LİDERLİKTE Güç ve Etki
Güç ve Etki
Güç, liderin çalışanlar veya grup üyelerinin tutum ve davranışları
üzerindeki potansiyel etkisidir. Liderler güçlerini farklı yollarla elde
edebilirler. Uzman gücü: Tecrübe ve bilgiden kaynaklanır. Liderin etkisi
izleyenler tarafından içselleştirilir. Uzmanlık gücünü kullanan lider
izleyenler arasında tutumsal bir bütünlük oluşturur ve güdülenmeyi
içselleştirir. Karizmatik güç: Bireyin istisnai özelliklerinden
kaynaklanır, izleyenler üzerinde coşkusal ve tartışmasız bir güven,
bağlılık ve özdeşim oluşturabilir. Yasal güç: Resmi otoriteden
kaynaklanır, izleyenler arasında sürekli olarak doyumsuzluk, direnme ve
çatışma oluşturmaktadır.
Yasal güç, verimliliği olumsuz yönde etkileyebilir ve en düşük düzeyde
itaat oluşturabilir. Ödül ve/veya zorlayıcı güç: Kaynakların izleyenleri
ödüllendirmek veya cezalandırmak için kontrol edilmesidir. Kısa bir süre
için izleyenlerin performansını doğrudan etkileyebilir, ancak bu gücün
uzun süre kullanılması, izleyenler arasındaki duygusal ilişkileri ve
doyumu olumsuz yönde etkileyebilir. Zorlayıcı güç, korkuya dayanır.
Zorlayıcı güç, geçici bir itaat oluşturabilir. Zorlayıcı gücün yan
etkileri hayal kırıklığı, endişe, intikam alma ve yabancılaşma biçiminde
ortaya çıkabilir. Bilgi gücü: Uzmanlık gücüne benzerdir. İzleyenler
liderin bilgi altyapısını kolayca algılayarak ona karşı bir olumlu tutum
içinde bulunurlar.
Politik güç: Etki yaratmak için şu taktikleri ortaya koyar:
- Karar sürecinin kontrolünü sağlamak,
- Birleşmeyi sağlamak,
- Muhaliflerin desteğini almak.
Yasal, ödül gücü ve zorlayıcı güç, örgütsel gücü oluştururken uzmanlık
gücü ve karizma gücü daha çok kişisel güçleri oluşturmaktadır.
Karizmatik güç liderin kişiliğine ve kişilik yapısına dayanmaktadır.
Araştırmalar liderlerin diğerlerini etkilemek, izleyenlerin memnuniyet
ve performansını arttırmak için gücün bir kaç farklı formunu
kullanmaları ve pozisyon gücünden (kaynak kontrolü, ödül-ceza, resmi
otorite, danışma) daha çok bireysel gücü tercih etmeleri gerektiğini
ortaya koymaktadır.
Liderin etkili olabilmesi için problemlere çözüm üretme yeterliğine
sahip olması, çalışanlarına eşit ve saygılı davranması, duruma uygun
politik stratejiler tercih etmesi, minimum pozisyon gücü sergilerken hak
edenleri ödüllendirmesi ve güvenlik açısından uygun değişiklikleri
yapması gerekir. Başarılı yenilikleri başlatabilen liderler çalışanları
tarafından yüksek bağımlılık ve güven ile ödüllendirilir ve daha yüksek
bir statü ve etki sağlarlar.
Bu yüzden yöneticilerin ve çalışanların bireysel rollerini,
beklentilerini ve sınırlılıklarını açığa çıkarmak önemlidir. Sosyal
değişim teorisi yöneticiler ister seçilmiş isterse atanmış olsun,
çalışanların yöneticilerinin başarılı ve yanlış tutumlarına karşı
reaksiyonlarının farklı olduğunu belirtmektedir. Başlangıçta,
çalışanların çoğu tarafından desteklenen seçilmiş yöneticilerden
beklentileri daha fazladır. Ancak bu beklentiler sonuca ulaşmazsa
çalışanlar tarafından reddedilir ve güven ve saygılarını yitirirler.
Kaynak: Yrd. Doç. Dr. Ali TEKİN