SPOR VE
REKREASYON
(MESİRE)
ÇEVRESİ
Doç. Dr. Çağatay GÜLER
Zakir ÇOBANOĞLU
Birinci Baskı
Ankara -1994
2
I. Basım : 3500 Adet -1994
ISBN 975-7572-35-7
Bu kitap, Sağlık Bakanlığı Teme! Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve
Sağlık Projesi
Genel Koordinatörlüğü işbirliği içerisinde yürütülen çevre sağlığı
programı çerçevesinde
kullanılmak üzere yazılmış ve çoğaltılmıştır. Birinci basımın telif
hakları Sağlık Projesi
Genel Koordinatörlüğüne aittir. Kaynak gösterilmeksizin yayınlarda
kullanılamaz, alıntı
yapılamaz.
Basıldığı Yer: Aydoğdu Ofset• Tel: 0 (312) 310 79 79 • ANKARA
3
ÖNSÖZ
Ülkemizde gerek Sağlık Bakanlığı gerekse ilgili diğer kurumların
üzerinde büyük
bir hassasiyetle durdukları ve son zamanlarda oldukça yoğun bir
kamuoyunun oluştuğu
çevre sağlığı sorunları, birinci basamakta görev yapan sağlık
görevlilerinin öncelikli
çalışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Diğer sağlık sorunlarına
göre daha çok
işbirliği, daha fazla mevzuat bilgisi ve bilgilerdeki gelişmeleri daha
yakın izlemeyi gerektiren
çevre sağlığı çalışmalarıda sağlık personelinin gözönünde tutması
gereken en
önemli noktalar; sorunlara duyarlı olmak, bilgisini sürekli tazelemek ve
ilgili sektörlerle
yakın işbirliği ortamları yaratmaya çalışmaktır.
Bakanlığımız, birinci basamak düzeyinde verilen koruyucu sağlık
hizmetlerinde;
sağlık personelinin, sürekli eğitimi kapsamında bilgi ve beceri yönünden
dünyadaki gelişmeleri
yakından izlemesi üzerinde hassasiyetle durmaktadır. Bunun için
uygulamaya
konulan hizmetiçi eğitim programları kapsamında çevre sağlığı
konusundaki eğitimlerin
başarıya ulaşmasının, ancak yazılı kaynakların da personele sunulması
ile
gerçekleşebileceği bilinmektedir.
Eğitimlere ve uygulamalara temel oluşturması ve gereğinde bir başucu
kitabı olarak
kullanılması amacıyla hazırlanan bu bir dizi yayının, ülkemiz çevre
sağlığı sorunları
ile mücadele eden sağlık personelimiz için gerçekten yararlı olacağına
inancımız
sonsuzdur.
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Sağlık Projesi Genel
Koordinatörlüğü
ile işbirliği içerisinde Birinci ve İkinci Sağlık Projeleri kapsamında
yürütülmekte
olan "Çevre Sağlığı Programı" hizmetiçi eğitimleri için hazırlanmış olan
bu yayınların
yakın bir gelecekte tüm sağlık çalışanları için vazgeçilmez birer kaynak
olacağı ve pek çok yarar sağlayacağı ümidini taşımaktayım.
Yoğun bir mesaiye ek olarak yürüttükleri sonu gelmez umut ve çalışma
isteği ile
bu değerli ürünleri ortaya çıkaran yazarlarına tüm sağlık çalışanları
adına teşekkür
ederim.
Dr. O. Niyazi ÇAKMAK
Sağlık Projesi Genel Koordinatörü
5
Sevgili Meslektaşlarımız,
Çevresel etkenler giderek halk sağlığında daha büyük önem kazanmaktadır.
Bu
ağırlık bir yandan yeni çevresel etkenlerin etkili olmaya başlamasına
bir yandan da
diğer halk sağlığı sorunlarının kontrol edilmeye başlamasına bağlıdır.
Kişinin kendi sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik
uygulamalardan,
doğrudan sorumlu olmasının yanısıra çevre ile ilgili olumsuz
davranışların başkalarının
sağlığını da tehlikeye düşürebilmesi, konunun önemli bir yasal düzenleme
ve yaptırım
sorunu olarak da karşımıza çıkmasına yol açmaktadır.
İnsanın dışındaki herşey çevrenin öğesidir. Çevre kişi üzerindeki dış
etkilerin bütünüdür.
Çevreyi önce doğal ve yapay çevre olarak İkiye ayırabiliriz.
Çevrede sağlığı doğrudan ya da dolaylı etkileyen önemli etkenler
bulunmaktadır.
Çevre bir yaşamı sürdürme ve sağlama sistemidir. Su, yiyecek ve barınak
bu sistemin
en önemli öğelerini oluşturur. Sağlık açısından baktığımızda çevre üç
ana grupta incelenir:
Fizik, biyolojik ve sosyokültürel çevre.
Hastalık nedenleri ise bünyesel ve çevresel nedenler olmak üzere iki
grupta incelenebilir:
Bünyesel nedenler; gen, hormon ve metabolik kaynaklı olabilir. Bazı
bünyesel
nedenler bazı hastalıklara daha büyük oranda yakalanmaya yol
açabilmektedir. Bunlar
insan iç ortamı ile ilişkili bir durumdur. İnsan dış çevrenin etkilerine
genetik yapısı ile
cevap vermektedir.
Çevresel nedenlerin birincisi fiziksel nedenlerdir. Sıcaklık, soğuk,
ışın, travma,
içme ve kullanma suyu, atıklar, konut sağlığı, iklim koşulları, hava ve
su kirliliği, giyeceklerimiz,
kamuya açık yerler, sağlığa az ya da çok zarar verebilme olasılığı olan
kuruluşlar,
mezarlıklar başlıca fiziksel çevre öğeleridir. Çevresel nedenlerin
ikincisi kimyasal
nedenlerdir. Bunlar, zehirler, kanser oluşuna neden olan bazı etkenler
örnek
olarak verilebilir. Temel madde eksiklikleri üçüncü neden olarak ele
alınabilir. Bazı
maddeler vardır ki insanın sağlıklı olabilmesi ve yaşamsal olayların
yürütülebilmesi
için dışarıdan alınmaları gerekir. İnsan ya da canlı bunu vücudundaki
temel yapı taşlarından
sentez edemez. Buna temel maddeler denmektedir. (Vitaminler, esansiyel
aminoasitler
veya yağ asitleri, mineraller gibi.) Çevredeki biyolojik etkenler ise
mikroorganizmalar,
asalaklar, mantarlar ve diğer etkenlerden oluşmaktadır. Bunlar canlı
vücudunda hastalık yapabilirler. Çağdaş yaşamda sık rastlanan stres vb.
durumların
dahil olduğu psikolojik etmenlerle, sosyokültürel ve ekonomik etmenleri
de çevresel etkenler
arasında sayabiliriz.
Bu durumda çevre; hastalıklar için zemin hazırlayan, doğrudan hastalık
nedeni
olabilen, bazı hastalıkların gidişini ve sonucunu etkileyen, bazı
hastalıkların da yayılmasını
kolaylaştıran bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bütün çevre
olumsuzluk6
ları her dört etkiye de neden olabilir. Hava, su, toprak kirlenmesi
doğrudan hastalık nedeni
olabildiği gibi, bir kısım hastalıkların yayılımını kolaylaştırabilir ya
da bir kısım
hastalığın gidişini etkileyebilir.
Fizik ve biyolojik çevre yakından ilişkilidir. Sözgelimi iklim
canlıların yaşaması ve
çoğalmasıyla yakından ilişkilidir. Jeolojik ve coğrafik özellikler
toplumlar arasındaki
bağlantıyı oluşturmaktadır ve hastalık etkenlerinin yayılımıyla da
bağlantısı olabilir.
İnsanlarca oluşturulan yapay çevre koşulları insanlar ve insan
toplulukları üzerinde
giderek çok daha önemli boyutlarda etkili olmaya başlamıştır. Uzay
yolculukları
veya denizaltı bilimsel araştırma merkezlerinde olduğu gibi kimi zaman
da bu yapay
çevre koşulan kişinin varlığını sürdürebilmesi için vazgeçilmez
durumdadır.
Çevre sağlığı, bir çok meslek grubunun ekip hizmeti sunmasını gerektiren
önemli
bir sağlık sorunudur. Bir çok sektörün işbirliği olmadan çevre sağlığı
sorunlarının çözümü
mümkün olmaz. Toplumun ekonomik yapısı, ekonomik kalkınma çabaları ile
bağlantılı
olup, kentleşme süreci ile de yakından ilişkilidir. Bunun sonucunda
başlangıçta
alınacak koruyucu önlemler pahalı gibi görünürse de, sonradan bozulan
çevrenin düzeltilmesiyle
ilgili çabaların maliyeti ve olumsuz sonuçları gözönüne alındığında daha
ucuz bir yöntemdir.
Çevre sağlığı, çevre fizyolojisi, uygulamalı fizyoloji gibi bilim
dalları ile yakından
ilişkilidir. Uygulamalı fizyoloji ve çevre fizyolojisi çevredeki olumsuz
etmenlerin insan
ve canlı fizyolojisi üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çevre sağlığı
halk sağlığının da
önemli bir koludur. Sağlık elemanları, sağlık ve çevre mühendisleri
çevre sağlığı konusunda
işbirliği yapmak zorundadır. Sağlık elemanları çevresel öğelerin sağlık
üzerindeki
etkilerini belirleyerek çevre mühendislerine yol gösterirler.
Canlıyı olumsuz etkileyen maddeler genel olarak toksik maddeler olarak
adlandırılmaktadır.
Zehir anlamına gelir. Toksikoloji günümüzde tek başına bir bilim dalı
olarak
önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Klinik toksikoloji, adli
toksikoloji gibi dalların
yanısıra giderek çevresel toksikoloji dalları da gelişmiştir.
Toksikoloji bu açıdan
farmokoloji, patoloji, beslenme ve halk sağlığı dallarıyla yakından
ilişkilidir. Toksik
maddelerin etkilerinin ilaç yan etkileri, orjinleri, etkileme süreci
gibi özelliklerine dayanarak
yapılması mümkündür. Toksik maddeden etkilenmenin değerlendirilmesi, doz
cevap ilişkileri giderek büyük önem kazanan alanlar olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Uzun yıllar toplum hekimliği görüşünün hijyenden farklılığı vurgulandı.
Bu vurgulama
çoğu genç hekimde hijyen kavramının yok sayıldığı gibi bir yanlış
anlamaya yol
açtı. Oysa bu yaklaşımın amacı toplum hekimliği görüşünün hijyen
kavramına göre
daha çağdaş bir yaklaşım olduğunu vurgulamaktı. 1800'lü yılların halk
sağlığı yaklaşımının
temeli olan hijyenin yadsınması veya yok sayılması söz konusu değildi.
Çevre sağlığının konuları gözden geçirildiğinde çoğunun alınacak
önlemlerle radikal
olarak ortadan kaldırılabilir özellik taşıması hekimlerde gelecekte
çevre ile heki7
min doğrudan ilişkisinin kalmayacağı şeklinde yanlış bir kanı da
uyandırdı. Bu yanlış
kanının dayandığı temeller yok değildi. Bir kanalizasyon sisteminin
kurulması, buna
bağlı arıtım tesislerinin varlığı insan atıkları ile ilgili bir çok
sorunun ortadan kalkmasını
sağlayabilirdi. Ancak günümüzde ortaya çıkan sorunlar hekimin çevre
sağlığı konuları
arasında işlenen bazı temel sorunlarla doğrudan ilişkisinin kalmamasına
karşın, çevre
sorununun önemli bir boyutunun doğrudan ilgisi olmak zorunda kalacağını
gösterdi.
Günümüz kaynaklan bunu kısaca çevre hekimliği terimiyle tanımlamaktadır.
Öte yandan radikal önlemlerle ortadan kaldırılabilecek olan çevre
sağlığı sorunlarında
da toplum bireylerine ve topluluklara yer, zaman ve kişi özelliklerine
uygun, pratik
çözüm önerileri götürülmedikçe teknik danışmanlık hizmeti sağlanamadıkça
ilerleme
sağlanması çok zordur. Kimi zaman tek bir beldenin bütün köyleri için
geçerli bir
uygulama biçiminin sunulabilmesi bile zor olmaktadır. Oysa hızla gelişen
teknolojiye
uyum sağlama çabası içerisindeki ülkemizde yapılan her düzenleme
doğrudan ve dolaylı
olarak sağlık personeline önemli görevler yüklemektedir. Ülkemizde çevre
sağlığı
ile ilgili mevzuatın sağlık personeline yüklediği görevler sanıldığından
çok ağırdır.
Çevre hekimliği yaklaşımı esas alındığında hekim ve sağlık personelinin
eğitiminde
görev alacak personelin eğitiminde tartışılması gereken konular oldukça
kapsamlıdır.
Mevzuattaki görev ve yetki karmaşaları ortadan kaldırılamadığı sürece bu
kapsam
doğrudan ve dolaylı olarak alanda çalışan personel tarafından dile
getirilecektir. Kimi
sanayileşmiş illerde içerik istemi daha çok sanayi tesislerinin çevresel
etki değerlendirmesi
ile bağlantılı olmaktadır.
Bütün bu noktalar esas alındığında kolay yenilenebilir, kısa ve
birbirine bağımlı
olmadan ilgili bölümlerin sık sık gözden geçirebildiği bir kaynak
kitapçıklar dizisinin yararlı
olacağı sonucuna varılmıştır. Yapılacak katkı ve önerilerle daha da
gelişeceğine
inandığımız bu dizinin yararlı olmasını diliyoruz.
Doç.Dr. Çağatay GÜLER Zakir ÇOBANOĞLU
H.Ü. Tıp Fakültesi T.C. Sağlık Bakanlığı
Halk Sağlığı Anabilim Dalı Temel Sağlık Hizmetleri
Genel Müdürlüğü
9
İÇİNDEKİLER
PLAJ VE YÜZME HAVUZLARI
..............................................................................
11
YASAL
DÜZENLEMELER.....................................................................................
18
KAPLICA VE
İÇMELER.........................................................................................
26
SU
SPORLARI
GÜVENLİĞİ
..................................................................................
33
KAYNAKLAR
.........................................................................................................
40
11
1. PLAJ VE YÜZME HAVUZLARI
Plaj ve yüzme havuzları turistik etkinliklerin en önemli
araçlarındandır. Plaj ve
yüzme havuzlarının güvenliği ve hijyeniyle ilgili sorunlar
çözümlenmedikçe önemli
sağlık sorunları ve kazalar ortaya çıkacaktır. Sahil suyu kirliliği
turizm sağlığı uygulamalarının
önemli ilgi alanlarından birisidir. Sahillerin kirliliğinde en önemli
iki faktörden
birisi biyolojik kirlenmedir. Gelecekte sahil kirliliği nedeni olarak ön
plana çıkacak olan
diğer faktör ise kimyasal kirlenmedir. Biyolojik patojenlerin deniz
ürünlerinde
üreyebilmesi, kimyasal bir takım kirletici maddelerin ise canlıların
vücutlarında birikme
özelliğine sahip olması nedeniyle sahil suyu kirliliği gıda sağlığı
açısından da önem kazanmaktadır.
1.1. Plajlar
Plajların giderek yaygın bir kitlesel insan akımına uğramaları bir çok
sağlık sorununu
da birlikte getirmektedir. Özellikle belirli aylarda kıyı kesimlerindeki
kentler
nüfusunun on katını aşabilmektedir. Su kaynakları, tuvalet ve atık
uzaklaştırılmasıyla
ilgili altyapının yetersiz duruma gelmesine neden olmaktadır. Yetersiz
alt yapının da
katkısıyla sahil kirliliği daha büyük oranda olmaktadır. Plajların alt
yapısında duşların,
tuvaletlerin önemli birer öğe olduğu başlangıçta düşünülmelidir.
Yasal olarak plajların sağlık açısından denetlenmesinden sağlık
kuruluşları sorumludur.
Plaj sularına çöplük sızıntılarının, insan ve hayvan atıklarının
ulaşmasını engellemek
zorundadır. Sanayi tesislerinin atık sularının karışması da önemli plaj
ve sahil kirliliği
nedenleri arasındadır. Sarılık ve çocuk felci hastalıklarının etkenleri
plaj sularında
kolayca üreyebilmektedir. Bu nedenle plajların sağlık açısından denetimi
sistemli ve
sürekli olarak yapılması gereken denetimlerdendir.
Plaj olarak kullanılan göl, baraj, gölet, ırmak ve diğer akarsu
kenarlarının da sistemli
olarak değerlendirilmesi zorunluluğu vardır.
Plaj Denetimi:
Plajların bakteriyolojik değerlendirmelerinde kullanılacak olan su
örnekleri sabahları
saat beş ve akşamlan da saat 24'den sonra yapılmalıdır. Örneğin kıyıdan
on
metre uzaklıkta, 100/250 metre aralıkla, örnek şişesinin uzunluğu kadar
derinlikten
alınmalıdır. Plaj mevsiminde ayda en az iki örnek alınmalıdır.
Plaj kumlarının kolay kirlenebildiği unutulmamalıdır. Güneş ışınlarının
antibakteri12
yel etkisi olmasına rağmen yeterli değildir. Plaj kumlarının yüzeysel
akıntılarla, istenilmeyen
kirlilikteki sularla kirlenmesi önemli sağlık riskleri
yaratabilmektedir. Bazı
bölgelerde yakındaki tesislerin sulu hela çukur sızıntıları plaj kumunun
altına
yayılabilmektedir. Sızdırma sistemlerin plajlardan uzakta yapılması,
sızan tuvalet
çukuru suyunun plajları kirletmemesi sağlanmalıdır. Leptospirozis gibi
sıçan idrarı ile
bulaşan, hastalıkların yanısıra, evcil hayvan dışkısı ile bulaşabilen
tüm paraziter hastalıklar
plaj kumlan aracılığı ile yayılabilir.
Kimi ülkelerde özel düzenek ve araçlarla plaj kumlarının dezenfeksiyonu
yapılabilmektedir. Ülkemizde plaj yoluyla bulaşan hastalıklarla ilgili
herhangi bir epidemiyolojik
bilgimiz yoktur. Bu nedenle söz konusu dezenfeksiyon uygulamaları söz
konusu
değildir. Plaj sularının kirliliği ile ilgili en önemli problemlerden
birisi plajdan yararlanan
insanlarla ilgili alt yapılardır. Yakındaki lokanta vb. nin organik
atıklarının
çevreye atılması, plaj bölgesinde veya çevresinde yapılan tuvaletlerin
yetersiz teknolojisi
plaj sularının kirlenmesinde önemli etkenlerden birisi olabilir.
1.2. Yüzme Havuzları
Yüzme havuzları, düzenleme ve kullanma isteklerine göre değişik tipleri
bulunmaktadır.
Havuza doldurulan suyun cinsine göre tatlı su, tuzlu su ve mineral sulu
havuzlar
olarak farklılıklar gösterirler. Havuz suları, termal veya normal
kaynaklardan,
dezenfekte edilmiş ve içilebilir nitelikte sudan veya tuzlu sudan
oluşur. Yüzme, banyo,
spor ve tedavi
edici banyolar olarak değişik amaçlarla da kullanılmaktadır.
Havuz sularından kaynaklanabilecek hastalıkların önlenmesi için suyun
kalite ve
kirliliği kontrol altına alınmalıdır. Sudan veya havuza giren kişilerden
kaynaklanan mikrobiyolojik
etkenler değişik tipte enfeksiyonlara neden olmaktadır. Göz, deri,
kulak,
boğaz enfeksiyonlarının yanısıra, suyun yutulmasıyla enterik
enfeksiyonlar da
oluşmaktadır. Eğer suyun kimyasal özellikleri uygun değilse ve
dezenfekten olarak
kullanılan kimyasal maddeler yüksek konsantrasyonda iseler,
oluşturdukları irritasyon
doğal vücut bariyerini bozarak, yüzeysel enfeksiyonlara olan hassasiyeti
artırmaktadır.
Yüzme havuzlarının daha inşaat başlamadan, düzenleme ve kullanım
havuzları
doğrultusunda sağlık teşkilatı tarafından kontrol edilmelidir.
Yüzme havuzları kapalı veya açık olabilir. Sadece
sportif amaçlarla
tasarlanan
havuzlara olimpik havuzlar adı verilmektedir. Havuzların büyüklüğünün
maksimal kullanıcı
kapasitesi gözönüne alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Deniz kenarında
yapılacak havuzlarda maksimal sayının 40'ının havuzdan yararlanacağı
düşünülerek
hesaplanır. Bu sayı kişi başına 4 metrekare ile çarpılarak gerekli havuz
yüzeyi bulu13
nur. Denizden uzak bölgelerde kullanım kapasitesi maksimal sayının
50-60'ı olarak
kabul edilerek alan hesaplanır. Yetişkin bir insanın 1.25 metre
derinlikte rahatça
yüzebileceği varsayılarak derinliği 1-2 metre arasında olmasına özen
gösterilir. Olimpik
havuzların büyüklüğü kulvar sayısına göre belirlenir ve yönünün kuzey
güney
doğrultusunda olmasına dikkat edilir. Çağdaş kent planlamasında 60.000
nüfus için bir
havuz hesaplanmaktadır.(2)
Açık yüzme havuzlarının yeterince güneş alan, endüstri tesislerinin
dumanı
altında kalmayan, duman, serpinti ve gürültüden korunan yerlerde
yapılması gerekir.
Havuzların kullanım süresi yıllık 100-120 gün üzerinden hesaplanır.
İklim koşullarına
göre sürede değişiklik olacaktır. Kullanım süresinin 40-60 gününün
kalabalık olduğu
varsayılır. Nüfus başına yıllık olarak 1 .5- 3 kez yüzme havuzuna
gidildiği varsayılır.
Her ziyaretçi için 0.6 - 1 metrekarelik su yüzeyi hesaplanır. Bu nüfus
başına 0.1 - 0.2
metrekare su yüzeyi kabul edilerek yüzme havuzunun açılmasını
gerektirir. Nüfusun
5-8'i için vestiyer yapılması idealdir. (3)
Yüzme bilmeyenler için yapılan havuzun ayrı yapılması tercih edilir.
Bileşik
yapılmasının önemli sakıncaları olabilir. Derinlik göstergesinin
olmaması durumunda
atlama yapanların zarar görmesi olasıdır. Kolay kirlenir. Suyun günde
dört kez temizlenmesi
gerekir. Havuzun yükü fazla ise buna göre temizlenme sayısının
arttırılması
sağlanmalıdır. Derinlik 0.1-1.25 metre arasındadır. Derin olmayan
tarafında merdiven
olmalıdır. Merdivenin kaymaması, iki yanında tutacak yerinin olması
sağlanmalıdır.
Bunun yanında çırpınma havuzları vardır. Eğimi çok az olan bir rampa ile
girilir ve derinliği
10 - 40 santimetre arasında olmalıdır.
Kapalı yüzme havuzlarının merkezi yerlerde ulaşımının ucuz ve kolay
olduğu
yerlerde yapılması öngörülür. Pencere cephesi güneydir. (3) 30.000 -
80.000 nüfus
için bir kapalı yüzme havuzu önerilir. Nüfus başına yıllık kullanım
sayısının orta ve
küçük kentlerde 3-5. büyük şehirlerde ise 1.5 - 2.5 kez olduğu kabul
edilir. Havuzun
çıplak ayakla girilen koridorunun tuvaletlerden duşlara geçmesi, tek
veya ortak
duşlarla zorunlu yıkanma ve ayak yıkama yerlerinin olması öngörülür.
Havuzdan
çıktıktan sonraki dönüş yolu sıcak su sarfiyatına neden olmamak için
doğrudan soyunma
yerlerine olacak biçimde ayarlanır. Gelişmiş ülkelerde bastığında su
fışkırtarak
ayak temizliğini ve yıkanmasını sağlayan yürüme koridoru bulunmaktadır.
8 vestiyer
için bir duş önerilir. 40-50 erkek için bir tuvalet 2 pisuvar, 20-25
kadın için bir tuvalet
yapılmalıdır. Saatteki hava değişimi yüzme havuzunda 2-3, soyunma
odasında 5 ve
duşlarda 8-10 kez olacak biçimde ayarlanır.
Yüzme havuzlarının suyunun daima dibi görülecek kadar berrak ve saydam
olması gerekir.
14
Havuzlarda kullanılacak sular berrak olacak 15 cm. çaplı siyah-beyaz
disk (Secchi
diski), yüzme havuzunun en derin noktasına konulduğunda dışarıdan
görülebilmeli
ve kesinlikle tortu bulunmamalıdır. Suyun sıcaklığı 27°C civarında
tutulur.
Havuza girmeden önce herkesin yıkanması zorunlu olmalıdır. Havuza giren
her
insanın havuza ortalama 50 ml idrar bıraktığı belirlenmiştir. Havuza
giren herkesin 4
mg organik yük bıraktığı, 50 ml kadar su yuttuğu belirlenmiştir.
Yüzme havuzları gerek kamuya açık kuruluşlarda, gerekse özel konut
alanlarında
yada turistik tesislerde daha yaygın olarak inşa edilmektedir. En önemli
rekreasyon
araçlarından birisi durumundadır. Yüzme havuzlarının yapım aşamasında
bir
çok temizleyici mekanizmanın gözönüne alınması gerekmektedir. Suların
yenilenme
hızından, içerisinde yüzenlerin temizliğine kadar bir çok faktör havuz
sularının kirlenmesinde
önemli faktörler arasında sayılabilmektedir.
Daha havuzun yapım aşamasında giriş çıkış, havuzdan ayrılma, girmeden
önce
temizlenme, havuz suyunun temizlenmesi ve dezenfeksiyonu ile ilgili her
türlü mekanizma
kurulmuş olmalıdır. Havuz çevresi kaymayı önleyen, tutucu madde ile
döşenmelidir.
İdeal yüzme havuzlarında tuvaletler, havuz ve soyunma odası iyi ilişkide
olmalıdır. Kontaminasyonu önleyecek bir altyapı gerekmektedir.
Yüzme havuzları ile tifo, paratifo, leptospirozis, dizanteri, göz,
kulak, burun,
boğaz enfeksiyonları, deri hastalıkları, (mantar, uyuz, impetigo,
granüloma, veneral
hastalıklar), poliomyelitis gibi hastalık etkenlerinin yüzme havuzu suyu
ile
bulaşabileceği ileri sürülmektedir. Bu nedenle yüzme havuzu sularının
iyi dezenfekte
edilmesi zorunludur.
Havuzdan yararlananların havuz sularının temizliğinin sürdürülmesinde
katkı yapabilmeleri
gerekir. Bu amaçla eğitici açıklamalar gereğinde uyulması zorunlu
kurallar
yararlı olabilir.
Yüzme havuzu suyunun pH değerinin nötr pH ya yakın olması gerekir.
Asidik tarafa
kaymış olan pH değeri ileri derecede korozif özelliktedir. Aşırı bazik
özellikteki
sular ise tortulaşmaya, dezenfektan etkinin azalmasına, cilt ve göz
irritasyonuna
neden olmaktadır. Kullanılan klor maddesinin niteliğine göre havuz
suyunun
içerisindeki bazik etki artar. Sözgelimi sodyum hipoklorit kullanılan
havuzlarda sodyum
hidroksit açığa çıktığı için havuzun suyu bazik tarafa kayacaktır.
Ortamın asitleştirilmesi
gerekir, (bir ölçek sıvı klor için yarım ölçek asit eklenir) Hipoklorit
asiti dezenfektan
özellik taşımaktadır. Ancak güneş ışığının etkisi ile dezenfektan etkide
önemli boyutta azalma meydana gelir. pH değerinin ideal olarak 7.2-7.6
olması
önerilmektedir. Burada hipoklorit asit konsantrasyonu maksimum değerinde
70'tir.
15
Yüzme Havuzu Suyunun Dezenfeksiyonu:
Yüzme havuzu sularının sağlık kalitesi kontrolünde en önemli faktör,
havuz kullanıldığı
zaman, yeterli bir dezenfektan konsantrasyonunun devam ettirilmesidir.
Klor,
brom, iyot, klorlu siyanür tuzları ve ultraviyole lambaları
dezenfeksiyon için kullanılmaktadır.
Klor ve brom yüzme havuzu sularında en çok kullanılan dezenfektan
maddelerdir. Klorlu siyanür tuzları, ozon ve ultraviyole ise daha az
kullanılmaktadır ve
geniş ölçüde kabul görmemişlerdir. İyotun kullanımıda sınırlıdır.
Havuz suyu klorla dezenfekte ediliyorsa dezenfeksiyondan sonra
içerisinde 0.4-
0.6 ppm bakiye klor kalmalıdır. Bu kişisel kullanım amaçlı, kullanıcı
yükü az olan havuzlar
için önerilen değerdir. Ancak genel kullanıma açık olan havuz
sularındaki bakiye
klor değerinin 1-1.5 ppm değerinde olması önerilmektedir.
Sıvı klor sağlanması kolay olduğu için çok kullanılmakla birlikte
etkinliği bekleme
süresi içerisinde kaybolmaktadır. 12'den 3'e kadar düşmektedir. Daha
öncede belirtildiği
gibi sodyum hidroksit oluşumuna neden olduğu için havuz suyunun pH
dengesini
bozmaktadır. Asitle bazın nötralize edilmesi zorunluluğunu
doğurmaktadır.
Pahalı olmasına rağmen tablet ve granül halindeki klor stabildir. Güneş
ışınlarından etkilenmez. Beklemekle aktivitesini yitirmez. Bunların
birim zamanda
çözünme miktarını ayarlayan basit mekanizmaların da kurulması mümkündür.
Böylece
havuzun su döngüsüne göre sürekli klorlama sağlanabilmektedir.
Başlangıçta suyun
içerisindeki birtakım organik maddeler klorla bileşerek kloraminleri
yaparlar. Ter, idrar
bileşiminde bulunan üre vb. gibi maddelerle oluşan bu bağlı klor
bileşikleri istenmeyen
kokuların oluşumuna neden olmaktadır. Bağlanan klordan sonra serbest
olarak suda
bulunan klor asıl dezenfektan etkiden sorumludur. İkisinin toplamı suya
verilmesi gereken
toplam klor miktarını vermektedir. Kent suyu klorlamasında da aşağı
yukarı aynı
mekanizma esas alınır. Normal klorlama dozunun 5-10 katı klorlama ile
oluşan kloraminlerin
gaz haline getirilip uçması sağlanır. Bu uygulama kullanıcı yükü küçük
olan
havuzlarda ayda bir diğer tip yüzme havuzlarında ise 15 günde bir
yapılması gereken
bir uygulamadır. Bu klorlama uygulamasından sonra havuz suyundaki klor
değerinin
istenilen seviyeye indiğinden emin olunmadan havuzdan
yararlanılmamalıdır. 3 ppm'in
üzerindeki klor değeri ciltte tahriş edici etki yapar.
Suyun döngüsünü sağlayan pompa sisteminde pompa hızına uygun hızda
süzme yapan filtrasyon sistemleri bulunmalıdır. Çok küçük partiküller
için flokülasyon
uygulanmalıdır. Şap ve bazı diğer alüminyum bileşiklerinde olduğu gibi
bu maddeler
suda erir ve ardından topaklar oluşturarak kümeleşir ve bunlar suyun
içerisindeki
küçük parçacıkları tutarlar. Böylece bu maddeler filtrede tutulabilecek
boyuta gelirler.
Havuz suları genellikle motopompla yapılmaktadır ve her seferinde havuz
suyu16
nun %10 oranında yenilenmesi sağlanmaktadır. Havuz suyunun içerisinde
yosun
üremesi özel dezenfeksiyon yöntemleri ile sağlanmaktadır.
Yüzme havuzu suyunun içerisine tuvalet ayaklarının ve yüzeyel akıntı
sularının
karışması engellenmelidir.
Zaman zaman dipte çökelen saç, deri, toz vb. gibi birikintiler kolayca
alınabilmeli
ve temizlenebilmelidir. Gereğinde suyun içerisindeki sayılı
parçacıkların çökeltilmesini
sağlayacak uygulamalara da başvurulabilmelidir. Su savurganlığının
önlenilmesi
amacıyla havuz suyu döngüsünün yavaşlatılması önemli sağlık sorunlarına
neden olabilir.
Havuz sularının düzenli olarak alınan bakteriyolojik örneklerle denetimi
gerekmektedir.
Yüzme havuzundan alınan konjunktivit, mantar enfeksiyonu gibi olguların
sayıca
artması halinde havuzun hijyenik koşullarının bütünüyle gözden
geçirilmesi gerekmektedir.
Yüzme havuzlarında kişilerin duş tuvalet sayısı yararlananların
sayısıyla orantılı
olmak zorundadır.
Yüzme havuzlarına sonradan yapılacak eklentiler ve müdahaleler çok iyi
düşünülmeli, mutlaka konuda uzman mimar ve mühendislere danışılmalıdır.
Yapılacak
müdahaleler standardı bozarak önemli tehlikeler yaratabilirler. Havuz
suyunun renklendirilmesi
farkına varılmayan boğulmaların nedeni olabilir. Yüzme havuzunun dibi
görülmelidir. Daima derinlik göstergesi olmalıdır. Atlama bölümü
yapılacaksa standartlara
aynen uyulmalıdır.
Yüzme Havuzu Sularının Bakteriyolojik Özellikleri
Banyo suları, eğer suyun bakteriyolojik kalitesi uygun değil ise,
değişik tiplerde
barsak, üst solunum yolu, üriner, kulak ve deri enfeksiyonlarına neden
olmaktadır.
Ayrıca, mantar ve parazit infeksiyonları da görülmektedir. Suyun
bakteriyolojik kalitesi,
dezenfeksiyonunun etkisine ve havuza giren kişi sayısına bağlı olarak
değişkenlik
göstermektedir.
Suda protozer, kurustacealar ve alglar bulunmayacak, bakteriyolojik
analizlerde
50 cm3 'de 1 'den 100 cm3 'de 2,2 'den fazla koliform bakteri
bulunmayacaktır.
Havuz Suyunda Analiz Sıklığı
Havuz suyunun en az haftada bir defa olmak üzere bakteriyolojik analizi
yapılacaktır. Bunun içinde havuzun en kalabalık olduğu zamanlarda her
iki ucundan
usulüne uygun numune alınır ve en yakın laboratuvara gönderilir.
17
Diğer Nitelikler
Bütün yüzme havuzlarında, sirkülasyon sistemlerinin de en az bir pompa
veya
pompalar, filtre ve filtreler, su sağlık şartları ve dezenfeksiyonu ile
ilgili ekipmanların
olması gerekliliği şeklindedir.
Yüzme havuz suları;
Halka açık yüzme havuzlarında 24 saatte 4 defa,
Halka yarı açık yüzme havuzlarında 24 saatte 3 defa sirküle olmalıdır.
Ayrıca
yüzme havuzlarında filtrasyon, sirkülasyon ve klorlama sistemlerinin
birlikte olması gerekmektedir.
Havuz sularının bakteriyolojik, kimyasal ve fiziksel özellikleri, Sağlık
Bakanlığı'nın
389 nolu "Gıda Maddeleri ve Sulardan Numune Alma Rehberi" adlı yayınında
belirlenmiştir.
Ancak söz konusu rehberde belirlenen özellikler yeterli olmayıp, WHO'nun
önerileri doğrultusunda yeni düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
WHO'nun önerilerine göre havuz sularında bakteriyolojik yönden
incelenmesi gereken
parametreler şunlardır:
1. Koliform bakterileri,
2. Staphylacoccus faureus).
3. Saprofit bakteriler.
4. Enterekok (Fekal streptekok)
5. Psedumonas aeroginosa
Eğer havuz sularında bakteri kontaminasyonunda müsaade edilebilir
sınırların
üstünde bir sonuç elde edilirse, tekrar 300 ml. miktarında su numunesi
alınarak fekal
kirliliği belirleyecek şekilde, özellikle E. coli yönünden
incelenmelidir.
Yüzme havuz sularında WHO'nun kabul ettiği limitler aşağıda olduğu
gibidir.
1. Koliform grubundan bakterilerin sayısı: Litrede 10'u aşmayacak,
2. Stafilakok sayısı: Litrede 20'yi aşmayacak,
3. Saprofit bakterilerin sayısı: ml'de 100'u aşmayacak.
Tatlı su ile doldurulmuş havuz sularında koliform bakterilerinin sayısı
litrede 10'u
aşmayacaktır.
Deniz suyu ile doldurulmuş havuz sularında koliform bakterilerinin
sayısı litrede
100'ün altında, enterekok ise 50'nin altında olmalıdır.
Ayrıca havuz sularında patojen bakteriler bulunmamalıdır.
18
2.2. YASAL DÜZENLEMELER
Yüzme havuzlarının denetimi ile ilgili yeterli sayıda mevzuat
bulunmamaktadır.
1947 tarihinde Sağlık Bakanlığı'nca yayınlanan "Yüzme Havuzlarının Tâbi
Olacağı
Esas ve Şartlara Ait Talimat" (Ek :1) ve 14.10.1993 gün ve 21728 sayılı
Resmi Gazete'de
Turi2m Bakanlığınca yayınlanan "Turizm Yatırım ve İşletmeleri
Nitelikleri
Yönetmeliği sorunun çözümüne katkıda bulunmaktadır. Aslında 1947 tarihli
talimat
diğer yönetmelikten daha kapsamlı ve işin sağlık boyutuna ağırlık veren
bir talimattır.
Denetim, Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile 181 sayılı Sağlık Bakanlığı'nın
Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamedeki genel hükümlerden
hareketle
sağlık açısından yapılmaktadır.
Turizm Bakanlığı'nca yapılan denetim İse Yüzme Havuzlarının tesis
içindeki fiziki
nitelikleri ve turistik özellikleri ile ilgilidir.
19
Ek:1
T.C.
SAĞLIK VE SOSYAL YARDIM BAKANLIĞI
SAĞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
YÜZME HAVUZLARININ TABİ OLACAĞI ESAS VE ŞARTLARA AİT TALİMAT
Madde -1:
a) Yüzme havuzlarıyla, buna bağlı olan soyunma yerleri, helalar, duşlar,
giriş ve
çıkış yollan, dolaşma yeri, seyirci yerleri, yüzme havuzunun
işletilmesi, ilk yardım ve
sıhhî imdat teşkilleri bu talimatta yazılı esaslara göre inşa edilecek
ve halen mevcut
havuzlar da buna göre tamamlanacak veya ıslah olunacaktır.
b) Yüzme havuzlarının, umumi sağlığı tehdit edeceği herhangi bir mahzur
taşımasına müsaade edilmeyeceği gibi, alelumum
spor alanlarının
sıhhi şartlarını da
haiz olması lâzımdır. Bilhassa sarı ve intani hastalıklarla bir çok göz,
kulak, burun ve
deri hastalıklarının doğrudan doğruya bulaşmasına sebep olabilecek yüzme
havuz
larının daha sıkı bir murakebe ve kontrol altına alınması mecburidir.
c) Yüzme havuzları projeleri, bu talimat hükümlerine göre hazırlanacak,
tetkik ve
tasdik olunmak üzere Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına
gönderilecektir.
d) Bu talimatta yazılı şartlar kapalı ve açık bütün yüzme havuzlarına
şamildir. Te
davi maksadıyla yapılmış olan bina dahilindeki sıcak su havuzları bunun
dışındadır.
e) İşletme esnasında yapılacak kontrollerle, havuzların bu talimata
uygun hareket
etmeleri mahalli belediyelerce temin edilecektir.
Madde - 2: Yüzme Havuzlarının Ölçüsü
Havuza verilecek azami su miktarına göre
a) Uzunluk; yüzme müsabakaları yapılacaksa havuzun boyu 25, 33, 30 ve 50
metre gibi yüzün tam bir bölümüne müsavi olacaktır.
b) Genişlik Boyun 1/2 veya 1/3'ü kadar olacaktır {bilhassa genişliğin
yüzme
müsabakalarında önemi olduğundan her yüzücü için 1,5 metre genişlik
kabul edilmeli
dir.)
c) Derinlik: En az derinlik 0.90 -1,5 metre olacaktır. Manken kurtarma
ekzersizleri
için bu derinlik 2,5 metre, 3 metre yüksekliğe atlamalar için 3 - 3,5
metre ve daha
yüksek atlamalar için ise derinlik atlama irtifakına göre artırılır.
20
d) Hacim: Havuza verilebilecek suyun miktarı (yani saniyede litre olarak
miktarı)
na bağlıdır. Buna göre yüzme havuzunun hacmi, gelen suyun 6-12 saatte
tamamen
havuzu doldurabileceği kadar olacaktır.
e) Yüz ölçüsü: En kalabalık zamanda havuz içinde ve kenarında bulunacak
kim
selerin hepsi birden hesaba katılmak suretiyle insan başına en az iki
metre kare su
sathi edilecektir.
f) Su miktarı: Yüzme havuzlarının suyu daimi akımlı olarak bir taraftan
girip mu
kabil taraftan çıkacak şekilde verilecektir.
Verilecek suyun miktarı {yani havuz suyunun devri) içinde bulunan yüzücü
adedine
göre tayin edilir.
Havuza verilecek su miktarını tesbit etmek için yüzücü başına saatte 1,5
m ve 3
m su verilmesi esas olmalıdır. Suda klor veya buna benzer dezenfektan
maddeler emniyet
dozu teşkil edecek miktarda (serbest klor için 0,2 mg/L bulunuyorsa
havuzdaki
yüzücü başına saatte 0.5 m3 su verilmesi gerekir. Ancak suyun
verilmesinde kullanılacak
ölçü ne olursa olsun kontrol miyarı, herhangi bir anda havuzdan çıkmak
üzere olan suyun bakteriyolojik vasfıdır.
Madde - 3: Havuzun Yapılışına Ait Diğer Şartlar
a) Kenar duvarları: Şakuli olacaktır.
b) Köşeleri keskin olmayıp kavislendirilmiş hale getirilmiş olacaktır.
c) Taban: Meyli %7'den fazla olmayacak 1,5 metreden sığ yerlerde ani
düşüşler
(sekiler, basamaklar) bulunmayacak meyli boşaltma ağzına doğru yani
akıntılı ola
caktır.
d) Taban ve duvarlar açık renkli veya kolay temizlenir şekilde yapılmış
olacak. Su
nüfuz etmeyecek, kaypak olmayacak.
e) Havuzun derinliği, yan duvarları üzerinde (bilhassa 1,5 metreden daha
derin
yerlerde) işaretlenmiş olmalıdır.
Madde - 4: Suyun Giriş Ağzı:
Havuzun eni üzerinde bulunur. Genişliği 6 metreye kadar olan havuzlarda
giriş
ağzı tek olacak ve bundan geniş havuzlarda ise her 6 metre için ikinci
bir ağız bulunacaktır.
Bu ağızdan havuza giren suyun akış istikameti çıkış ağzına lağım olacak
ve bu
suretle suyun kolayca değişmesi temin edilecektir.
Giriş ağzı tabanın 20-25 santim üzerinde bulunacak, yani su zemine yakın
bir
yerden girecektir.
21
Madde - 5: Suyun Çıkış Ağzı:
Giriş ağzının karşısında su sathına 20 santim yakında bulunacak ve
ayrıca
havuz suyunu 4 saatte tamamen boşaltabilecek kabiliyette dip savakları
olacaktır. Dip
savakları ve çıkış ağızları ıskaralı olacak.
Iskara sathi bağlı bulunduğu boru maktaının en az 10 misli olacaktır.
Tıkanma
neticesinde lâğım sularının geriye teperek yüzme havuzuna girmesine mâni
olmak için
çıkışlar doğrudan doğruya lâğım mecralarına bağlanmayacaktır.
Madde - 6: Taşma Oluğu:
Havuzun etrafında ve bütün çevresi boyunca âzami su seviyesinde bir
taşma
olduğu bulunacaktır. Bu oluğun tabanında her 3 metrede bir mecra ağızlan
yapılacaktır. Bu oluklar duvarın içinde veya biraz çıkıntılı
yapılabilir.
Madde - 7: Merdivenler ve Atlama Kulesi:
a) Havuza girip çıkmak için en az karşılıklı iki kenarda merdivenler
bulunacak ve
bu merdivenlerin iki yanı tutunaklı olacak, basamaklar kaypak
olmayacaktır.
b) Atlama kulesi ise çok sağlam yapılacak, sarsıntılı olmayacaktır.
Yukarıda 2 nci
maddede yazılı olduğu üzere kulenin yüksekliği ile havuzun atlama
derinliği arasındaki
nisbet daima ehemmiyetle göz önünde tutulacaktır.
Madde - 8: Gezinti Yeri:
Havuzun çevresinde yeter genişlikte, kolay temizlenir, kaypaklık yapmaz
ve hafif
(%2) meyli olan bir gezinti veya dolaşma yeri yapılacaktır. Havuzun
kenarında
yapılacak 10 santim yüksekliğinde bir bordür ile gezinti yerinin su veya
diğer pisliklerinin
havuza karışması önlenecektir. Gezinti yerinin çevresi tel veya
parmaklıkla tahdit
edilecek, yalnız havuza geçit yerleri açık bırakılacaktır.
Madde - 9: Soyunma Yerleri:
a) )Erkek ve kadınlar için ayrı ayrı bulunacaktır.
b) En kalabalık zamanda ihtiyacı karşılayacak kadar geniş olacak ve
izdihama
sebebiyet vermeyecektir.
c) En kalabalık zaman göz önünde tutularak lüzumu kadar sağlam ve kolay
te
mizlenir elbise dolabı bulunacak.
d) Soyunma yerlerinin zemini açık renkli, çatlaksız, kolay temizlenir,
yıkanır ve
%2 meyilli olacaktır. Kaypak olmayacaktır.
22
e) Soyunma yerleri kapalı ise kolay havalandırılabilir tertibatı haiz
olacak ve her
zaman su verilebilecek hortumlu muslukları bulunacaktır.
Madde -10: Duş Yerleri ve Geçit Çukuru:
a) En kalabalık zaman göz önünde bulundurularak en az 30 kişiye bir duş
kurula
caktır.
b) Kadın ve erkek duş yerleri ayrılmış olacaktır.
c) Duş suyunun sıcaklığı ayarlanabilecek şekilde olacak ve her şahıs
için en az
15 litre su verilecektir.
d) Havuza girecek yüzücülerin mecburi olarak duş altından geçmelerini
temin
edecek şekilde bir geçit yeri yapılacaktır. Bunun için duşlar havuza
girilecek yollar
üzerine konulacaktır.
e) Bu geçit yolunda 2 metre uzunluğunda, geçit yeri genişliğinde ve
10-12 santim
derinliğinde ve içerisi dezenfektan bir mayi ile doldurulmuş bir geçit
çukuru buluna
caktır.
(Bundan maksat yüzücülerin parmak aralıkları ve ayaklarının dezenfekte
edilmesi
ve havuzun herhangi bir enfeksiyondan korunmasıdır.)
Yüzme havuzuna yukarıda yazılı geçit yerlerinden başka bir yol
olmayacaktır.
Madde-11: Helalar:
a) Helaların yeri soyunma yerine yakın olacak ve mutlaka duş
mahallerinden
daha evvel uğranacak bir yerde bulunacaktır.
b) Helalar sıhhî bütün şartları haiz olacak (zemin ve duvarların kolayca
dezenfek
te edilebilmesi, rezervuarları bulunması vs. gibi.)
c) Kadınlar kısmında en az kırk kadına bir ve erkekler kısmında da
altmış erkeğe
bir hela ve bir İdrarlık düşecektir.
d) Ayrıca seyirci yerlerinde de ihtiyacı karşılayacak kadar hela, lavabo
ve idrarlık
yapılmış olacaktır.
e) Hela ve lavabolarda bol ve temiz su bulundurulacaktır.
Madde -12: Seyirci Yerleri:
a) Seyircilerin havuz kısmına girmeleri tamamen yasak edilecektir. Bunun
için se
yirci yerleri ile havuz kısmı gezinti yerinde yazılı olduğu üzere tecrit
edilmiş olacaktır.
b) Seyirci kısmının antresi ve yolları tamamen ayrı bulunacaktır.
23
Madde -13: Yüzme Havuzuna Verilecek Suyun Kalitesi:
a) Fiziki ve bakteriyolojik vasıfları itibariyle havuza verilecek su
içme suyu
evsafında olacaktır, (berrak, renksiz, kokusuz, tortusuz ve
bakteriyolojik bakımdan
temiz olacaktır ve göz, kulak, burun ve deriyi tahriş etmeyecek...)
b) Sıcaklığı 27°C dereceyi geçmeyecektir. Havanın sıcaklığı ile suyun
sıcaklığı
arasında fazla fark olmayacaktır.
c) Havuz suyunun litresinde azami 40ıdan fazla koli basili
bulunmayacaktır. Bu
durum zaman zaman yaptırılacak bakteriyolojik muayenelerle kontrol
edilecektir.
d) Havuzdan çıkan sular tasfiye edilerek tekrar havuza verilecekse,
litrede daima
0,2-0.5 miligram serbest klor bulundurulacaktır. (Serbest klor miktarı
litrede hiç bir
zaman 0.5 miligramı geçmeyecektir.)
e) Bundan evvelki (d) fıkrasında yazılı tasfiye işinin projesi bir
mütehassıs
tarafından hazırlanacak ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'nın tetkik
ve tasvibine
arzolunacaktır. Bunlar temin edildikten sonra tasfiye işinin mesul ve
bilgili bir kimse
tarafından idaresi lazımdır.
f) Yüzme havuzuna bol su verilebilecek durumda olan yerlerde tasfiye
usulü
kabul edilmez.
Madde - 14: Bina Dahilinde Yapılacak Yüzme
Havuzlarının Işık ve Havalandırılması:
a) Geceleri bol ışık temin edilecek, ayrıca havuzun içi de gizli
elektrik lambalarıyla
aydınlatılacaktır. Soyunma ve giyinme yerlerinin de kâfi derecede
aydınlatılması mecburidir.
b) Bina dahilindeki havuzların kolaylıkla ve bol miktarda
havalandırılması temin
edilecektir.
c) Bu gibi havuzlar (soyunma ve giyinme yerleri dahil) kışın teshin
edilecektir.
d) Kışın yüzme havuzu ile soyunma yerlerinin sıcaklığı düşürmemek üzere
fenni
bir şekilde devamlı olarak havalandırılacak tertibatı haiz olacaktır.
Madde -15: Yüzme Havuzunun İşletilmesine Ait Şartlar:
Yüzme havuzlarının yalnız iyi inşa edilmesi ve yeter miktarda su temin
edilmesi
kâfi değildir; sıhhî şartlara ve emniyet tedbirlerine uyularak
işletilmesi lâzımdır.
a) Havuza girip çıkan suyun ayarlanmasından, umumi temizliğinden,
sorumlu,
işten anlar bir memur yüzme saatlerinde devamlı olarak iş başında
bulunacaktır.
24
b) İp, yüzer duba, simit ve sair gibi can kurtarmağa mahsus malzeme ile
ilk sıhhî
yardıma hazır vaziyette bulunacaktır.
c) Yüzücülerin temiz ve sade mayolarla havuza girmeleri sağlanacak,
kedi,
köpek ve sair hayvanların havuz ve soyunma kısmına götürülmesine mâni
olunacaktır.
İdare tarafından verilen mayolar her defasında sıcak su ve sabunla
yıkanacaktır.
d) Bütün yüzücüler havuza girmeden evvel duş almak ve ayak banyosu
havuzu
nun içinden geçmek mecburiyetindedirler. Vücudunda yara, şüpheli
bereler, sargı
veya görünür kir bulunanlar yahut sair hastalığı olduğu belli olanlar
havuza sokulma
yacaktır. Hiç kimse ayakkabı ile havuz kısmına giremez. Havuz kısmına
yiyecek ve
içecek getirmek yasaktır.
e) Herhangi bir sebeple havuz kısmından dışarı çıkanlar tekrar bu kısma
girme
den evvel ayak banyosundan geçmek zorundadırlar.
f) Yüzücülerin duşdan evvel helaya girmeleri muvafıktır. Duştan sonra
helaya gi
renler tekrar duş almak mecburiyetindedirler.
g) Havuz suyuna işemek, tükürmek, sümkürmek veya pislik atmak ve
herhangi
bir şekilde uygunsuz hareket etmek yasaktır. İhtara rağmen uygunsuzluk
edenler
dışarıya çıkarılır.
h) Bütün tesis dahilinde riayet edilecek nizam ve kayıtlar göze kolayca
çarpan
afişler halinde münasip yerlere konacaktır.
i) Havuzun suyu haftada bir defa (tercihan pazarı müteakip) boşaltılarak
umumi
bir temizlik yapılacaktır. Duvar ve taban yüzleri görünür bir kir
kalmayacak şekilde
iyice ovulacak ve fırçalanarak temizlenecek, pis sular tamamıyla
aktıktan sonra havuz
yeniden temiz su ile doldurulacaktır.
j) Soyunma yerleri, helalar duş yerleri, dolaşma yeri ve saire daima
temiz tutulacak
ve her akşam kapanma saatinden sonra bol su ite temizlik yapılacaktır.
Hafta
başında dolaplara, soyunma yerlerine ilâç püskürtülerek burada bulunması
melhuz
haşereler itlaf edilecektir. Kapalı kısımlar sık sık
havalandırılacaktır.
k) Kumluk varsa bu kısım havuzdan tamamiyle hariç olacak ve kumda
yatanlar
havuza girebilmek için duş yapmak ve ayak banyosundan geçmek
mecburiyetinde
olacaklardır.
Madde -16: Çocuk Havuzları:
Hiç bir yerinde su derinliği 0.80 metreden fazla olmayan havuzlar çocuk
havuzu
karakterini taşır. Yüzme havuzlarında sözü geçen yıkanma, soyunma
yerleri, helalar,
ayak banyoları ve işletme hususunda konan kayıtlar aynen bu havuzlarda
da caridir.
Bunlardan başka:
a) Çocuk havuzlarında çıkan sular pis su mecralarına verilecek, bu
sulardan tas25
fiye edilerek dahi tekrardan istifade edilmeyecektir.
b) Bu havuzlar asgari günde bir defa boşaltılarak temizlenecek ve ertesi
günü
açılma saatinden biraz evvel doldurulacaktır.
c) 10 yaşından büyük çocukların bu havuzlara girmemeleri daha uygundur.
d) Çocuk havuzları büyüklere mahsus yüzme havuzundan tamamiyle ayrılmış
olacaktır.
26
3. KAPLICA VE İÇMELER
3.1. Tanımlar
Şifalı Su: 1. Tedavi değerini haiz olduğu denemelerle ispat edilmiş
bulunan
doğal sulara denir.
2. Bir yerde doğaya bağlı ve özel hassaları dolayısıyla doğal
bileşiminde herhangi
bir değişiklik yapılmadan bilimsel olarak tedavi edici olan veya tedavi
etmesi beklenen
hidromineral kaynaklardır.
3.2. Kaplıca Türleri
Kaplıca ve maden suları, yeryüzüne çıkış şekillerine göre adi kaynaklara
benzer
biçimde sınıflandırılabilir.
Bu sınıflandırmada:
1. Fissür çatlak kaplıcaları: Kayaçların fissür ve çatlaklarından
çıkanlar;
2. Fay kaplıcaları: Faylar boyunca çıkanlar;
3. Değme (kontakt) bölgesi kaplıcaları: Farklı litolojideki kayaçların
değme yerle
rinden çıkan sıcak sular;
4. Kıvrım kaplıcaları: Kıvnmlardaki geçirimli tabakaların içinden geçip
çıkan
kaplıcalar;
5. Alüvyon kaplıcaları: Alüvyoner örtü tabakaları içinde görülen, alttan
ya da yan
lardan gelen sıcak sularla beslenen sıcak su kaplıcaları,
3.3.Kaplıca Sularının Fizikokimyasal Özellikleri
Kaplıca sularının en önemli özellikleri:
1. İçerlerinde erimiş tuzların,
2. Gaz ve buharların bulunması,
3. Sıcaklıkları,
4. Radyoaktif olması,
5. Suda erimeyen maddeleri kapsamalarıdır.
Yerkabuğu içinde yüksek basınç ve sıcaklık altında bulunan bu sular
yeryüzüne
doğru yükselirken basınç ve sıcaklıkları azalır, dolayısıyle içlerinde
erimiş maddeler
çökelmeye başlar, yer yüzüne çıkınca da gazlar uçar, sıcaklıkları daha
da düşer ve
içerilerinde fazla miktarda erimiş halde bulunan madde artıkları
çökelir. Karakteristik
şekilde oluşan travertenler, albatırlar, gayzerler (silisli çökeltiler),
demir ve kükürt oksitli
çökeltiler bunlara örnektir.
27
3.4. Kaplıcaların Sınıflandırılması
Yer altından çıkan suları ve bunlar arasında ayrı bir önemi olan kaplıca
sularını
çeşitli şekillerde sınıflandırmak mümkündür.
Genel olarak yeraltından çıkan sular:
1. Sıcaklıklarına,
2. Çıkış bölgelerine,
3. Çıkış yerlerinin jeolojisine,
4. Kimyasal bileşimlerine,
5. Biyolojik ve tıbbi özelliklerine ve radyoaktivitelerine göre
sınıflandırılabilir. Bu
sınıflandırmalar, suların jeolojik oluşumları ya da iyileştirici yönleri
düşünülerek
yapılmıştır.
3.5. STANDARTLAR
A. Şifalı Suyun Özelliği: Bir suyun şifalı olduğunun kabul edilebilmesi
için
aşağıdaki üç özellikten en az birinin bulunması gerekmektedir.
1. Litrede bir gramın üstünde mineralizasyon bulunmalı,
2. Eşik değerin üstünde H2S, CO2 veya Radon gibi gazların bulunması,
3. Suyun sıcaklığının 20°C nin üstünde olması,
B. Kaplıcaların İhtiva Etmeleri Gereken Asgari Tesisler
1. Umumi Havuzlar (Genel Kür Havuzları)
2. Özel Banyolar
3. Basınçlı duşlar
4. Fizik Tedavi Bölümü
5. Masaj Bölümü
6. Beden Eğitimi Salonu
C. İçmelerin İhtiva Etmeleri Gereken Asgari Tesisat ve Malzemeler
1. Hasta sayısına uygun çeşmeler
2. İçme için yeter miktarda ve standart ölçüde bardaklar
3. Hasta sayısına uygun helalar
28
4. İçme hekiminin tavsiye ettiği miktar ve kullanım şeklini bildirir
fişler
5. Hastalara verilen bardakların tekniğine uygun temizlenmesi için
gerekli tesisat
3.6. Kaplıca Ve İçmelerle İlgili Yasal Düzenlemeler
3.6.1. Görevin İçeriği:
Görevin içeriği şifalı özelliklerinden halkın yararlanması için Sağlık
Bakanlığı'nca
işletme belgesi verilmiş kaplıca ve içmelerin her türlü sağlık
koşullarını haiz bulunmalarını
sağlamak; veya kaplıca, içme suyu, çamur gibi maddeler veya solunum yolu
ile
veya mekanik ve elektrikli araçlarla masaj ve beden eğitimi gibi
yöntemlerle, insan
sağlığını koruma ve tedavi amacı taşıyan uygulamalardan birinin veya bir
kaçının
yapıldığı konaklama tesisleriyle ilişkili sağlık tesislerinin mevzuatta
belirtilen esas ve fiziksel
niteliklere uygunluğunun temin edilmesidir.
3.6.2. Mevzuatın Yapılmasını Belirlediği Hususlar:
1. Şifalı özelliği kabul edilmiş olan kaplıcalar etrafında bir koruma
bandı tesis
sahip veya kiracılarından Sağlık Bakanlığı'nca talep edilebilir. (Umumi
Hıfzısıhha Ka
nunu. 204)
2. Sağlık Bakanlığı şifalı özelliklere sahip içme ve kaplıca
mahallerinde teknik hu
suslardan da sorumlu olmak üzere Bakanlıkça ihtisası tasdikli bir
doktorun istihdamını
sahip veya kiracılarından talep edebilir. Bu taktirde görülecek lüzum
üzerine daimi
veya tedavi mevsiminde olmak üzere ihtiyaca göre bir veya bir kaç
doktorun tayini zo
runludur. (Umumi Hıfzısıhha Kanunu. 205).
3. Kaplıcalar ve içmelerde müessese doktoru tarafından tedaviye
başlanırken te
davi esnasında ve sonunda hastaların tansiyon, kan, idrar, vb. durumları
gerektiğinde
kontrol edilebilecek gerekli araç ve gerecin bulunduğu bir laboratuvar
kurulacaktır.
(Fizyoterapi ve Bunlara Benzer Müesseseler Hakkında Nizamname 9)
4. Sağlık Turizmi tesislerine Turizm Bakanlığınca Turizm Müessesesi
İşletme
Belgesi verilebilmesi için denetleme ekibinde Sağlık Bakanlığı denetçisi
de bulunur.
(Turizm Müesseseleri ve Nitelikleri Yönetmeliği 24, 2. paragraf) Sağlık
Turizmi tesisle
rin de Sağlık Bakanlığından alınmış işletmeye açılabilirlik belgesiyle
belgelendirilmiş
olması zorunluluğu vardır. (a.a.Y.24/5. Par.)
5. Sağlık Tesislerinin gerçekleştirileceği kaplıca ve içme merkezlerinde
(1) 927 sayılı Kanuna aşağıdaki kanunlar eklenmiştir:
28.12.1934 gün ve 2376 sayılı kanun. 11.6.1935
gün ve 2809 sayılı kantin. 17.6.1942 gün ve 4268
sayılı kanun.
29
yapılaşmanın Maden Tetkik ve Arama Enstitüsünce hazırlanmış ya da
onaylanmış
hidrojeolojik raporlarda belirtilen kaynak koruma alanlarına ilişkin
yasaklara uyması ve
koruma alanlarının vaziyet plânlarında gösterilmesi gerekir. (Turizm
Müesseseleri ve
Nitelikleri Yönetmeliği 6/c.2)
3.6.3. Mevzuatın Yapılmasını Menettiği Hususlar:
1. Şifalı özellikleri veya tesisatın tekniğine uygun olduğu tasdik
edilmeyen
kaplıcalara tedavi amacıyla kişiler kabul edilemez (Umumi Hıfzısıhha
Kanunu. 200).
2. Kaplıca koruma alanı içinde her çeşit yeraltı toprak işleme ve sondaj
yapılması
yasaktır (Umumi Hıfzısıhha Kanunu 204).
3. Sağlık Turizmi tesislerinde kaplıca ve içme suyu tedavi birimlerinin
dışındaki
yatak, lokanta, mutfak vb. birimlerde kesinlikle kullanılamaz (Turizm
Müesseseleri ve
Nitelikleri Yönetmeliği Madde 40/XI).
3.6.4. Sorumlu Birimler
Merkezi Yönetim
1. Kaplıcaları işletmek için özel kanunlarına göre gerekli izin ile bu
suların şifalı
özelliklerinin Sağlık Bakanlığı'nca onaylanması gerekmektedir. (Umumi
Hıfzısıhha Ka
nunu 200)
2. Kaplıcalar sağlık açısından Sağlık Bakanlığı'nın denetimine tabidir
{Umumi
Hıfzısıhha Kanunu 202).
3. Sıcak ve soğuk hamamlar ile içmeler tesisi ile ilgili sağlık
düzenlemeleri yap
mak ve denetlemek görevi Sağlık Bakanlığı'na verilmiştir (181 sayılı
K.H.K. 9/e).
3.7. Mevzuat
3.7.1. Kanunlar
1. Umumi Hıfzısıhha Kanunu
(Kanun No: 1593) Madde: 200, 201, 202, 204, 205, 208, 210
2. 927 sayılı Sıcak ve Soğuk Maden Sularının İstismarı ile Kaplıcalar
Tesisatı
Hakkında Kanun (30.6.1926 gün ve 408 sayılı Resmi Gazete) (1) Madde Ek.
5 5 ve 6.
paragraflar.
3.7.2. Kanun Hükmünde Kararnameler:
181 sayılı Sağlık Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde
30
KAPLICA SULARININ KİMYASAL BİLEŞİMLERİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI
Grup Tam Tip Karışık Tip
Bikarbonatlı Kalsiyum
Sodyum
Klorürlü
Magnezyumlu
Klorürlü
Sodyumlu Sodyumlu
Kalsiyumlu
Sülfattı Karışık Klorürlü
Karışık Karbonatlı
Sodyumlu
Kükürtlü Kalsiyumlu
Klorlu-Kükürtlü
Mineralli Demirli Nitratlı
Bakirli Manganlı
Arsenikli
Selenitli
Oligomagnezyumlu
lyodlu
Borlu
Zayıf
Mineralli
{Kaynak: Erguvanlı, K-Yüzer, E: Yeraltısuları Jeolojisi (Hidrojeoloji),
İstanbul Teknik
Üniversitesi, Maden Fakültesi, İstanbul, 1984)
31
Kararname {14.12.1983 gün ve 8251 sayılı R.G. Mükerrer) Madde 9/e.
3.7.3 Tüzükler:
Fizyoterapi ve Bunlara Benzer Müesseseler Hakkında Nizamname
{12.10.1957 gün ve 9730 sayılı R.G).
3.7.4. Yönetmelikler:
1. Çevre Sağlığı Memurları Yönetmeliği
(14.8.1965 gün ve 12075 sayılı R.G.) Madde Il/A.b
2. Turizm Müesseseleri ve Nitelikleri Yönetmeliği
{16.1.1980 gün ve 16871 sayılı R.G) Madde 6, 24, 40
3.7.5. Protokol
3.4.1984 tarihinde Sağlık Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı arasında
imzalanan protokol.
3.8. Denetim ve Yaptırım
Kaplıca ve içmeler İle buna benzer tesislerin sağlık düzenlemesi ve
denetiminin
Sağlık Bakanlığı_____'nca yapılacağı, Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nda
belirtilen hükümlere
aykırı durumlarda aynı Kanunun 282 inci maddesinde belirtilen hükümlerin
uygulanacağı
mevzuatta yer almaktadır.
32
KAPLICA SULARININ ULUSLARARASI TIBBİ HİDROLOJİ DERNEĞİ
TARAFINDAN ÖNERİLEN SINIFLANDIRMASI
A. Litrede asgari 1 gram erimiş madde miktarına veya an az %20 milival
kıymetindeki iyonlara göre:
1. Klorürlü sular : a) Na-Klorürlü sular
b) Ca-Mg klorürlü sular.
2. Bikarbonatlı sular : a) Na bikarbonatlı sular,
b) Ca ve Mg bikarbonatlı sular.
3. Karbonatlı sular :
4. Sülfatlı sular : a) Na-sülfatlı sular,
b) Mg ve Ca sülfatlı sular.
B. Az miktarlardaki unsurlarla etkili olan sular
1. Demirli - çelikli sular : 10 mg/litre Fe (İsviçre'de 5 mg/lit)
2. Arsenikli sular : 0,7 mg/lit. As (isviçre'de 0,2 mg/lt)
3. İyodlu sular : 1,0 mg/lit I (1 mg/lit)
4. Kükürtlü sular : 1,0 mg/lit litre edilebilir kükürt
5. Radyum-emanasyonlu
sular : Litrede 80 mach ünitesi veya 29,12 Nano-Curie.
6. Radyumlu sular : 10-7 Ra/Lit.
C. Karbogazöz sular: 1,0 g/lit, serbest CO2 (İsviçre'de 0.25 gr-125 cc)
D. Termal sular: 20 derece santigrat üstünde sıcaklığı olan sular
E. Tuzlar: Ortalama 260 milival Na ve C! (15 gr/litrede NaCl'e tekabül
eder).
(Kaynak: Erguvanlı, K-Yüzer, E: Yeraltısuları Jeolojisi (Hidrojeoloji),
İstanbul Teknik
Üniversitesi, Maden Fakültesi, İstanbul, 1984)
33
4. SU
SPORLARI
GÜVENLİĞİ
Ülkemizde suda boğulmalarla ilgili güvenilir rakamlar bulunmamaktadır.
ABD'de
kaza sonucu ölümlerin üçüncü nedeni suda boğulmalardır.
Güvenli yüzmenin temel kuralı yüzmenin öğrenilmesi ve güvenlik
kurallarına
uyulmasıdır. Toplum bireylerinin sistemli olarak yüzme öğrenmesini
sağlayacak bir
yaklaşım en iyisidir. Ancak bunu sağlamak önemli bir organizasyon
gerektirdiğinden
gelişmekte olan ülkelerin çoğunda yüzme öğrenme arkadaş yardımı ile veya
kendi deneme
yanılmalarıyla kazanılan bir beceri durumunda kalmaktadır. Ancak sığ
sularda
yapılan yüzme denemeleri derin sularda, dalgalı denizde, akıntılarda
yeterli olamamaktadır.
Üstelik suyun üzerinde kalma becerisinin kazanılması yalancı bir güven
duygusu
verdiğinden tehlikeli denemelerin oranı da artabilmektedir.
Yaşlıların ve hastaların deniz ve yüzme etkinliklerinden önce hekim
muayenesi
yerinde olacaktır.
Yüzme eğitiminin ilkyardım ve kurtarma eğitimi ile birlikte olması ve
bir çok can
kaybının önlenilmesini sağlayabilecektir. Kişinin kendi güvenliğini
tehlikeye atmadan
boğulmakta olan kişilere nasıl yardım edeceği öğretilmelidir. Yüzme ile
ilgili temel kurallar
şöyle sıralanabilir:
1. Tek başına yüzülmemelidir. Yüzmeye grup halinde veya en azından
yanında
birisi olarak gidilmelidir.
2. Kurtarma işleminden sorumlu kişilerin bulunduğu yerlerde yüzmek en
ideal
biçimdir.
3. Yüzülen bölgenin tabanında ağlar, yosun yığınları olmamalıdır.
4. Ağır bir yemekten sonra yüzülmemelidir. Bu kas kramplarına neden
olabilmek
tedir.
5. Alkol içtikten sonra yüzülmemelidir. Genellikle duyuların
küntleşmesine, soğuk
duygusunun algılanmasında güçlüklere neden olabilir.
6. Yorgun ve üşüme hissi olduğu zaman yüzülmemelidir.
7. Niteliği bilinmeyen akıntıların, girdapların göründüğü hiçbir suyu
girilmemelidir.
Uyarı işaretlerine dikkat edilmelidir. Girilmez veya yüzülmez uyarısı
olan bölgelerde
kesinlikle yüzülmemelidir.
8. Dalınan suyun dibi görülmeli ve yeterli derinlikte olmalıdır.
34
9. Bilinmeyen sulara kesinlikle dalınmamalıdır.
10. Yüzme sırasında dalma tahtalarından veya atlama tahtalarından uzakta
kalınmalıdır.
11. Yüzme sırasında güneşin yakıcı etkisi farkedilmediğinden ileri
derecede
yanıklara neden olabilir.
12. Şişme botlar üzerinde esintiye açık deniz bölgelerinde veya büyük
göllerde
güneşlenmek tehlikelidir. Geri dönmeyi olanaksız kılacak kadar sahilden
uzaklaşma
riski vardır.
13. Su çevresindeki çocuklar kesinlikle denetlenebilir olmalıdır.
Telefon etme
süresi içerisinde çocuğun boğulabilmesi mümkündür.
14. Su kenarında oynayan veya bir botta bulunan çocukların mutlaka
güvenilir bir
canyeleği giymesi gerekir.
15. Boğulan bir kişinin kurtarılmasıyla ilgili ustalık sadece yüzme
becerisinden
ibaret değildir. Bu konuda özel eğitim görmek gerekir. Çünkü boğulan
kişinin birlikte iyi
yüzme bilen birini de boğabilmesi mümkündür.
16. Yeterince yüzme bilmeyen bir kişinin boğulmakta olan bir kişiye
yapabileceği
en iyi yardım bir çubuk, olta çubuğu, dal parçası uzatmak, yüzebilen bir
tahta parçası,
lastik veya varsa bidon vb. atmak biçiminde olur.
Kurtarma ve güvenlik açısından önemli olabilecek bir diğer uygulama su
altı
dalmadır. Dalma ancak tam sağlıklı kişiler için
spor
niteliğindedir.
1. Diyabeti, klastrofobisi, epilepsisi, solunum ve dolaşım sistemi
sorunları olan
kişilerin dalmaları tehlikelidir.
2. Dalma kişinin kendi kendine öğrenebileceği bir uygulama değildir.
Özel eğitim
görmeden bu uygulamadan kaçınılmalıdır.
3. Yalnız başına kesinlikle dalınmamalıdır.
4. Dalma sırasında etkin bir saat ve derinlik göstergesi gerekir. En
iyisi ne kadar
süre dalındığını ne kadar sonra çıkılması gerektiğini belirleyen
tablolar bulunmaktadır.
Bunların dikkatle incelenmesi söz konusu limitlere uyulması gerekir.
5. Dalma bölgesine gitmeden önce hava raporunun izlenmesi gerekir. Dalma
önceden planlanması gereken
sporlardandır.
35
6. Şamandıra yakınlarında, kahverengi su yosunları ile kaplı kayaların
yakınında
dalınmamalıdır.
7. Dalmadan önce dalma bölgesini gösteren dalma bayrağı veya işareti
konul
malıdır. Dalma bayrakları veya uçurtmaları havalandırılma!, yüzeyel
işaretler
yerleştirilmelidir.
8. Derinlere dalınırken kulaklarda ağrı hissi olursa burun kapanarak
kulaklara
doğru hava üflenmelidir. Bu östaki borusunun açılarak içerdeki havanın
dışardaki
basınçla eşit basınç yapmasını sağlayacaktır. Eğer bu dengelenme
sağlanmayacak
olursa 9 metreden sonra kulak zarı patlayabilir.
9. Kulak içi basınç ileri derecede nezle veya grip sırasında
dengelenemez. Nezle
ve grip olan kişilerin dalma
sporundan
kaçınmaları gerekir.
10. Komprese tanklarda 80 nitrojen ve 20 oksijen bulunmaktadır. Basınçlı
nitro
jen solunması bazan nitrojen narkozu olarak bilinen duruma yol açar.
22.5 metre veya
daha derinlere dalındığında bu durum söz konusu olabilir. Kişi birden
garip davranışlar
yapmaya, maskesini çıkartmaya, belirsiz işaretler yapmaya başlar. Böyle
durumlarda
yanındaki diğer dalgıcın söz konusu kişiyi kompresyon hastalığı
yapmayacak
ancak
mümkün olduğu kadar hızlı bir biçimde su yüzüne çıkartması gerekir.
11. Dekompresyon hastalığı dalma derinliği kadar dalma süresi ile de
ilgilidir.
Dalgıç akut kas krampları ve solunum güçlükleri hisseder. Böyle
durumlarda acil teda
vi gerekir. En yakın dekompresyon merkezinde bu sağlamak zorundadır.
Gelişmiş
ülkelerde mutlaka dalma kulüplerinde veya dalma merkezlerinin yakınında
dalınması
önerisi bu nedenledir.
12. Eğer tüpteki hava hatalı kullanmış ve çok azalmışsa bazı dalgıçlar
nefesleri
tutarak yukarı çıkmaya çalışmaktadır. Bu çok tehlikelidir. Çünkü
akciğerlerdeki hava
yukarı çıkıldıkça genişler ve akciğerlerin yırtılmasına neden olabilir.
Yukarı doğru
çıkılırken havanın yavaş yavaş üflenmesi gerekmektedir.
Sörf güvenliği ile ilgili olarak yapılması gerekenler ise şöyle
sıralanabilir:
1. Bu
spor oldukça
yeterli fizik kapasite ister. Bu
sporu yapan
kişinin iyi fiziksel
koşullarda ve yüzmede usta olması zorunludur.
2. Sörften önce tahtanın üstünün mumlanması gerekir. Ayakların kaymaması
için
bu zorunludur.
36
3. Sörf ancak bu amaçla ayrılmış bölgelerde yapılabilir. Her bölge sörf
yapmak
için elverişli değildir.
4. Sörf kayığı su dışında çok tehlikelidir. Taşırken başkalarına zarar
vermeyecek
biçimde tutulması, koltuk altında tutularak taşınması, taşınırken
başkalarının
gözetilmesi gerekir.
5. Dönme hareketi konusunda yeterli beceri kazanılması diğer sörfçülerin
veya
yüzenlerin zarar görmemesi için zorunludur. Yüzen kişilerden uzak
kalınması gerekir.
Diğer sörfçülere zarar verilmemelidir. Sörf hakkı dalganın üzerindeki
ilk sörfçüye aittir.
6. Sörf sırasında gözler tahtaya veya ayaklara dikilmiş durumda değil
çevreyi in
celeyecek biçimde olmalıdır.
7. Düşme durumlarında önce yüzme etkinliği ve güvenlik düşünülmeli,
herkesin
kendi durumunu korumaya çalışması sağlanmalı, başkasının tahtasını veya
kendi tah
tasını aramaya çalışılmamalıdır.
8. Sörf sırasında uygun biçimde giyinilmelidir. Kauçuk bermuda şortlar
ve
kauçuklu üst giyecekler en iyisidir. Rüzgarın üşütücü etkisi
unutulmamalıdır.
Su kayağı yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar:
1. Su kayağı güvenliği kayak yapan kişi kadar bottaki ve çevredekilerin
güvenliğini de ilgilendiren bir konudur.
2. Su kayağı yapanın güvenliği botu sürenin ustalığına da bağlıdır. Bu
nedenle
botta en az iki kişi bulunmalı birisi sürerken diğerinin kayak yapanı
izleyerek gereksi
nimlerine göre yönlendirmeyi sağlaması zorunludur.
3. Suda yüzenlerin uzaklaşması onlara yaklaşılması gerekir.
4. Kayalardan ve şamandıralardan uzak kalınmalıdır.
5. Kalkış ve yavaşlama işaretlerine dikkat edilmelidir.
6. Geniş ve giderek genişleyen yaylar çizilmelidir. Kayak düşer düşmez
onu kur
tarmak üzere dönülmelidir.
7. Botun ya oturarak veya oturma koltuğunun arkasında durarak sürülmesi
gere
kir. Her zaman koltuğa düzgün oturulmalı ve aynadan izlenmelidir.
8. Kayak yapanların kendi ve çevredekilerin güvenliğinden sorumlu olduğu
unu
tulmamalıdır.
37
9. Düşme sırasında kollarını veya kafalarını kaldırarak yerlerini
belirtmeleri gere
kir.
10. Su kayağı yapan kişinin yüzmede usta olması gerekir.
11. Ağır bir yemekten sonra su kayağı yapılmamalıdır.
12. Alkollü iken su kayağı yapılmamalı veya bot sürülmemelidir.
13. Aşırı yorgun ve üşümüş durumda iken su kayağı sürdürülmemelidir.
14. Kayaktan önce tüm araç gerecin gözden geçirilmesi gerekir. Bu amaçla
bir
denetim listesi hazırlanmalıdır.
15. Su kayağı yapanların ve bottakilerin her zaman cankurtaran yeleği
giymeleri
gerekir.
16. Bulutlu havalarda da yanılabileceği serin havalarda iteri derecede
üşünülebileceği unutulmamalıdır.
17. Sahile yaklaşıldığında sahile paralel kayılmalı ve yavaş hareket
edilmelidir.
Yüksek hızla sahile doğru gelinmelidir.
18. İpin ele veya bileğe dolanmaması, gerektiğinde hemen bırakılması
gerekir.
19. Su kayağı her zaman gündüz yapılmalıdır. Bilinmeyen ve derin olmayan
su
larda su kayağı yapılmamalıdır.
Kayık güvenliği:
Kayık güvenliği için aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:
1. Herkesin mutlaka cankurtaran yeleği giymesi ve fırlatılabilir bir
cankurtaran si
midi bulundurulması zorunludur.
2. Hayat kurtarıcı araç ve gerecin kolay ulaşılabilir hemen
kullanılabilir biçimde
bulundurulması zorunludur.
3. Çocukların ne kadar aktif olurlarsa olsunlar suda kolay yoruldukları
unutulma
malı, mutlaka canyeleği giymeleri gerekir.
4. Kullanılan can yeleklerinin ve diğer güvenlik araçlarının sürekli
kontrol edilme
si, standardının uluslararası kurallara uygun olması gerekir.
5. Kayıkta yangın söndürücü bulunmalıdır.
38
6. Denizci feneri bulundurulmalıdır.
7. Kapalı botların iyi havalandırılması sağlanmalıdır.
8. Boynuz veya düdük gibi sesli işaret vericiler bulundurulmalıdır.
(Bazı ülkelerde
4.8 metreden büyük bütün botlar için bu zorunlu sayılmaktadır.)
9. Giyeceklerin su geçirmeyen torbalarda saklanması yerinde olacaktır.
10. Bot sürücülerinin kaymayan özellikte ayakkabılar giymesi gerekir.
(Islak
yüzeyde kayan ayakkabılar önemli bir tehlike nedenidir.) Lastik çizme
sakıncalıdır.
11. Güneş gözlüğü gözlerin korunması açısından önemli olabilir.
Turistik tesislerin işletmecileri ve yöneticileri söz konusu
uygulamaların araçlarını
bulundurmakla yetinmektedirler. Güvenlikle ilgili sorumluluk turistik
tesis sahiplerine
aittir. Deneyimsiz turistlerin söz konusu araçları bilinçsizce
kullanmaları engellenmelidir.
Gerekirse konuyla ilgili eğitim hizmeti özendirme olarak veya ücreti
karşılığı sunulmalıdır.
Söz konusu
sporları
yapanların sadece yüzen kişilerin güvenliğini tehlikeye
düşürmemesi gerekir. Her türlü araç ve
sporun her koy ve
sahile uygun olmadığı bilinmelidir.
Gerekirse konuyla ilgili teknik kişilerden bilgi alınmalıdır.
Kuruluş personelinin ilkyardım konusunda bilgili ve deneyimli olması
gerekir. Etkinlikleri
izleyenlerin sistemli olarak gözlenmesi, tehlike anında kurtarma
çabalarının
hemen başlanması gerekir. Kişilerin kaza geçirme taklidi yapmaları bazan
gecikme
nedeni olabilmektedir. Taklit sanıldığında dahi kurtarma hareketi
başlatılmalıdır. Kurtarma
işleriyle görevli kişilerin alkol alması engellenmelidir.
Kayak
Teknik kuruluşlar söz konusu uygulamalarla ilgili güvenlik
standartlarını belirlemeli,
anlaşılabilir kolay okunabilir materyaller halinde turizm
kuruluşlarından yararlanan
kişilerin bilgilendirilmesi amacıyla kullanmalıdırlar.
Sadece bunlar yeterli olmayabilir. Kanolar ve diğer su
sporu araçlarının
tümünün
güvenlik ilkeleri iyi bilinmeli, bakım ve onarımlar zamanında
yapılmalıdır. Sadece bunlar
yeterli olmaz. Su kazalarının büyük çoğunluğu hafif yaralanmalarla
atlatıldığından
genellikle herhangi bir kayıt söz konusu olmamaktadır. Ancak küçük
kazaların artışı
oranında ölümle sonuçlanabilecek kaza riskinin yükseldiği
unutulmamalıdır.
39
Güvenli yüzme:
Yüzme becerisinin kazanılmasıyla birlikte bir takım su
sporları gündeme
gelmektedir.
Turistik kuruluşlar sörf, su kayağı, vb. gibi bazı araç gereçleri
bulundurmayı bir
standart faktörü saymakla yetinmektedirler. Yüzen kişilerin güvenliğini
sağlayacak
bölge belirlemeleri, deneyimsiz kişilerin eğitimini sağlayacak
olanaklar, denetim ve
bakım, kurtarma etkinliği açısından gözetleme gözardı edilmektedir. Suda
kurtarma
sadece iyi yüzücü olmakla sınırlı bir beceri sanılmaktadır. Oysa suda
kurtarma iyi
yüzücülüğün yanında söz konusu konuda özel eğitim de gerektirmektedir.
40
KAYNAKLAR
1. Güler, Ç., Coşkun, Y. Su Bilgisi, Hibaoğlu Yayınevi, Ankara, 1988.
2. Uludağ Ü., Yüzme Havuzlan, Tesisat Mühendisliği, 21 Mayıs 1993.
3. Neufert, E. Yapı Tasarım Temel Bilgileri, Güven Yayınevi, Ankara,
1993.
4. Erguvanlı, K. Yüzer, E. Yeraltı Suları Teknolojisi (Hidrojeoloji)
İTÜ, Maden
Fakültesi, İstanbul, 1984.