Ormanlarda aşırı
Rekreasyonel
kullanım
Ormanların, odun ve odun-dışı ürün üretimi, biyolojik çeşitliliğin
ve toprağın korunması, su ekonomisinin düzenlenmesi gibi işlevleri
yanında en önemli işlevlerinden biri de
Rekreasyonel
kullanıma olanak sağlamasıdır.
Ormanların, odun ve odun-dışı ürün üretimi, biyolojik çeşitliliğin ve
toprağın korunması, su ekonomisinin düzenlenmesi gibi işlevleri yanında
en önemli işlevlerinden biri de
Rekreasyonel
kullanıma olanak sağlamasıdır.
Ormanın derinliklerinde veya bir su kenarında, kuş sesleri arasında
yapılan piknik, gezinti, spor gibi
rekreatif
etkinlikler insanları ruhsal ve fiziksel anlamda yeniler, güç ve moral
kazandırır. Milli Parklar, Tabiat Parkları, Orman İçi Dinlenme Yerleri
insanların
rekreatif
kullanımı için düzenlenmiş alanlardır. Ancak bunların dışında kalan ve
rekreasyon için
herhangi bir düzenlemeye sahip orman alanlarında da insanların bu tür
faaliyetlerde bulundukları bir gerçektir.
Esas olarak doğa koruma amacıyla ayrılan Milli Parklar ve Tabiat
Parkları'nda doğayı fazla tahrip etmeden ve daha çok eğitime dayanan
rekreasyon amaçlı
kullanıma da izin verilmektedir.Rekreatif
amaçlarla kullanılan orman alanlarımız yer yer planlama ve yönetim
eksiklikleri yer yer de ziyaretçilerin yanlış davranışları sonucu yoğun
ve tahripkar bir şekilde kullanılmaktadır.
Bunun sonucu ziyaretçilerin yoğunlaştığı bölümlerde toprak sertleşmekte,
orman alt örtüsü gelişme olanağını tamamıyla yitirmekte, ağaçların
kökleri dışarı çıkmakta, yaban hayatı rahatsız edilmekte ve terkedilen
atıklar alanı kirletmektedir. Planlamada en önemli eksiklik, rekreatif
kullanıma açılan alanların taşıma kapasitelerinin belirlenerek,
dönüşümlü bir şekilde kullanılmaması, özellikle Milli Parkların turistik
gelişime endekslenmesidir.
Bunun en güzel örnekleri, Uludağ, Ilgaz gibi Milli Parklarımızın
otellerle işgal edilmesi ve taşıyabileceğinin çok üzerinde insan
kullanımına açılmasıdır. Sorunun, yönetimle ilgili yönü denetimde
yeterli duyarlılığın gösterilmemesi, eleman ve kaynak
yetersizlikleridir. Ziyaretçilerle ilgili yönü ise, ormanlardan
rekreasyonel amaçlı faydalanmanın hemen hemen tamamıyla yoğun piknik
aktivitesine indirgenmesi ve kullanımda yeterli duyarlılığın
gösterilmemesidir. Yakılan mangalların yangınlara davetiye
çıkartmaktadır.
Ormanların
Rekreasyonel
amaçlı kullanım biçimi toplumsal kültürün bir yansımasıdır.
Rekreasyonel
kullanımın doğa üzerindeki etkilerini minimum düzeye indirecek bir
toplumsal davranışın geliştirilmesinde duyarlı kesimlere önemli görevler
düşmektedir.
Başvuru Kuruluşları ve İlgili Kuruluşlar:
· Alan, Milli Park, Tabiat Parkı veya Orman İçi Dinlenme Yeri ise en
yakın Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Başmühendisliği
· Yukarıdaki koruma statülerine sahip olmayan bir orman alanı ise en
yakın Orman İşletme Şefliği ve İşletme Müdürlüğü
· Orman Bölge Müdürlüğünün ilgili birimleri
· Sorun yerel düzeyde çözülemiyorsa, alanın idari özelliğine göre Milli
Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü
· Yerel sivil toplum örgütleri
· Ulusal düzeyde doğa koruma çalışmaları yapan gönüllü kuruluşlar
· Basın
Yasal Dayanak:
· Koruma alanlarında yapılaşma koşullarını belirleyecek en önemli
yasal dayanak 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'dur.
· Piknik amaçlı aşırı kullanımı önleyecek herhangi bir yasal düzenleme
bulunmamaktadır. Ancak yangına hassas bir dönem olan Mayıs-Eylül
arasında bütün doğal alanlarda ateş yakılması ve piknik yapılması
yasaklanmaktadır. Bu durumda alandaki yetkililere başvurulabilir.
Eylem / Öneri:
Ne yazık ki
rekreatif
amaçlarla kullanılan orman alanlarımızda henüz "taşıma kapasitesi",
"ziyaretçi yönetimi" gibi çağdaş uygulamalar bulunmamaktadır. Bu yüzden
kontrol altına alındığında ve yönlendirildiğinde kesinlikle tehdit
oluşturmayacak, hatta doğa koruma çalışmalarına destek verecek olan
insan kullanımı, önemli bir tehdit olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu konuda önerilebilecek yaklaşım tarzı iki boyutludur:
1.İdari önlemler:
·
Rekreatif amaçla
kullanılan alan ile ilgili idari birim ile temasa geçerek gerekli
önlemlerin alınmasını sağlamak;
· Yerel düzeyde sonuç alınamadığında daha üst düzeyde makamlara
başvurmak;
· Gerekirse, diğer sivil toplum örgütleri ve basın kuruluşlarından
destek almak;
2. Eğitsel önlemler:
· Alanı kullanan kitlenin bilinç düzeyini yükseltmeye ve böylelikle alan
üzerindeki etkilerini en aza indirmeye yönelik eğitim çalışmaları
organize etmek.