LİDERLİK TANIMLARI
Liderlik kültüre özel ve oldukça karmaşık bir kavramdır. Liderlik
kavramı çoğu kez çok daha farklı anlamlarda veya otorite, denetim,
yönetim, güç gibi kavramlarla eş anlamlıymış gibi kullanılmıştır.
Araştırmacılar liderlik kavramını, araştırmalarının bakış açısına veya
amacına uygun olarak dar bir görüş açısından değerlendirmişler ve
tanımlamışlardır. 1800'lü yıllara kadar kullanılmayan liderlik kavramı,
günümüze kadar aşağıdaki tanımlardaki gibi kullanılmıştır.Liderlik ile
ilgili literatürde, liderlik kavramının, bu alanda araştırma yapan
neredeyse bütün bilim adamlarınca tanımlandığı görülmektedir.
Bu çeşitliliğin bir sonucu olarak liderliğin ne olduğu konusunda tam bir
uzlaşma yoktur. Liderlik alanında bilimsel çalışmalar 20. yüzyılda
yoğunlaşmıştır. Bu dönemde farklı bilim dallarından araştırmacılar
liderlik olgusunu deneysel ortamlarda analiz etmeye çalışmışlardır.
Araştırmacıların tanımlamalarında liderliğin ilgili alana göre ele
alındığı göze çarpmaktadır. Bu yüzden liderliğin anlamı, liderin içinde
bulunduğu konuma, gruba ve sürece bağlı olarak farklı algılanmaktadır
(Erçetin, 2000).
20. yüzyılın ilk yıllarında liderlik tanımlamalarında kontrol ve özellik
kavramları göze çarpmaktadır. Mumford (1906) liderliği "Sosyal
hareketlerin kontrol edilmesi sürecinde, grupta bir kişinin ön plana
çıkması" olarak tanımlamıştır. Bu dönemde ilk liderlik kuramı olarak
ortaya çıkan, 1930'larda iyice yaygınlaşan "Özellik Kuramı"nın etkisinde
olan bu tanım, liderin doğuştan gelen özelliklerinin ve grup tarafından
lidere tanınan hiyerarşik gücün sonucu olarak liderin sahip olduğu bir
yetkeyi ön plana çıkarır.
Bogardus (1934), liderliğin "Grup içindeki olaylar ve zihinsel iletişim
esnasında bazı kişilerin, diğer kişiler üzerinde etkin hale geldiği bir
süreç" olduğunu ileri sürerken, Kilbourne (1935), liderliği "Hayranlık
duyulan kişilik özelliklerinin pek çoğuna sahip olduğunu ortaya
koyabilmek" olarak tanımlamıştır.
1940'lı yıllarda liderliği anlamada "Grup Yaklaşımı " etkili olmaya
başlamış; grup liderliği kavramı ön plana çıkmış, "Özellik Kuramı"
yerini "Davranış Kuramına" bırakmıştır. Whyte (1943) liderliği "Güç ve
yarar ilişkisinden sakınan bir etkileme sürec"i olarak tanımlarken,
Knickerbocker, "Grup üyeleri ile onların gereksinimlerini karşılayacak
tüm araçları kontrol altında tutan kişi arasındaki işlevsel bir ilişki"
şeklinde ifade etmiştir.
1950'lerde liderlik tanımlarında grup teorisinin etkileri kendini
göstermektedir. Stogdill'e (1950) göre "Amaçların oluşturulması ve
gerçekleştirilmesi için grubu etkileme süreci", Koontz ve O'Donnell
(1955) göre ise "ortak bir amacı başarmak için insanları etkilemektir".
Bu dönemde ayrıca, davranış bilimleri ve "İnsan İlişkileri Yaklaşımı"
liderlik çalışmalarını doğrudan etkilemiştir. Liderlik üzerine ilk
deneysel çalışmalar yine bu dönemde ABD' başlatılmıştır. 1960'ların
tanımlarında liderlik ortak amaçlar doğrultusunda kişileri etkileme
davranışları olarak ortaya çıkmaktadır. 1950'lerde başlayan "Davranış
Kuramı" bu dönemde tanımlamaları etkilemiştir. Fiedler (1967) liderlerin
sözel olan ve olmayan davranışları ile grup performansını
etkilediklerini, Terry (1960) liderliğin grup amaçlarını gönüllü olarak
gerçekleştirmek için insanları etkileme eylemi olduğunu söylemişlerdir.
Bu döneme ait diğer tanımlarda Janda (1960) liderliği "Aynı grup
içerisindeki iki bireyden birinin, güç ilişkisinden kaynaklanan özel bir
davranışla, diğerine emretme hakkının olduğunu algılamasıdır" şeklinde
tanımlarken, Tannenbaum ve arkadaşlarına göre(1961) liderlik, "İletişim
süreci içerisinde özel bir sonucu elde etmeye yönlendirilen
bireylerarası etkidir".1970'lerde liderlik, grup ya da örgüt amaçlarını
başarıya ulaştırmak için grup ya da örgütsel yapıyı kurmak veya yaşatmak
seklinde algılanmıştır. Bu döneme ait liderlik tanımları şu şekildedir.
Hemphill ve Coons'a göre (1970) "Bireyin paylaşılan bir amaç
doğrultusunda grubun aktivitelerini idare ederken sergilediği davranış",
Jacops'a göre (1970) "Herhangi biri tarafından arzu edilen ve önerilen
davranış olarak ileri sürülen bilgilerin, diğeri tarafından bunlara
uyulduğu zaman olumlu sonuçlar doğuracağı şeklinde algılanmasıdır"
.
Stogdill'e göre (1974) "Bir yapının beklenti ve etkileşim içinde
başlatılması ve devam ettirilmesi süreci", Katz ve Kahn'a göre (1978) "
Organizasyonun rutin direktifleri sonucu, itaatte çoğalan etkisel
artış", Bergeron'a göre ise (1979) "Organizasyonla ilgili amaçların
gönüllü ve daha etkili bir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla çalışanlar
üzerinde hiyerarşik üstünlük yaratan etkinlikler toplamı"dır ( Akt.
Erarslan, 2004).1980'lerdeki tanımlarda ana unsur özellik yaklaşımında
olduğu gibi "Büyük İnsan Kuramı"na dayanmaktadır. Büyük İnsan Kuramı,
liderliğin bazı insanlarda doğuştan gelen gizemli bir güç olduğunu ileri
sürer.
Kişisel çekicilik ve etki yoluyla diğer insanlarda heyecan, duygulanım,
esin yaratma yeteneği anlamına gelen bu gizemli güç "karizma" olarak
isimlendirilmiştir. Bu terim ilk kez ünlü sosyolog Max Weber tarafından
ortaya atılmıştır. Bu dönemde yapılan tanımlamalarda Roach ve Behling
(1984) liderliği, "Amacı başarmak için organize bir grubun
etkinliklerini etkileme süreci", Bass ise " Kişi ve grup üyeleri
arasında bir etkileşim ve alışveriş" olarak değerlendirir. Liderlik
tanımı Krausz (1986) tarafından "Diğerlerinin etkinliklerini etkilemekte
kullanılan güç şekli" biçiminde yapılırken, Kellerman (1984) grup
etkinliklerinin tabiat ve yönü çerçevesinde bir kişinin sürekli olarak
diğerlerini etkilemesi süreci olarak ifade etmektedir.
Gardner (1986) liderliği, " Liderin kendi ya da herkesin paylaştığı
amaçlar doğrultusunda, örnek alma veya ikna yoluyla grubu harekete
geçirme sürecidir" şeklinde tanımlamıştır. 1990'lı yıllarda C.Norris
(1990) liderligi "Sezgisel ve analitik düşünceyi tümüyle kullanarak
yaratıcı olmak", W.Pogonis (1992) "İnsanları belli bir amacı
gerçekleştirmek için uzmanlık, duygudaşlık (empati), gibi aktif, önemli
ve birbiriyle bütünlesen davranışlar sergileyerek etkileme" olarak
tanımlamıştır.
Sullivan ve Harper (1996) "Liderlik, amaç, kültür, strateji, temek
kimlikler ve kritik süreçler gibi örgütü var eden ussal ve iyi
düşünülmüş eylemleri yönetmek, geleceği yaratmak ve ekip kurmaktır."
seklinde bir tanımlama yapmıştır (Akt. Erarslan, 2004).Yaklaşık bir
asırlık süreçte yapılan liderlik tanımları farklılıklar göstermektedir.
Buna rağmen tanımlamalardaki bazı ortak noktalar Katz ve Kahn
tarafından,
- örgütsel yetki,
- bazı özellikleri alan kişi,
- bir eylem biçimi olarak belirlenirken; bu ortak noktaları George ve
Jones,
- örgüt ya da grup üyelerini etkileme
- örgüt ya da grup üyelerinin amaçlarına ulaşmalarına yardımcı olma
biçiminde gruplamıştır.
Toplumsal, örgütsel, ve bireysel farklılıklar, içinde bulunulan zaman
dilimi, bu dilimde liderliğe ilişkin algı, beklenti ve değerlendirmeler
ile geliştirilen yaklaşımlar ve bulgular, tanımları farklılaştırmıştır
(Erçetin, s.11-12, 2000). Yapılan liderlik tanımlarında vurgu yapılan
ortak nokta, liderliğin "Liderlerin kendilerine yüklenen bazı
özellikleri ile grupla etkileşmesi ve yapıyı harekete geçirmesi süreci"
olduğudur. Liderlik belirli amaçlar doğrultusunda diğer bireyleri veya
grubu etkileyebilmeyi içerir.
Kaynak: Yrd. Doç. Dr. Ali TEKİN