelirler.
Havuz suları genellikle motopompla yapılmaktadır ve her seferinde havuz suyu16
nun %10 oranında yenilenmesi sağlanmaktadır. Havuz suyunun içerisinde yosun
üremesi özel dezenfeksiyon yöntemleri ile sağlanmaktadır.
Yüzme havuzu suyunun içerisine tuvalet ayaklarının ve yüzeyel akıntı sularının
karışması engellenmelidir.
Zaman zaman dipte çökelen saç, deri, toz vb. gibi birikintiler kolayca alınabilmeli
ve temizlenebilmelidir. Gereğinde suyun içerisindeki sayılı parçacıkların çökeltilmesini
sağlayacak uygulamalara da başvurulabilmelidir. Su savurganlığının önlenilmesi
amacıyla havuz suyu döngüsünün yavaşlatılması önemli sağlık sorunlarına neden olabilir.
Havuz sularının düzenli olarak alınan bakteriyolojik örneklerle denetimi gerekmektedir.
Yüzme havuzundan alınan konjunktivit, mantar enfeksiyonu gibi olguların sayıca
artması halinde havuzun hijyenik koşullarının bütünüyle gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Yüzme havuzlarında kişilerin duş tuvalet sayısı yararlananların sayısıyla orantılı
olmak zorundadır.
Yüzme havuzlarına sonradan yapılacak eklentiler ve müdahaleler çok iyi
düşünülmeli, mutlaka konuda uzman mimar ve mühendislere danışılmalıdır. Yapılacak
müdahaleler standardı bozarak önemli tehlikeler yaratabilirler. Havuz suyunun renklendirilmesi
farkına varılmayan boğulmaların nedeni olabilir. Yüzme havuzunun dibi
görülmelidir. Daima derinlik göstergesi olmalıdır. Atlama bölümü yapılacaksa standartlara
aynen uyulmalıdır.
Yüzme Havuzu Sularının Bakteriyolojik Özellikleri
Banyo suları, eğer suyun bakteriyolojik kalitesi uygun değil ise, değişik tiplerde
barsak, üst solunum yolu, üriner, kulak ve deri enfeksiyonlarına neden olmaktadır.
Ayrıca, mantar ve parazit infeksiyonları da görülmektedir. Suyun bakteriyolojik kalitesi,
dezenfeksiyonunun etkisine ve havuza giren kişi sayısına bağlı olarak değişkenlik
göstermektedir.
Suda protozer, kurustacealar ve alglar bulunmayacak, bakteriyolojik analizlerde
50 cm3 ‘de 1 ‘den 100 cm3 ‘de 2,2 ‘den fazla koliform bakteri bulunmayacaktır.
Havuz Suyunda Analiz Sıklığı
Havuz suyunun en az haftada bir defa olmak üzere bakteriyolojik analizi
yapılacaktır. Bunun içinde havuzun en kalabalık olduğu zamanlarda her iki ucundan
usulüne uygun numune alınır ve en yakın laboratuvara gönderilir.
17
Diğer Nitelikler
Bütün yüzme havuzlarında, sirkülasyon sistemlerinin de en az bir pompa veya
pompalar, filtre ve filtreler, su sağlık şartları ve dezenfeksiyonu ile ilgili ekipmanların
olması gerekliliği şeklindedir.
Yüzme havuz suları;
Halka açık yüzme havuzlarında 24 saatte 4 defa,
Halka yarı açık yüzme havuzlarında 24 saatte 3 defa sirküle olmalıdır. Ayrıca
yüzme havuzlarında filtrasyon, sirkülasyon ve klorlama sistemlerinin birlikte olması gerekmektedir.
Havuz sularının bakteriyolojik, kimyasal ve fiziksel özellikleri, Sağlık Bakanlığı’nın
389 nolu “Gıda Maddeleri ve Sulardan Numune Alma Rehberi” adlı yayınında belirlenmiştir.
Ancak söz konusu rehberde belirlenen özellikler yeterli olmayıp, WHO’nun
önerileri doğrultusunda yeni düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
WHO’nun önerilerine göre havuz sularında bakteriyolojik yönden incelenmesi gereken
parametreler şunlardır:
1. Koliform bakterileri,
2. Staphylacoccus faureus).
3. Saprofit bakteriler.
4. Enterekok (Fekal streptekok)
5. Psedumonas aeroginosa
Eğer havuz sularında bakteri kontaminasyonunda müsaade edilebilir sınırların
üstünde bir sonuç elde edilirse, tekrar 300 ml. miktarında su numunesi alınarak fekal
kirliliği belirleyecek şekilde, özellikle E. coli yönünden incelenmelidir.
Yüzme havuz sularında WHO’nun kabul ettiği limitler aşağıda olduğu gibidir.
1. Koliform grubundan bakterilerin sayısı: Litrede 10′u aşmayacak,
2. Stafilakok sayısı: Litrede 20′yi aşmayacak,
3. Saprofit bakterilerin sayısı: ml’de 100′u aşmayacak.
Tatlı su ile doldurulmuş havuz sularında koliform bakterilerinin sayısı litrede 10′u
aşmayacaktır.
Deniz suyu ile doldurulmuş havuz sularında koliform bakterilerinin sayısı litrede
100′ün altında, enterekok ise 50′nin altında olmalıdır.
Ayrıca havuz sularında patojen bakteriler bulunmamalıdır.
18
2.2. YASAL DÜZENLEMELER
Yüzme havuzlarının denetimi ile ilgili yeterli sayıda mevzuat bulunmamaktadır.
1947 tarihinde Sağlık Bakanlığı’nca yayınlanan “Yüzme Havuzlarının Tâbi Olacağı
Esas ve Şartlara Ait Talimat” (Ek :1) ve 14.10.1993 gün ve 21728 sayılı Resmi Gazete’de
Turi2m Bakanlığınca yayınlanan “Turizm Yatırım ve İşletmeleri Nitelikleri
Yönetmeliği sorunun çözümüne katkıda bulunmaktadır. Aslında 1947 tarihli talimat
diğer yönetmelikten daha kapsamlı ve işin sağlık boyutuna ağırlık veren bir talimattır.
Denetim, Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile 181 sayılı Sağlık Bakanlığı’nın Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamedeki genel hükümlerden hareketle
sağlık açısından yapılmaktadır.
Turizm Bakanlığı’nca yapılan denetim İse Yüzme Havuzlarının tesis içindeki fiziki
nitelikleri ve turistik özellikleri ile ilgilidir.
19
Ek:1
T.C.
SAĞLIK VE SOSYAL YARDIM BAKANLIĞI
SAĞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
YÜZME HAVUZLARININ TABİ OLACAĞI ESAS VE ŞARTLARA AİT TALİMAT
Madde -1:
a) Yüzme havuzlarıyla, buna bağlı olan soyunma yerleri, helalar, duşlar, giriş ve
çıkış yollan, dolaşma yeri, seyirci yerleri, yüzme havuzunun işletilmesi, ilk yardım ve
sıhhî imdat teşkilleri bu talimatta yazılı esaslara göre inşa edilecek ve halen mevcut
havuzlar da buna göre tamamlanacak veya ıslah olunacaktır.
b) Yüzme havuzlarının, umumi sağlığı tehdit edeceği herhangi bir mahzur
taşımasına müsaade edilmeyeceği gibi, alelumum spor alanlarının sıhhi şartlarını da
haiz olması lâzımdır. Bilhassa sarı ve intani hastalıklarla bir çok göz, kulak, burun ve
deri hastalıklarının doğrudan doğruya bulaşmasına sebep olabilecek yüzme havuz
larının daha sıkı bir murakebe ve kontrol altına alınması mecburidir.
c) Yüzme havuzları projeleri, bu talimat hükümlerine göre hazırlanacak, tetkik ve
tasdik olunmak üzere Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına gönderilecektir.
d) Bu talimatta yazılı şartlar kapalı ve açık bütün yüzme havuzlarına şamildir. Te
davi maksadıyla yapılmış olan bina dahilindeki sıcak su havuzları bunun dışındadır.
e) İşletme esnasında yapılacak kontrollerle, havuzların bu talimata uygun hareket
etmeleri mahalli belediyelerce temin edilecektir.
Madde – 2: Yüzme Havuzlarının Ölçüsü
Havuza verilecek azami su miktarına göre
a) Uzunluk; yüzme müsabakaları yapılacaksa havuzun boyu 25, 33, 30 ve 50
metre gibi yüzün tam bir bölümüne müsavi olacaktır.
b) Genişlik Boyun 1/2 veya 1/3′ü kadar olacaktır {bilhassa genişliğin yüzme
müsabakalarında önemi olduğundan her yüzücü için 1,5 metre genişlik kabul edilmeli
dir.)
c) Derinlik: En az derinlik 0.90 -1,5 metre olacaktır. Manken kurtarma ekzersizleri
için bu derinlik 2,5 metre, 3 metre yüksekliğe atlamalar için 3 – 3,5 metre ve daha
yüksek atlamalar için ise derinlik atlama irtifakına göre artırılır.
20
d) Hacim: Havuza verilebilecek suyun miktarı (yani saniyede litre olarak miktarı)
na bağlıdır. Buna göre yüzme havuzunun hacmi, gelen suyun 6-12 saatte tamamen
havuzu doldurabileceği kadar olacaktır.
e) Yüz ölçüsü: En kalabalık zamanda havuz içinde ve kenarında bulunacak kim
selerin hepsi birden hesaba katılmak suretiyle insan başına en az iki metre kare su
sathi edilecektir.
f) Su miktarı: Yüzme havuzlarının suyu daimi akımlı olarak bir taraftan girip mu
kabil taraftan çıkacak şekilde verilecektir.
Verilecek suyun miktarı {yani havuz suyunun devri) içinde bulunan yüzücü adedine
göre tayin edilir.
Havuza verilecek su miktarını tesbit etmek için yüzücü başına saatte 1,5 m ve 3
m su verilmesi esas olmalıdır. Suda klor veya buna benzer dezenfektan maddeler emniyet
dozu teşkil edecek miktarda (serbest klor için 0,2 mg/L bulunuyorsa havuzdaki
yüzücü başına saatte 0.5 m3 su verilmesi gerekir. Ancak suyun verilmesinde kullanılacak
ölçü ne olursa olsun kontrol miyarı, herhangi bir anda havuzdan çıkmak
üzere olan suyun bakteriyolojik vasfıdır.
Madde – 3: Havuzun Yapılışına Ait Diğer Şartlar
a) Kenar duvarları: Şakuli olacaktır.
b) Köşeleri keskin olmayıp kavislendirilmiş hale getirilmiş olacaktır.
c) Taban: Meyli %7′den fazla olmayacak 1,5 metreden sığ yerlerde ani düşüşler
(sekiler, basamaklar) bulunmayacak meyli boşaltma ağzına doğru yani akıntılı ola
caktır.
d) Taban ve duvarlar açık renkli veya kolay temizlenir şekilde yapılmış olacak. Su
nüfuz etmeyecek, kaypak olmayacak.
e) Havuzun derinliği, yan duvarları üzerinde (bilhassa 1,5 metreden daha derin
yerlerde) işaretlenmiş olmalıdır.
Madde – 4: Suyun Giriş Ağzı:
Havuzun eni üzerinde bulunur. Genişliği 6 metreye kadar olan havuzlarda giriş
ağzı tek olacak ve bundan geniş havuzlarda ise her 6 metre için ikinci bir ağız bulunacaktır.
Bu ağızdan havuza giren suyun akış istikameti çıkış ağzına lağım olacak ve bu
suretle suyun kolayca değişmesi temin edilecektir.
Giriş ağzı tabanın 20-25 santim üzerinde bulunacak, yani su zemine yakın bir
yerden girecektir.
21
Madde – 5: Suyun Çıkış Ağzı:
Giriş ağzının karşısında su sathına 20 santim yakında bulunacak ve ayrıca
havuz suyunu 4 saatte tamamen boşaltabilecek kabiliyette dip savakları olacaktır. Dip
savakları ve çıkış ağızları ıskaralı olacak.
Iskara sathi bağlı bulunduğu boru maktaının en az 10 misli olacaktır. Tıkanma
neticesinde lâğım sularının geriye teperek yüzme havuzuna girmesine mâni olmak için
çıkışlar doğrudan doğruya lâğım mecralarına bağlanmayacaktır.
Madde – 6: Taşma Oluğu:
Havuzun etrafında ve bütün çevresi boyunca âzami su seviyesinde bir taşma
olduğu bulunacaktır. Bu oluğun tabanında her 3 metrede bir mecra ağızlan
yapılacaktır. Bu oluklar duvarın içinde veya biraz çıkıntılı yapılabilir.
Madde – 7: Merdivenler ve Atlama Kulesi:
a) Havuza girip çıkmak için en az karşılıklı iki kenarda merdivenler bulunacak ve
bu merdivenlerin iki yanı tutunaklı olacak, basamaklar kaypak olmayacaktır.
b) Atlama kulesi ise çok sağlam yapılacak, sarsıntılı olmayacaktır. Yukarıda 2 nci
maddede yazılı olduğu üzere kulenin yüksekliği ile havuzun atlama derinliği arasındaki
nisbet daima ehemmiyetle göz önünde tutulacaktır.
Madde – 8: Gezinti Yeri:
Havuzun çevresinde yeter genişlikte, kolay temizlenir, kaypaklık yapmaz ve hafif
(%2) meyli olan bir gezinti veya dolaşma yeri yapılacaktır. Havuzun kenarında
yapılacak 10 santim yüksekliğinde bir bordür ile gezinti yerinin su veya diğer pisliklerinin
havuza karışması önlenecektir. Gezinti yerinin çevresi tel veya parmaklıkla tahdit
edilecek, yalnız havuza geçit yerleri açık bırakılacaktır.
Madde – 9: Soyunma Yerleri:
a) )Erkek ve kadınlar için ayrı ayrı bulunacaktır.
b) En kalabalık zamanda ihtiyacı karşılayacak kadar geniş olacak ve izdihama
sebebiyet vermeyecektir.
c) En kalabalık zaman göz önünde tutularak lüzumu kadar sağlam ve kolay te
mizlenir elbise dolabı bulunacak.
d) Soyunma yerlerinin zemini açık renkli, çatlaksız, kolay temizlenir, yıkanır ve
%2 meyilli olacaktır. Kaypak olmayacaktır.
22
e) Soyunma yerleri kapalı ise kolay havalandırılabilir tertibatı haiz olacak ve her
zaman su verilebilecek hortumlu muslukları bulunacaktır.
Madde -10: Duş Yerleri ve Geçit Çukuru:
a) En kalabalık zaman göz önünde bulundurularak en az 30 kişiye bir duş kurula
caktır.
b) Kadın ve erkek duş yerleri ayrılmış olacaktır.
c) Duş suyunun sıcaklığı ayarlanabilecek şekilde olacak ve her şahıs için en az
15 litre su verilecektir.
d) Havuza girecek yüzücülerin mecburi olarak duş altından geçmelerini temin
edecek şekilde bir geçit yeri yapılacaktır. Bunun için duşlar havuza girilecek yollar
üzerine konulacaktır.
e) Bu geçit yolunda 2 metre uzunluğunda, geçit yeri genişliğinde ve 10-12 santim
derinliğinde ve içerisi dezenfektan bir mayi ile doldurulmuş bir geçit çukuru buluna
caktır.
(Bundan maksat yüzücülerin parmak aralıkları ve ayaklarının dezenfekte edilmesi
ve havuzun herhangi bir enfeksiyondan korunmasıdır.)
Yüzme havuzuna yukarıda yazılı geçit yerlerinden başka bir yol olmayacaktır.
Madde-11: Helalar:
a) Helaların yeri soyunma yerine yakın olacak ve mutlaka duş mahallerinden
daha evvel uğranacak bir yerde bulunacaktır.
b) Helalar sıhhî bütün şartları haiz olacak (zemin ve duvarların kolayca dezenfek
te edilebilmesi, rezervuarları bulunması vs. gibi.)
c) Kadınlar kısmında en az kırk kadına bir ve erkekler kısmında da altmış erkeğe
bir hela ve bir İdrarlık düşecektir.
d) Ayrıca seyirci yerlerinde de ihtiyacı karşılayacak kadar hela, lavabo ve idrarlık
yapılmış olacaktır.
e) Hela ve lavabolarda bol ve temiz su bulundurulacaktır.
Madde -12: Seyirci Yerleri:
a) Seyircilerin havuz kısmına girmeleri tamamen yasak edilecektir. Bunun için se
yirci yerleri ile havuz kısmı gezinti yerinde yazılı olduğu üzere tecrit edilmiş olacaktır.
b) Seyirci kısmının antresi ve yolları tamamen ayrı bulunacaktır.
23
Madde -13: Yüzme Havuzuna Verilecek Suyun Kalitesi:
a) Fiziki ve bakteriyolojik vasıfları itibariyle havuza verilecek su içme suyu
evsafında olacaktır, (berrak, renksiz, kokusuz, tortusuz ve bakteriyolojik bakımdan
temiz olacaktır ve göz, kulak, burun ve deriyi tahriş etmeyecek…)
b) Sıcaklığı 27°C dereceyi geçmeyecektir. Havanın sıcaklığı ile suyun sıcaklığı
arasında fazla fark olmayacaktır.
c) Havuz suyunun litresinde azami 40ıdan fazla koli basili bulunmayacaktır. Bu
durum zaman zaman yaptırılacak bakteriyolojik muayenelerle kontrol edilecektir.
d) Havuzdan çıkan sular tasfiye edilerek tekrar havuza verilecekse, litrede daima
0,2-0.5 miligram serbest klor bulundurulacaktır. (Serbest klor miktarı litrede hiç bir
zaman 0.5 miligramı geçmeyecektir.)
e) Bundan evvelki (d) fıkrasında yazılı tasfiye işinin projesi bir mütehassıs
tarafından hazırlanacak ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın tetkik ve tasvibine
arzolunacaktır. Bunlar temin edildikten sonra tasfiye işinin mesul ve bilgili bir kimse
tarafından idaresi lazımdır.
f) Yüzme havuzuna bol su verilebilecek durumda olan yerlerde tasfiye usulü
kabul edilmez.
Madde – 14: Bina Dahilinde Yapılacak Yüzme
Havuzlarının Işık ve Havalandırılması:
a) Geceleri bol ışık temin edilecek, ayrıca havuzun içi de gizli elektrik lambalarıyla
aydınlatılacaktır. Soyunma ve giyinme yerlerinin de kâfi derecede
aydınlatılması mecburidir.
b) Bina dahilindeki havuzların kolaylıkla ve bol miktarda havalandırılması temin
edilecektir.
c) Bu gibi havuzlar (soyunma ve giyinme yerleri dahil) kışın teshin edilecektir.
d) Kışın yüzme havuzu ile soyunma yerlerinin sıcaklığı düşürmemek üzere fenni
bir şekilde devamlı olarak havalandırılacak tertibatı haiz olacaktır.
Madde -15: Yüzme Havuzunun İşletilmesine Ait Şartlar:
Yüzme havuzlarının yalnız iyi inşa edilmesi ve yeter miktarda su temin edilmesi
kâfi değildir; sıhhî şartlara ve emniyet tedbirlerine uyularak işletilmesi lâzımdır.
a) Havuza girip çıkan suyun ayarlanmasından, umumi temizliğinden, sorumlu,
işten anlar bir memur yüzme saatlerinde devamlı olarak iş başında bulunacaktır.
24
b) İp, yüzer duba, simit ve sair gibi can kurtarmağa mahsus malzeme ile ilk sıhhî
yardıma hazır vaziyette bulunacaktır.
c) Yüzücülerin temiz ve sade mayolarla havuza girmeleri sağlanacak, kedi,
köpek ve sair hayvanların havuz ve soyunma kısmına götürülmesine mâni olunacaktır.
İdare tarafından verilen mayolar her defasında sıcak su ve sabunla yıkanacaktır.
d) Bütün yüzücüler havuza girmeden evvel duş almak ve ayak banyosu havuzu
nun içinden geçmek mecburiyetindedirler. Vücudunda yara, şüpheli bereler, sargı
veya görünür kir bulunanlar yahut sair hastalığı olduğu belli olanlar havuza sokulma
yacaktır. Hiç kimse ayakkabı ile havuz kısmına giremez. Havuz kısmına yiyecek ve
içecek getirmek yasaktır.
e) Herhangi bir sebeple havuz kısmından dışarı çıkanlar tekrar bu kısma girme
den evvel ayak banyosundan geçmek zorundadırlar.
f) Yüzücülerin duşdan evvel helaya girmeleri muvafıktır. Duştan sonra helaya gi
renler tekrar duş almak mecburiyetindedirler.
g) Havuz suyuna işemek, tükürmek, sümkürmek veya pislik atmak ve herhangi
bir şekilde uygunsuz hareket etmek yasaktır. İhtara rağmen uygunsuzluk edenler
dışarıya çıkarılır.
h) Bütün tesis dahilinde riayet edilecek nizam ve kayıtlar göze kolayca çarpan
afişler halinde münasip yerlere konacaktır.
i) Havuzun suyu haftada bir defa (tercihan pazarı müteakip) boşaltılarak umumi
bir temizlik yapılacaktır. Duvar ve taban yüzleri görünür bir kir kalmayacak şekilde
iyice ovulacak ve fırçalanarak temizlenecek, pis sular tamamıyla aktıktan sonra havuz
yeniden temiz su ile doldurulacaktır.
j) Soyunma yerleri, helalar duş yerleri, dolaşma yeri ve saire daima temiz tutulacak
ve her akşam kapanma saatinden sonra bol su ite temizlik yapılacaktır. Hafta
başında dolaplara, soyunma yerlerine ilâç püskürtülerek burada bulunması melhuz
haşereler itlaf edilecektir. Kapalı kısımlar sık sık havalandırılacaktır.
k) Kumluk varsa bu kısım havuzdan tamamiyle hariç olacak ve kumda yatanlar
havuza girebilmek için duş yapmak ve ayak banyosundan geçmek mecburiyetinde
olacaklardır.
Madde -16: Çocuk Havuzları:
Hiç bir yerinde su derinliği 0.80 metreden fazla olmayan havuzlar çocuk havuzu
karakterini taşır. Yüzme havuzlarında sözü geçen yıkanma, soyunma yerleri, helalar,
ayak banyoları ve işletme hususunda konan kayıtlar aynen bu havuzlarda da caridir.
Bunlardan başka:
a) Çocuk havuzlarında çıkan sular pis su mecralarına verilecek, bu sulardan tas25
fiye edilerek dahi tekrardan istifade edilmeyecektir.
b) Bu havuzlar asgari günde bir defa boşaltılarak temizlenecek ve ertesi günü
açılma saatinden biraz evvel doldurulacaktır.
c) 10 yaşından büyük çocukların bu havuzlara girmemeleri daha uygundur.
d) Çocuk havuzları büyüklere mahsus yüzme havuzundan tamamiyle ayrılmış
olacaktır.
26
3. KAPLICA VE İÇMELER
3.1. Tanımlar
Şifalı Su: 1. Tedavi değerini haiz olduğu denemelerle ispat edilmiş bulunan
doğal sulara denir.
2. Bir yerde doğaya bağlı ve özel hassaları dolayısıyla doğal bileşiminde herhangi
bir değişiklik yapılmadan bilimsel olarak tedavi edici olan veya tedavi etmesi beklenen
hidromineral kaynaklardır.
3.2. Kaplıca Türleri
Kaplıca ve maden suları, yeryüzüne çıkış şekillerine göre adi kaynaklara benzer
biçimde sınıflandırılabilir.
Bu sınıflandırmada:
1. Fissür çatlak kaplıcaları: Kayaçların fissür ve çatlaklarından çıkanlar;
2. Fay kaplıcaları: Faylar boyunca çıkanlar;
3. Değme (kontakt) bölgesi kaplıcaları: Farklı litolojideki kayaçların değme yerle
rinden çıkan sıcak sular;
4. Kıvrım kaplıcaları: Kıvnmlardaki geçirimli tabakaların içinden geçip çıkan
kaplıcalar;
5. Alüvyon kaplıcaları: Alüvyoner örtü tabakaları içinde görülen, alttan ya da yan
lardan gelen sıcak sularla beslenen sıcak su kaplıcaları,
3.3.Kaplıca Sularının Fizikokimyasal Özellikleri
Kaplıca sularının en önemli özellikleri:
1. İçerlerinde erimiş tuzların,
2. Gaz ve buharların bulunması,
3. Sıcaklıkları,
4. Radyoaktif olması,
5. Suda erimeyen maddeleri kapsamalarıdır.
Yerkabuğu içinde yüksek basınç ve sıcaklık altında bulunan bu sular yeryüzüne
doğru yükselirken basınç ve sıcaklıkları azalır, dolayısıyle içlerinde erimiş maddeler
çökelmeye başlar, yer yüzüne çıkınca da gazlar uçar, sıcaklıkları daha da düşer ve
içerilerinde fazla miktarda erimiş halde bulunan madde artıkları çökelir. Karakteristik
şekilde oluşan travertenler, albatırlar, gayzerler (silisli çökeltiler), demir ve kükürt oksitli
çökeltiler bunlara örnektir.
27
3.4. Kaplıcaların Sınıflandırılması
Yer altından çıkan suları ve bunlar arasında ayrı bir önemi olan kaplıca sularını
çeşitli şekillerde sınıflandırmak mümkündür.
Genel olarak yeraltından çıkan sular:
1. Sıcaklıklarına,
2. Çıkış bölgelerine,
3. Çıkış yerlerinin jeolojisine,
4. Kimyasal bileşimlerine,
5. Biyolojik ve tıbbi özelliklerine ve radyoaktivitelerine göre sınıflandırılabilir. Bu
sınıflandırmalar, suların jeolojik oluşumları ya da iyileştirici yönleri düşünülerek
yapılmıştır.
3.5. STANDARTLAR
A. Şifalı Suyun Özelliği: Bir suyun şifalı olduğunun kabul edilebilmesi için
aşağıdaki üç özellikten en az birinin bulunması gerekmektedir.
1. Litrede bir gramın üstünde mineralizasyon bulunmalı,
2. Eşik değerin üstünde H2S, CO2 veya Radon gibi gazların bulunması,
3. Suyun sıcaklığının 20°C nin üstünde olması,
B. Kaplıcaların İhtiva Etmeleri Gereken Asgari Tesisler
1. Umumi Havuzlar (Genel Kür Havuzları)
2. Özel Banyolar
3. Basınçlı duşlar
4. Fizik Tedavi Bölümü
5. Masaj Bölümü
6. Beden Eğitimi Salonu
C. İçmelerin İhtiva Etmeleri Gereken Asgari Tesisat ve Malzemeler
1. Hasta sayısına uygun çeşmeler
2. İçme için yeter miktarda ve standart ölçüde bardaklar
3. Hasta sayısına uygun helalar
28
4. İçme hekiminin tavsiye ettiği miktar ve kullanım şeklini bildirir fişler
5. Hastalara verilen bardakların tekniğine uygun temizlenmesi için gerekli tesisat
3.6. Kaplıca Ve İçmelerle İlgili Yasal Düzenlemeler
3.6.1. Görevin İçeriği:
Görevin içeriği şifalı özelliklerinden halkın yararlanması için Sağlık Bakanlığı’nca
işletme belgesi verilmiş kaplıca ve içmelerin her türlü sağlık koşullarını haiz bulunmalarını
sağlamak; veya kaplıca, içme suyu, çamur gibi maddeler veya solunum yolu ile
veya mekanik ve elektrikli araçlarla masaj ve beden eğitimi gibi yöntemlerle, insan
sağlığını koruma ve tedavi amacı taşıyan uygulamalardan birinin veya bir kaçının
yapıldığı konaklama tesisleriyle ilişkili sağlık tesislerinin mevzuatta belirtilen esas ve fiziksel
niteliklere uygunluğunun temin edilmesidir.
3.6.2. Mevzuatın Yapılmasını Belirlediği Hususlar:
1. Şifalı özelliği kabul edilmiş olan kaplıcalar etrafında bir koruma bandı tesis
sahip veya kiracılarından Sağlık Bakanlığı’nca talep edilebilir. (Umumi Hıfzısıhha Ka
nunu. 204)
2. Sağlık Bakanlığı şifalı özelliklere sahip içme ve kaplıca mahallerinde teknik hu
suslardan da sorumlu olmak üzere Bakanlıkça ihtisası tasdikli bir doktorun istihdamını
sahip veya kiracılarından talep edebilir. Bu taktirde görülecek lüzum üzerine daimi
veya tedavi mevsiminde olmak üzere ihtiyaca göre bir veya bir kaç doktorun tayini zo
runludur. (Umumi Hıfzısıhha Kanunu. 205).
3. Kaplıcalar ve içmelerde müessese doktoru tarafından tedaviye başlanırken te
davi esnasında ve sonunda hastaların tansiyon, kan, idrar, vb. durumları gerektiğinde
kontrol edilebilecek gerekli araç ve gerecin bulunduğu bir laboratuvar kurulacaktır.
(Fizyoterapi ve Bunlara Benzer Müesseseler Hakkında Nizamname 9)
4. Sağlık Turizmi tesislerine Turizm Bakanlığınca Turizm Müessesesi İşletme
Belgesi verilebilmesi için denetleme ekibinde Sağlık Bakanlığı denetçisi de bulunur.
(Turizm Müesseseleri ve Nitelikleri Yönetmeliği 24, 2. paragraf) Sağlık Turizmi tesisle
rin de Sağlık Bakanlığından alınmış işletmeye açılabilirlik belgesiyle belgelendirilmiş
olması zorunluluğu vardır. (a.a.Y.24/5. Par.)
5. Sağlık Tesislerinin gerçekleştirileceği kaplıca ve içme merkezlerinde
(1) 927 sayılı Kanuna aşağıdaki kanunlar eklenmiştir:
28.12.1934 gün ve 2376 sayılı kanun. 11.6.1935
gün ve 2809 sayılı kantin. 17.6.1942 gün ve 4268
sayılı kanun.
29
yapılaşmanın Maden Tetkik ve Arama Enstitüsünce hazırlanmış ya da onaylanmış
hidrojeolojik raporlarda belirtilen kaynak koruma alanlarına ilişkin yasaklara uyması ve
koruma alanlarının vaziyet plânlarında gösterilmesi gerekir. (Turizm Müesseseleri ve
Nitelikleri Yönetmeliği 6/c.2)
3.6.3. Mevzuatın Yapılmasını Menettiği Hususlar:
1. Şifalı özellikleri veya tesisatın tekniğine uygun olduğu tasdik edilmeyen
kaplıcalara tedavi amacıyla kişiler kabul edilemez (Umumi Hıfzısıhha Kanunu. 200).
2. Kaplıca koruma alanı içinde her çeşit yeraltı toprak işleme ve sondaj yapılması
yasaktır (Umumi Hıfzısıhha Kanunu 204).
3. Sağlık Turizmi tesislerinde kaplıca ve içme suyu tedavi birimlerinin dışındaki
yatak, lokanta, mutfak vb. birimlerde kesinlikle kullanılamaz (Turizm Müesseseleri ve
Nitelikleri Yönetmeliği Madde 40/XI).
3.6.4. Sorumlu Birimler
Merkezi Yönetim
1. Kaplıcaları işletmek için özel kanunlarına göre gerekli izin ile bu suların şifalı
özelliklerinin Sağlık Bakanlığı’nca onaylanması gerekmektedir. (Umumi Hıfzısıhha Ka
nunu 200)
2. Kaplıcalar sağlık açısından Sağlık Bakanlığı’nın denetimine tabidir {Umumi
Hıfzısıhha Kanunu 202).
3. Sıcak ve soğuk hamamlar ile içmeler tesisi ile ilgili sağlık düzenlemeleri yap
mak ve denetlemek görevi Sağlık Bakanlığı’na verilmiştir (181 sayılı K.H.K. 9/e).
3.7. Mevzuat
3.7.1. Kanunlar
1. Umumi Hıfzısıhha Kanunu
(Kanun No: 1593) Madde: 200, 201, 202, 204, 205, 208, 210
2. 927 sayılı Sıcak ve Soğuk Maden Sularının İstismarı ile Kaplıcalar Tesisatı
Hakkında Kanun (30.6.1926 gün ve 408 sayılı Resmi Gazete) (1) Madde Ek. 5 5 ve 6.
paragraflar.
3.7.2. Kanun Hükmünde Kararnameler:
181 sayılı Sağlık Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
30
KAPLICA SULARININ KİMYASAL BİLEŞİMLERİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI
Grup Tam Tip Karışık Tip
Bikarbonatlı Kalsiyum
Sodyum
Klorürlü
Magnezyumlu
Klorürlü
Sodyumlu Sodyumlu
Kalsiyumlu
Sülfattı Karışık Klorürlü
Karışık Karbonatlı
Sodyumlu
Kükürtlü Kalsiyumlu
Klorlu-Kükürtlü
Mineralli Demirli Nitratlı
Bakirli Manganlı
Arsenikli
Selenitli
Oligomagnezyumlu
lyodlu
Borlu
Zayıf
Mineralli
{Kaynak: Erguvanlı, K-Yüzer, E: Yeraltısuları Jeolojisi (Hidrojeoloji), İstanbul Teknik
Üniversitesi, Maden Fakültesi, İstanbul, 1984)
31
Kararname {14.12.1983 gün ve 8251 sayılı R.G. Mükerrer) Madde 9/e.
3.7.3 Tüzükler:
Fizyoterapi ve Bunlara Benzer Müesseseler Hakkında Nizamname
{12.10.1957 gün ve 9730 sayılı R.G).
3.7.4. Yönetmelikler:
1. Çevre Sağlığı Memurları Yönetmeliği
(14.8.1965 gün ve 12075 sayılı R.G.) Madde Il/A.b
2. Turizm Müesseseleri ve Nitelikleri Yönetmeliği
{16.1.1980 gün ve 16871 sayılı R.G) Madde 6, 24, 40
3.7.5. Protokol
3.4.1984 tarihinde Sağlık Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı arasında imzalanan protokol.
3.8. Denetim ve Yaptırım
Kaplıca ve içmeler İle buna benzer tesislerin sağlık düzenlemesi ve denetiminin
Sağlık Bakanlığı_____’nca yapılacağı, Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nda belirtilen hükümlere
aykırı durumlarda aynı Kanunun 282 inci maddesinde belirtilen hükümlerin uygulanacağı
mevzuatta yer almaktadır.
32
KAPLICA SULARININ ULUSLARARASI TIBBİ HİDROLOJİ DERNEĞİ
TARAFINDAN ÖNERİLEN SINIFLANDIRMASI
A. Litrede asgari 1 gram erimiş madde miktarına veya an az %20 milival
kıymetindeki iyonlara göre:
1. Klorürlü sular : a) Na-Klorürlü sular
b) Ca-Mg klorürlü sular.
2. Bikarbonatlı sular : a) Na bikarbonatlı sular,
b) Ca ve Mg bikarbonatlı sular.
3. Karbonatlı sular :
4. Sülfatlı sular : a) Na-sülfatlı sular,
b) Mg ve Ca sülfatlı sular.
B. Az miktarlardaki unsurlarla etkili olan sular
1. Demirli – çelikli sular : 10 mg/litre Fe (İsviçre’de 5 mg/lit)
2. Arsenikli sular : 0,7 mg/lit. As (isviçre’de 0,2 mg/lt)
3. İyodlu sular : 1,0 mg/lit I (1 mg/lit)
4. Kükürtlü sular : 1,0 mg/lit litre edilebilir kükürt
5. Radyum-emanasyonlu
sular : Litrede 80 mach ünitesi veya 29,12 Nano-Curie.
6. Radyumlu sular : 10-7 Ra/Lit.
C. Karbogazöz sular: 1,0 g/lit, serbest CO2 (İsviçre’de 0.25 gr-125 cc)
D. Termal sular: 20 derece santigrat üstünde sıcaklığı olan sular
E. Tuzlar: Ortalama 260 milival Na ve C! (15 gr/litrede NaCl’e tekabül eder).
(Kaynak: Erguvanlı, K-Yüzer, E: Yeraltısuları Jeolojisi (Hidrojeoloji), İstanbul Teknik
Üniversitesi, Maden Fakültesi, İstanbul, 1984)
33
4. SU SPORLARI GÜVENLİĞİ
Ülkemizde suda boğulmalarla ilgili güvenilir rakamlar bulunmamaktadır. ABD’de
kaza sonucu ölümlerin üçüncü nedeni suda boğulmalardır.
Güvenli yüzmenin temel kuralı yüzmenin öğrenilmesi ve güvenlik kurallarına
uyulmasıdır. Toplum bireylerinin sistemli olarak yüzme öğrenmesini sağlayacak bir
yaklaşım en iyisidir. Ancak bunu sağlamak önemli bir organizasyon gerektirdiğinden
gelişmekte olan ülkelerin çoğunda yüzme öğrenme arkadaş yardımı ile veya kendi deneme
yanılmalarıyla kazanılan bir beceri durumunda kalmaktadır. Ancak sığ sularda
yapılan yüzme denemeleri derin sularda, dalgalı denizde, akıntılarda yeterli olamamaktadır.
Üstelik suyun üzerinde kalma becerisinin kazanılması yalancı bir güven duygusu
verdiğinden tehlikeli denemelerin oranı da artabilmektedir.
Yaşlıların ve hastaların deniz ve yüzme etkinliklerinden önce hekim muayenesi
yerinde olacaktır.
Yüzme eğitiminin ilkyardım ve kurtarma eğitimi ile birlikte olması ve bir çok can
kaybının önlenilmesini sağlayabilecektir. Kişinin kendi güvenliğini tehlikeye atmadan
boğulmakta olan kişilere nasıl yardım edeceği öğretilmelidir. Yüzme ile ilgili temel kurallar
şöyle sıralanabilir:
1. Tek başına yüzülmemelidir. Yüzmeye grup halinde veya en azından yanında
birisi olarak gidilmelidir.
2. Kurtarma işleminden sorumlu kişilerin bulunduğu yerlerde yüzmek en ideal
biçimdir.
3. Yüzülen bölgenin tabanında ağlar, yosun yığınları olmamalıdır.
4. Ağır bir yemekten sonra yüzülmemelidir. Bu kas kramplarına neden olabilmek
tedir.
5. Alkol içtikten sonra yüzülmemelidir. Genellikle duyuların küntleşmesine, soğuk
duygusunun algılanmasında güçlüklere neden olabilir.
6. Yorgun ve üşüme hissi olduğu zaman yüzülmemelidir.
7. Niteliği bilinmeyen akıntıların, girdapların göründüğü hiçbir suyu girilmemelidir.
Uyarı işaretlerine dikkat edilmelidir. Girilmez veya yüzülmez uyarısı olan bölgelerde
kesinlikle yüzülmemelidir.
8. Dalınan suyun dibi görülmeli ve yeterli derinlikte olmalıdır.
34
9. Bilinmeyen sulara kesinlikle dalınmamalıdır.
10. Yüzme sırasında dalma tahtalarından veya atlama tahtalarından uzakta
kalınmalıdır.
11. Yüzme sırasında güneşin yakıcı etkisi farkedilmediğinden ileri derecede
yanıklara neden olabilir.
12. Şişme botlar üzerinde esintiye açık deniz bölgelerinde veya büyük göllerde
güneşlenmek tehlikelidir. Geri dönmeyi olanaksız kılacak kadar sahilden uzaklaşma
riski vardır.
13. Su çevresindeki çocuklar kesinlikle denetlenebilir olmalıdır. Telefon etme
süresi içerisinde çocuğun boğulabilmesi mümkündür.
14. Su kenarında oynayan veya bir botta bulunan çocukların mutlaka güvenilir bir
canyeleği giymesi gerekir.
15. Boğulan bir kişinin kurtarılmasıyla ilgili ustalık sadece yüzme becerisinden
ibaret değildir. Bu konuda özel eğitim görmek gerekir. Çünkü boğulan kişinin birlikte iyi
yüzme bilen birini de boğabilmesi mümkündür.
16. Yeterince yüzme bilmeyen bir kişinin boğulmakta olan bir kişiye yapabileceği
en iyi yardım bir çubuk, olta çubuğu, dal parçası uzatmak, yüzebilen bir tahta parçası,
lastik veya varsa bidon vb. atmak biçiminde olur.
Kurtarma ve güvenlik açısından önemli olabilecek bir diğer uygulama su altı
dalmadır. Dalma ancak tam sağlıklı kişiler için spor niteliğindedir.
1. Diyabeti, klastrofobisi, epilepsisi, solunum ve dolaşım sistemi sorunları olan
kişilerin dalmaları tehlikelidir.
2. Dalma kişinin kendi kendine öğrenebileceği bir uygulama değildir. Özel eğitim
görmeden bu uygulamadan kaçınılmalıdır.
3. Yalnız başına kesinlikle dalınmamalıdır.
4. Dalma sırasında etkin bir saat ve derinlik göstergesi gerekir. En iyisi ne kadar
süre dalındığını ne kadar sonra çıkılması gerektiğini belirleyen tablolar bulunmaktadır.
Bunların dikkatle incelenmesi söz konusu limitlere uyulması gerekir.
5. Dalma bölgesine gitmeden önce hava raporunun izlenmesi gerekir. Dalma
önceden planlanması gereken sporlardandır.
35
6. Şamandıra yakınlarında, kahverengi su yosunları ile kaplı kayaların yakınında
dalınmamalıdır.
7. Dalmadan önce dalma bölgesini gösteren dalma bayrağı veya işareti konul
malıdır. Dalma bayrakları veya uçurtmaları havalandırılma!, yüzeyel işaretler
yerleştirilmelidir.
8. Derinlere dalınırken kulaklarda ağrı hissi olursa burun kapanarak kulaklara
doğru hava üflenmelidir. Bu östaki borusunun açılarak içerdeki havanın dışardaki
basınçla eşit basınç yapmasını sağlayacaktır. Eğer bu dengelenme sağlanmayacak
olursa 9 metreden sonra kulak zarı patlayabilir.
9. Kulak içi basınç ileri derecede nezle veya grip sırasında dengelenemez. Nezle
ve grip olan kişilerin dalma sporundan kaçınmaları gerekir.
10. Komprese tanklarda 80 nitrojen ve 20 oksijen bulunmaktadır. Basınçlı nitro
jen solunması bazan nitrojen narkozu olarak bilinen duruma yol açar. 22.5 metre veya
daha derinlere dalındığında bu durum söz konusu olabilir. Kişi birden garip davranışlar
yapmaya, maskesini çıkartmaya, belirsiz işaretler yapmaya başlar. Böyle durumlarda
yanındaki diğer dalgıcın söz konusu kişiyi kompresyon hastalığı yapmayacak
ancak
mümkün olduğu kadar hızlı bir biçimde su yüzüne çıkartması gerekir.
11. Dekompresyon hastalığı dalma derinliği kadar dalma süresi ile de ilgilidir.
Dalgıç akut kas krampları ve solunum güçlükleri hisseder. Böyle durumlarda acil teda
vi gerekir. En yakın dekompresyon merkezinde bu sağlamak zorundadır. Gelişmiş
ülkelerde mutlaka dalma kulüplerinde veya dalma merkezlerinin yakınında dalınması
önerisi bu nedenledir.
12. Eğer tüpteki hava hatalı kullanmış ve çok azalmışsa bazı dalgıçlar nefesleri
tutarak yukarı çıkmaya çalışmaktadır. Bu çok tehlikelidir. Çünkü akciğerlerdeki hava
yukarı çıkıldıkça genişler ve akciğerlerin yırtılmasına neden olabilir. Yukarı doğru
çıkılırken havanın yavaş yavaş üflenmesi gerekmektedir.
Sörf güvenliği ile ilgili olarak yapılması gerekenler ise şöyle sıralanabilir:
1. Bu spor oldukça yeterli fizik kapasite ister. Bu sporu yapan kişinin iyi fiziksel
koşullarda ve yüzmede usta olması zorunludur.
2. Sörften önce tahtanın üstünün mumlanması gerekir. Ayakların kaymaması için
bu zorunludur.
36
3. Sörf ancak bu amaçla ayrılmış bölgelerde yapılabilir. Her bölge sörf yapmak
için elverişli değildir.
4. Sörf kayığı su dışında çok tehlikelidir. Taşırken başkalarına zarar vermeyecek
biçimde tutulması, koltuk altında tutularak taşınması, taşınırken başkalarının
gözetilmesi gerekir.
5. Dönme hareketi konusunda yeterli beceri kazanılması diğer sörfçülerin veya
yüzenlerin zarar görmemesi için zorunludur. Yüzen kişilerden uzak kalınması gerekir.
Diğer sörfçülere zarar verilmemelidir. Sörf hakkı dalganın üzerindeki ilk sörfçüye aittir.
6. Sörf sırasında gözler tahtaya veya ayaklara dikilmiş durumda değil çevreyi in
celeyecek biçimde olmalıdır.
7. Düşme durumlarında önce yüzme etkinliği ve güvenlik düşünülmeli, herkesin
kendi durumunu korumaya çalışması sağlanmalı, başkasının tahtasını veya kendi tah
tasını aramaya çalışılmamalıdır.
8. Sörf sırasında uygun biçimde giyinilmelidir. Kauçuk bermuda şortlar ve
kauçuklu üst giyecekler en iyisidir. Rüzgarın üşütücü etkisi unutulmamalıdır.
Su kayağı yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar:
1. Su kayağı güvenliği kayak yapan kişi kadar bottaki ve çevredekilerin
güvenliğini de ilgilendiren bir konudur.
2. Su kayağı yapanın güvenliği botu sürenin ustalığına da bağlıdır. Bu nedenle
botta en az iki kişi bulunmalı birisi sürerken diğerinin kayak yapanı izleyerek gereksi
nimlerine göre yönlendirmeyi sağlaması zorunludur.
3. Suda yüzenlerin uzaklaşması onlara yaklaşılması gerekir.
4. Kayalardan ve şamandıralardan uzak kalınmalıdır.
5. Kalkış ve yavaşlama işaretlerine dikkat edilmelidir.
6. Geniş ve giderek genişleyen yaylar çizilmelidir. Kayak düşer düşmez onu kur
tarmak üzere dönülmelidir.
7. Botun ya oturarak veya oturma koltuğunun arkasında durarak sürülmesi gere
kir. Her zaman koltuğa düzgün oturulmalı ve aynadan izlenmelidir.
8. Kayak yapanların kendi ve çevredekilerin güvenliğinden sorumlu olduğu unu
tulmamalıdır.
37
9. Düşme sırasında kollarını veya kafalarını kaldırarak yerlerini belirtmeleri gere
kir.
10. Su kayağı yapan kişinin yüzmede usta olması gerekir.
11. Ağır bir yemekten sonra su kayağı yapılmamalıdır.
12. Alkollü iken su kayağı yapılmamalı veya bot sürülmemelidir.
13. Aşırı yorgun ve üşümüş durumda iken su kayağı sürdürülmemelidir.
14. Kayaktan önce tüm araç gerecin gözden geçirilmesi gerekir. Bu amaçla bir
denetim listesi hazırlanmalıdır.
15. Su kayağı yapanların ve bottakilerin her zaman cankurtaran yeleği giymeleri
gerekir.
16. Bulutlu havalarda da yanılabileceği serin havalarda iteri derecede
üşünülebileceği unutulmamalıdır.
17. Sahile yaklaşıldığında sahile paralel kayılmalı ve yavaş hareket edilmelidir.
Yüksek hızla sahile doğru gelinmelidir.
18. İpin ele veya bileğe dolanmaması, gerektiğinde hemen bırakılması gerekir.
19. Su kayağı her zaman gündüz yapılmalıdır. Bilinmeyen ve derin olmayan su
larda su kayağı yapılmamalıdır.
Kayık güvenliği:
Kayık güvenliği için aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:
1. Herkesin mutlaka cankurtaran yeleği giymesi ve fırlatılabilir bir cankurtaran si
midi bulundurulması zorunludur.
2. Hayat kurtarıcı araç ve gerecin kolay ulaşılabilir hemen kullanılabilir biçimde
bulundurulması zorunludur.
3. Çocukların ne kadar aktif olurlarsa olsunlar suda kolay yoruldukları unutulma
malı, mutlaka canyeleği giymeleri gerekir.
4. Kullanılan can yeleklerinin ve diğer güvenlik araçlarının sürekli kontrol edilme
si, standardının uluslararası kurallara uygun olması gerekir.
5. Kayıkta yangın söndürücü bulunmalıdır.
38
6. Denizci feneri bulundurulmalıdır.
7. Kapalı botların iyi havalandırılması sağlanmalıdır.
8. Boynuz veya düdük gibi sesli işaret vericiler bulundurulmalıdır. (Bazı ülkelerde
4.8 metreden büyük bütün botlar için bu zorunlu sayılmaktadır.)
9. Giyeceklerin su geçirmeyen torbalarda saklanması yerinde olacaktır.
10. Bot sürücülerinin kaymayan özellikte ayakkabılar giymesi gerekir. (Islak
yüzeyde kayan ayakkabılar önemli bir tehlike nedenidir.) Lastik çizme sakıncalıdır.
11. Güneş gözlüğü gözlerin korunması açısından önemli olabilir.
Turistik tesislerin işletmecileri ve yöneticileri söz konusu uygulamaların araçlarını
bulundurmakla yetinmektedirler. Güvenlikle ilgili sorumluluk turistik tesis sahiplerine
aittir. Deneyimsiz turistlerin söz konusu araçları bilinçsizce kullanmaları engellenmelidir.
Gerekirse konuyla ilgili eğitim hizmeti özendirme olarak veya ücreti karşılığı sunulmalıdır.
Söz konusu sporları yapanların sadece yüzen kişilerin güvenliğini tehlikeye
düşürmemesi gerekir. Her türlü araç ve sporun her koy ve sahile uygun olmadığı bilinmelidir.
Gerekirse konuyla ilgili teknik kişilerden bilgi alınmalıdır.
Kuruluş personelinin ilkyardım konusunda bilgili ve deneyimli olması gerekir. Etkinlikleri
izleyenlerin sistemli olarak gözlenmesi, tehlike anında kurtarma çabalarının
hemen başlanması gerekir. Kişilerin kaza geçirme taklidi yapmaları bazan gecikme
nedeni olabilmektedir. Taklit sanıldığında dahi kurtarma hareketi başlatılmalıdır. Kurtarma
işleriyle görevli kişilerin alkol alması engellenmelidir.
Kayak
Teknik kuruluşlar söz konusu uygulamalarla ilgili güvenlik standartlarını belirlemeli,
anlaşılabilir kolay okunabilir materyaller halinde turizm kuruluşlarından yararlanan
kişilerin bilgilendirilmesi amacıyla kullanmalıdırlar.
Sadece bunlar yeterli olmayabilir. Kanolar ve diğer su sporu araçlarının tümünün
güvenlik ilkeleri iyi bilinmeli, bakım ve onarımlar zamanında yapılmalıdır. Sadece bunlar
yeterli olmaz. Su kazalarının büyük çoğunluğu hafif yaralanmalarla atlatıldığından
genellikle herhangi bir kayıt söz konusu olmamaktadır. Ancak küçük kazaların artışı
oranında ölümle sonuçlanabilecek kaza riskinin yükseldiği unutulmamalıdır.
39
Güvenli yüzme:
Yüzme becerisinin kazanılmasıyla birlikte bir takım su sporları gündeme gelmektedir.
Turistik kuruluşlar sörf, su kayağı, vb. gibi bazı araç gereçleri bulundurmayı bir
standart faktörü saymakla yetinmektedirler. Yüzen kişilerin güvenliğini sağlayacak
bölge belirlemeleri, deneyimsiz kişilerin eğitimini sağlayacak olanaklar, denetim ve
bakım, kurtarma etkinliği açısından gözetleme gözardı edilmektedir. Suda kurtarma
sadece iyi yüzücü olmakla sınırlı bir beceri sanılmaktadır. Oysa suda kurtarma iyi
yüzücülüğün yanında söz konusu konuda özel eğitim de gerektirmektedir.
40
KAYNAKLAR
1. Güler, Ç., Coşkun, Y. Su Bilgisi, Hibaoğlu Yayınevi, Ankara, 1988.
2. Uludağ Ü., Yüzme Havuzlan, Tesisat Mühendisliği, 21 Mayıs 1993.
3. Neufert, E. Yapı Tasarım Temel Bilgileri, Güven Yayınevi, Ankara, 1993.
4. Erguvanlı, K. Yüzer, E. Yeraltı Suları Teknolojisi (Hidrojeoloji) İTÜ, Maden
Fakültesi, İstanbul, 1984.
Kategori: Makaleler
Yorumlar
Yorum yok
Yorum Yapın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.