<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Boş zaman yoktur, Boşa geçen zaman vardır...</title>
	<atom:link href="http://www.rekreasyon.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.rekreasyon.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Mar 2012 08:43:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi</title>
		<link>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/i-rekreasyon-arastirmalari-kongresi.html</link>
		<comments>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/i-rekreasyon-arastirmalari-kongresi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2012 08:43:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oğuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rekreasyon.org/?p=509</guid>
		<description><![CDATA[Son 10 yılda ülkemizde de rekreasyon; önceleri Rekreasyon ve Spor, daha sonraları ise Rekreasyon şeklinde olmak üzere eğitim ve sınırlı da araştırma etkinliklerine konu olmaya başlamıştır. Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksek Okulları ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları bünyesinde açılmaya başlanan ve Rekreasyon (Rekreasyon ve Spor) ağırlıklı programlara , iki-üç yıldır Turizm Fakülteleri bünyesinde açılmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><a href="http://www.rekreasyon.org/wp-content/uploads/2009/02/b3b962e8-7f81-4847-bf2d-8b4e9382e734-hyde-park.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-282" title="b3b962e8-7f81-4847-bf2d-8b4e9382e734-hyde-park" src="http://www.rekreasyon.org/wp-content/uploads/2009/02/b3b962e8-7f81-4847-bf2d-8b4e9382e734-hyde-park-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Son 10 yılda ülkemizde de rekreasyon; önceleri Rekreasyon ve Spor, daha sonraları ise Rekreasyon şeklinde olmak üzere eğitim ve sınırlı da araştırma etkinliklerine konu olmaya başlamıştır. Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksek Okulları ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları bünyesinde açılmaya başlanan ve Rekreasyon (Rekreasyon ve Spor) ağırlıklı programlara , iki-üç yıldır Turizm Fakülteleri bünyesinde açılmaya başlayan Rekreasyon Yönetimi bölümleri de eklenmeye başlanmıştır. İçinde bulunduğumuz dönemde Turizm Fakültelerinde açılan ve toplam sayısı 7 olan Rekreasyon Yönetimi bölümlerinden biri öğrenci kabul ederken, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları bünyesindeki Rekreasyon bölümlerinin sayısı ise 15&#8242;e ulaşmıştır.</p>
<p align="justify"><strong>I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi</strong>&#8216;nin öncelikli amacı ülkemizde rekreasyon alanında var olan teorik bilgi birikimi eksikliğinin giderilmesine ve ek olarak da birbirlerinden kopuk olarak çalışmalarını sürdüren Rekreasyon ve Rekreasyon Yönetimi programlarında görevli akademisyen ve lisansüstü öğrenciler arasında işbirliği olanaklarının genişletilmesine katkıda bulunmaktadır.</p>
<p align="justify">ayrıntılı bilgi için <a href="http://web.deu.edu.tr/sbt/rekreasyonkongresi/" target="_blank">tıklayın.</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/i-rekreasyon-arastirmalari-kongresi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İŞ FIRSATI</title>
		<link>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/is-firsati.html</link>
		<comments>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/is-firsati.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2012 08:21:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oğuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rekreasyon.org/?p=506</guid>
		<description><![CDATA[REKREASYON BÖLÜMÜ MEZUNU VEYA SON SINIF ÖĞRENCİSİ  DOĞA SPORLARINDA KENDİNE GÜVENEN ÇALIŞMA ARKADAŞLARI ARIYORUZ.. İLGİLENEN ARKADAŞLAR info@rekreasyon.org  e-mail adresine özgeçmişlerini göndere bilirler &#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>REKREASYON BÖLÜMÜ MEZUNU VEYA SON SINIF ÖĞRENCİSİ  DOĞA SPORLARINDA KENDİNE GÜVENEN ÇALIŞMA ARKADAŞLARI ARIYORUZ.. İLGİLENEN ARKADAŞLAR <a href="mailto:info@rekreasyon.org">info@rekreasyon.org</a>  e-mail adresine özgeçmişlerini göndere bilirler &#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/is-firsati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“REKREASYON DEĞİL, SPOR REHBERLİĞİ OLSUN”</title>
		<link>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/rekreasyon-degil-spor-rehberligi-olsun.html</link>
		<comments>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/rekreasyon-degil-spor-rehberligi-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 22:36:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oğuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rekreasyon.org/?p=474</guid>
		<description><![CDATA[Beden eğitimi ve spor yüksek okullarının “rekreasyon” bölümü mezunları işsizlikle mücadele ediyor. Kocaeli Üniversitesi Rekreasyon Bölümü mezunu olan Balıkesirli Cüneyt Ceylan, beden eğitimi öğretmenliği, spor yöneticiliği, antrenörlük ve rekreasyon bölümlerinden mezun olan öğrencilerin unvanlarının olmadığı gerekçesiyle başlattığı hukuk mücadelesini kazandı. Ceylan`ın 2010 yılında açtığı dava, geçen eylül ayında sonuçlandı. Rekreasyon bölümünü 2006 yılında bitiren Cüneyt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beden eğitimi ve spor yüksek okullarının “rekreasyon” bölümü mezunları işsizlikle mücadele ediyor.</strong></p>
<p>Kocaeli Üniversitesi Rekreasyon Bölümü mezunu olan Balıkesirli Cüneyt Ceylan, beden eğitimi öğretmenliği, spor yöneticiliği, antrenörlük ve rekreasyon bölümlerinden mezun olan öğrencilerin unvanlarının olmadığı gerekçesiyle başlattığı hukuk mücadelesini kazandı. Ceylan`ın 2010 yılında açtığı dava, geçen eylül ayında sonuçlandı.<span id="more-474"></span></p>
<p>Rekreasyon bölümünü 2006 yılında bitiren Cüneyt Ceylan, iş için gittiği bütün kapıların yüzüne kapandığını, hiç kimsenin rekreasyonun ne olduğunu bilmediğini söyledi. Kendisi gibi binlerce mezunun işsiz dolaştığını anlatan Ceylan, başlattığı mücadele ile bu bölümü bitirenlerin unvanlarını almalarını sağladı. “Bilseydim okumazdım” diyen Ceylan, şöyle devam etti: “Kimse bizi tanımıyor, bilmiyor. İş için nereye gitsek rekreasyonun ne olduğunu soruyorlar. Vasıfsız işçi gibi olduk. Unvan mücadelesine girdim, 2010 yılında açtığımız bir davayla YÖK`ün karşısına çıkarak unvanlarımızı aldık. Spor yöneticiliği bölümünü bitiren mezun bir unvan sahibi olamıyordu. Rekreasyon serbest zaman, boş zaman değerlendirilmesi. Bize iş sahası açmadan bölümü açtılar. Milyarlarca lira para harcadıktan sonra bu eğitimin hiçbir işe yaramadığını mezun olunca anladım. Türkiye`de 10 bineyakın mezun, 5 bin de okuyan var. Rekreasyon bölümünün Hristiyanlıkla bağdaşıp bağdaşmadığını araştırıp öğrensinler. Rekreasyon nedir? Turizm çatısı altında geçen sene açıldı, turizm bölümü mezunları hemen iş sahibi olurken rekreasyon mezunları ise vasıfsız olarak işsiz kalacak. Benim diplomam hiçbir işe yaramıyor. Nereye gitsem kapı yüzüme kapanıyor. Rekreasyon Amerika`dan gelmiş bir isim, Hristiyan olarak geçer. Avrupa`da tek başına kullanıldığında bu Hristiyanlıktır. Ama spor rehberliği ve rekreasyondenildiği zaman daha farklı bir anlama geliyor. Spor rehberi, yani lider. Amerika`da terapi rekreasyonu okutuluyor, terapi önde. Ama bizim Türkiye`de bir bölüm açmışız, gidebildiği yere kadar gitsin, koyun sürüsü gibi okutuluyoruz. Ben bilseydim kesinlikle okumazdım, diplomam hiçbir işe yaramıyor. Bunun önüne spor rehberliği eklenmeli. Türkçe isim kullanılması gerekiyor. Unvanımız yoktu, `Sen kimsin?` diyorlar bana. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu`nda rekreasyon, spor yöneticiliği okumuşsun, ama unvanınyok, sen kimsin? Belediyelerdeki spor uzmanları kimler? Lise mezunu adamlar. İstihdam alanımız olmadığı için bu mücadeleye girdik ve YÖK`e kadar çıktık. KPSS`de alımları öğrenmek istiyoruz, o kadar yetenekli gençlerimiz var ama ellerinden tutamıyoruz. Spor uzmanı olarak akrabalar alınıyor işe ama gerçek spor uzmanları işsiz. 4 yıl boyunca okuyup üzerine mastır yapan bizim ne suçumuz var? Neden iş verilmiyor? 4 yıl boyunca okullarda rekreasyon, rekreasyon terapisi, sanayi rekreasyonu gibi dersler gördük amahiçbir yerde tanınmıyor. Bize bunlar masal olarak anlatıldı ve biz de para karşılığı bu masalı dinledik.” “REKREASYON DEĞİL, SPOR REHBERLİĞİ OLSUN” Cüneyt Ceylan, spor okullarındaki rekreasyon bölümlerinin değişmesini bazı eğitim görevlilerinin ve bölüm başkanlarının istemediğini çünkü hem koltuk hem para kaygısı taşıdıklarını ileri sürdü. Ceylan, “Ben 40 bin lira masraf yaptım. Doğa sporları vardı, su sporları, kayak, treking, buz dansı, modern dans vardı. Hepsi masraf, buz pateni ayakkabısı alabilmek için 500 lira, doğa sporlarına gidebilmek için 700 lira para veriyorduk. Ben bir yıl boyunca tüm masrafları yapıp aileme yük oluyorum, ailemin bendenbeklediğini yapamıyorum. Ben bunu aileme nasıl anlatayım? Unvan yoktu, şimdi var ama ne olacak? Rekreasyon yönetimi ilk defa 1986 yılında Prof. Dr. Necdet Hacıoğlu tarafından Türkiye`ye girdi. Ama turizmle ilgili girdi, sporla ilgili değil. Rekreasyon, sportif rekreasyon denildiğinde yerini bulur. Tek başına kullandığınızda Hristiyanların pazar ayinlerindeki eğlence, serbest zamandır. Ben Hristiyanlığı mı bitirdim? Rekreasyon kelimesinin yerine spor rehberliği olması gerekiyor. İş tanımları ise, her yaş veseviyede hareket, oyun ve spora dayalı serbest zaman hizmetleridir. 2009`dan bu yana iş aradım, bulamadım. Arkadaşlarıma bakıyorum, onlar da iş sahibi olamıyor. 2010 Mart ayında mahkemeye başvurarak unvanlarımızı almak için mücadeleye giriştik. 2011 Eylül ayında sonuçlandı ve tüm okullara, kurumlara, beden eğitimi yüksek okullarına gönderildi. Ama hala bize bu unvanların kazandırdığı şeyler belirtilmemiştir. Okuyanlar yine rekreasyon bölümü mezunu olacak. Bunun olmaması gerekiyor. İsmin değişmesiniistiyoruz, şu andaki mücadelemiz bu. Spor rehberliği ve rekreasyon bölümü olsun. Kayseri, Gazi, Erzurum Üniversitelerine gittim, hepimiz bu ismin değişmesini istiyoruz. Çünkü ben Hristiyan değilim, Müslüman bir ülkede yaşıyorum, Müslümanlığı öğrenmek isterim, Hristiyanlığı değil. Rekreasyon adının değiştirilmesini istiyorum. Rekreasyon bölüm ve programlarından mezun olanlar `rekreasyon eğitmeni` unvanı alacak. Bazı üniversitelerdeki bölüm başkanları beden eğitimi spor yüksek okulu mezunu olmadıkları içindans okumuş unvan almış ama bu çatı altında bölüm başkanlığı yapıyor. Rekreasyon ismi değişip önüne spor kelimesi geldiğinde bu bölüm başkanlarının yerlerine gerçekten sporla alakalı kişiler getirileceğinden dolayı bazı bölüm başkanları bu adın değişmesini istemiyorlar. Bu da koltuk sevdasından kaynaklanıyor. Ama en az 7 üniversite rekreasyon isminin değiştirilmesini destekliyor. Mücadelem devam ediyor. Ankara Gazi Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi, Erzurum, öğrenci arkadaşlarımızla toplantılaryaptık. Öğrencilerin tamamı ismin değiştirilmesini istiyor. Spor rehberliği bölümü, isim olarak çok daha güzeldir. Dışarıdaki insanlar da bunu anlarlar. Facebook`taki oluşumumuzla bir araya geldik, ismi spor rehberliği bölümü olarak kararlaştırdık. Kasım ayının ilk haftasında YÖK`e sunacağım. Muğla, Aydın, Afyon ve Kütahya üniversitelerine de gidip görüşmeler yapacağız” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/rekreasyon-degil-spor-rehberligi-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hızla Gelişen Spor Oryantiring</title>
		<link>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/hizla-gelisen-spor-oryantiring.html</link>
		<comments>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/hizla-gelisen-spor-oryantiring.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 19:01:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oğuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rekreasyon.org/?p=464</guid>
		<description><![CDATA[Oryantiring Nedir? Oryantiring Hakkında Genel Bilgiler Oryantiring (Koşarak Yürüyerek Hedef Bulma) hertürlü arazide yapılabilen, katılımcıların kontrol noktalarını harita ve pusula yardımı ile en kısa zamanda ziyaret etmeye çalıştığı bir doğa sporudur. Kısaca bedensel ve zihinsel çalışmanın birlikte ifadesi olan Oryantiring; sadece düz bir koşu değil, aynı zamanda kontrol noktaları aranırken zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığımız bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Oryantiring Nedir? Oryantiring Hakkında Genel Bilgiler</h2>
<p>Oryantiring (Koşarak Yürüyerek Hedef Bulma) hertürlü arazide yapılabilen, katılımcıların kontrol noktalarını harita ve pusula yardımı ile en kısa zamanda ziyaret etmeye çalıştığı bir doğa sporudur. Kısaca bedensel ve zihinsel çalışmanın birlikte ifadesi olan Oryantiring; sadece düz bir koşu değil, aynı zamanda kontrol noktaları aranırken zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığımız bir oyundur. Bir doğa sporu olarak yediden yetmişe kadar her kesime hitap eden Oryantiring ayrıca bütün ailenin birlikte yapabileceği bir aile sporudur.<br />
<span id="more-464"></span><br />
Oryantiringi benzerlerinden ayıran en önemli unsur koşarken takip edilecek bir liderin veya işaretlenmiş bir parkurun olmamasıdır. Bulunulan yerden gidilecek yere ulaşmak için her sporcuya göre değişen sonsuz sayıda farklı seçenek bulunmaktadır. Sporcuların hem kendi özelliklerini, hem diğer sporcuları, hemde içinde bulundukları arazinin özelliklerini dikkate alarak en doğru kararı en kısa süre içinde vermeleri, bir başka ifade ile atletik kapasitelerine ek olarak mutlaka zihin yeteneklerini kullanmaları gerekmektedir. Oryantiringin bu özelliği yarışmacılar arasındaki fiziksel özellik farkını ortadan kaldırmakta, yarışmanın başında neredeyse tüm sporcuları eşit hale getirmektedir.<br />
<strong>ORYANTİRİNG TÜRLERİ</strong><br />
Uluslararası Oryantiring Federasyonu’nun organize ettiği a) Koşarak (Foot Orienteering), b) Kayakla (Ski Orienteering), c) dağ bisikletiyle (Mountain Bike Orienteering), d) elle kullanılan özürlü arabasıyla (Trail Orienteering) yapılan türleri bulunmaktadır. Ayrıca son yıllarda yazılı ve görsel basının ilgisini çekmek için kent içlerindeki parklarda yapılan türü de bulunmaktadır. Bu tanıtım yazısının aşağıdaki bölümlerinde Oryantiring, koşarak yapılan Oryantiring anlamında kullanılacaktır. Diğer Oryantiring türlerinin ülkemizde ortaya çıkacak taleplere göre zaman içinde gelişeceği tahmin edilmektedir.<br />
<strong>ORYANTİRİNG YARIŞMASI NASIL OLUYOR?</strong><br />
Amaç yarışmaya başladıktan sonra hedef noktalarını belirlenen sırada dolaşarak en kısa zamanda varış noktasına ulaşmaktır. Oryantiring sporunda atletik kapasite önemli olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Yarışmacı belirlenmiş, işaretlenmiş bir parkur olmadığı için arazide bir noktadan diğer noktaya tamamen kendi karar verdiği bir rotayı izleyerek gider. Bu sırada kısa zamanda doğru karar verebilmesi çok önemlidir. Özetle aklını, zihnini iyi kullanamayan bir sporcunun Oryantiring yarışmalarında başarılı olması mümkün değildir. Bu özelliği nedeniyle bizlerinde severek ve sık sık kullandığımız gibi Oryantiring “Koşarak Santranç Oynanan Spor” olarak da anılır.<br />
<strong>ORYANTİRİNG HARİTASI</strong><br />
Yarışmalarda kullanılan Oryantiring Haritası özellikle Oryantiring sporunun ihtiyaçlarını karşılayan özel bir haritadır. Onu klasik coğrafi haritalardan ayıran hatta üstün kılan özellik; coğrafi haritaların içerdiği bilgileri kapsamasının yanında ayrıntıya inerek Oryantiringe özgü bilgileri içermesidir. Örneğin çitler, bitki örtüsü, özel nesneler, kaya grupları, yollar, enerji nakil hatları vb. kısacası arazide görülen her şey bu haritalarda gösterilmektedir. Bu haritalar Uluslararası Oryantiring Federasyonu’nun belirlediği standartlara göre tüm dünyada aynı renkler, kodlar, açıklamalar vb. özellikler kullanılarak hazırlanmaktadır. Haritalar yarışmayı düzenleyenler (kulüpler, federasyonlar) tarafından hazırlanarak yarışma öncesi katılımcılara verilmektedir.<br />
<strong>ORYANTİRİNG PUSULASI</strong><br />
Oryantiring yarışmalarında kullanılan bir diğer malzeme Oryantiring Pusulası’dır. Haritayı yönüne koymamızı bir başka ifade ile gidilecek yönün belirlenmesinde kullanılan pusula ayakkabı ve giysilerin dışında yarışmacıların sahip olması gereken yegane malzemedir.<br />
<strong>ORYANTİRİNG PARKURU</strong><br />
Koşarak yapılan standart bir Oryantiring parkuru; ÇIKIŞ (haritalarda üçgen işareti ile gösterilir), belirli sırada ziyaret edilmesi zorunlu HEDEF NOKTALARI (sayısı değişkendir, haritalarda daire işareti ile gösterilir, Hedef Noktasında 30x30x30 cm boyutlarında bezden yapılmış, beyaz turuncu renklerinde bayrak ve oraya gidildiğinin belirlenmesi için kontrol aygıtı bulunur, kontrol aygıtı elektronik olabileceği gibiherbiri kağıt üzerinde ayrı delikler açan, görünüşü bürolarda kullandığımız tel zımbalara benzeyen zımbalar şeklinde de olabilir) ve VARIŞ (haritalarda iç içe geçmiş iki daire ile gösterilir)’ tan oluşur.<br />
<strong>ALTYAPI YATIRIMI OLMAYAN ÇEVRECİ BİR SPOR&#8230;</strong><br />
Buradan da anlaşılacağı gibi Oryantiring yapı, bina, stad, saha gerektirmeyen çevreci bir spordur. Binlerce kişinin katıldığı yarışlardan sonra ertesi gün aynı araziye gidirseniz ayak izlerinden başka hiçbir şey göremessiniz!<br />
<strong>ORYANTİRİNG İLKÖĞRETİM OKULLARINDA ÖĞRETİLİYOR</strong><br />
Oryantiring batılı ülkelerde ilköğretim okullarında ders olarak okutulmaktadır. Neredeyse her okulun her mahallenin bir Oryantiring Kulübü ve takımı bulunmaktadır. Bir dersane, okul binası, okul bahçesi, küçük bir park alanı bile Oryantiring parkuru olabilmektedir. Harita, Pusula ve bunların birlikte kullanımı ile Yön Bulma bilgilerinin verildiği ve uygulamalarının yapıldığı bu dersin çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimini olumlu yönde etkilediği, karar verme mekanizmalarını geliştirdiği, kendilerine güven duygusunu ve kendisini ifade etme yeteneğini artırdığı tesbit edilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/hizla-gelisen-spor-oryantiring.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklara Oryantiring Eğitimi Kitabı</title>
		<link>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/cocuklara-oryantiring-egitimi-kitabi.html</link>
		<comments>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/cocuklara-oryantiring-egitimi-kitabi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 18:47:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oğuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rekreasyon.org/?p=461</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklara Oryantiring Eğitimi adlı kitabın pdf formatındaki kitabını ekte bulabilirsiniz. İndirmek için tıklayınız&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklara Oryantiring Eğitimi adlı kitabın pdf formatındaki kitabını ekte bulabilirsiniz.</p>
<p>İndirmek için <a href="http://www.oryantiring.org/public/file/genel_belgeler/cocuklara_oryantiring_egitimi.pdf" target="_blank">tıklayınız&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/cocuklara-oryantiring-egitimi-kitabi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Cimnastiği ve Spor</title>
		<link>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/cocuk-cimnastigi-ve-spor.html</link>
		<comments>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/cocuk-cimnastigi-ve-spor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 22:05:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oğuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rekreasyon.org/?p=451</guid>
		<description><![CDATA[Gelişen teknoloji beraberinde sedanter yaşamı da getirmiştir. Giderek artan hareketsiz yaşamın beraberinde getirdiği sağlık sorunları artık koruyucu hekimliğin vazgeçilmez ve önemli konularından biri olmuştur. Fiziksel aktivitenin artırılmasına yönelik yapılan çalışmaların önemi ve sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmaların temelinde erken yaştan itibaren fiziksel aktivitelere katılımın sağlanarak ileri yaşlardaki olası risklerin azaltılması amaçlanmaktadır. Diğer taraftan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gelişen teknoloji beraberinde sedanter yaşamı da getirmiştir. Giderek artan hareketsiz yaşamın beraberinde getirdiği sağlık sorunları artık koruyucu hekimliğin vazgeçilmez ve önemli konularından biri olmuştur. Fiziksel aktivitenin artırılmasına yönelik yapılan çalışmaların önemi ve sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmaların temelinde erken yaştan itibaren fiziksel aktivitelere katılımın sağlanarak ileri yaşlardaki olası risklerin azaltılması amaçlanmaktadır. </p>
<p> Diğer taraftan spor sektörünün ekonomik boyutlarının büyümesi ve başarıya güdümlü spora katılım daha çok sayıda çocuk ve genci sporcu olmaya yöneltmektedir. Fiziksel aktiviteye ve spora katılımın güvenli olarak sağlanması ise aileler öncelikli olmak üzere konu ile ilgili tüm taraflara bazı sorumluluklar getirmektedir. Hekimlerin ve diğer tüm sağlık çalışanlarının da bu çalışmalarda önemli rolleri vardır. </p>
<p>Çocukluk dönemi doğumdan itibaren 11-12 yaşına kadar süren bir zamanı kapsar. 0-1 yaş süt çocukluğu, 1-3 yaş küçük çocukluk, 3-6 yaş okul öncesi çağı, 6-10 yaş birinci okul çocuğu çağı, 10-12 yaş ikinci okul çocuğu çağı olarak kabul edilir.  Genel bir yaklaşım olarak fiziksel, zihinsel ve psikolojik gelişimindeki seyrine bakarak cinsel olgunluğa erişmesine kadar olan sürecin çocukluk dönemi olarak ele alınması benimsenmiştir.Çocuk organizmasının devamlı büyüme, gelişme ve değişme süreci özelliği ile yetişkinden ayrılmaktadır. Büyüme; organizmadaki hücre sayılarının ve hücrelerin büyüklüğünün artarak vücut hacim ve kütlesinin artması, gelişme ise; hücre ve dokuların yapı ve bileşimindeki değişimlerle biyolojik işlevlerin kazanılması, bedensel olgunlaşma olarak ifade edilebilir.Büyüme ve gelişme genetik olarak kontrol edilmektedir. </p>
<p>Ancak farklılıklar ırk, çevre, cinsiyet, beslenme, sosyo-ekonomik-psikolojik ortam, geçirilen hastalıklar gibi çeşitli faktörler büyüme üzerinde etkili olabilmektedir.  Fiziksel aktivitenin genetik olarak kodlanmış büyüme ve gelişme üzerine etkili olabileceğine dair birçok çalışma vardır. Boydan çok hacimsel gelişmeye katkısı olduğu kabul edilir. Özellikle kemik ve kasların gelişiminde aşırı olmayan fiziksel aktivitenin olumlu sonuçları bildirilmiştir. Ergenlik dönemine kadar kızlarda ve erkeklerde büyüme ve gelişme benzer seyreder. Ergenlikten sonra erkek çocukların gelişimleri daha fazla olur. Sosyal ve ekonomik koşulları daha iyi olan, beslenmesi ve yeterli enerji alımı daha iyi olan çocuklarda büyüme ve gelişme daha iyi olmaktadır.</p>
<p>Çocukluk çağında İyi düzenlenmiş bir fiziksel aktivite programı çocuğun spor ile günlük aktiviteleri arasında bir denge sağlamalı ve ailenin de desteğini almış olmalıdır. Eğitim programı ile uyumlu bir şekilde düzenlenmiş fiziksel aktivite çalışmalarının eğitim ve öğretime olumsuz etkilerinin olmadığı gösterilmiştir. Buna karşın kendini tanımasına zemin hazırlaması ve can sıkıntısının giderilmesi yolu ile okul başarısını artırmaktadırAerobik güç-kapasite olarak ifade edilen dakikada kilogram başına kullanılan oksijen miktarı okul dönemi boyunca azalmaktadır, ayrıca bazı kardiyak risk faktörleri de çocukluk döneminden itibaren söz konusu olmaktadır. Tüm bu faktörler etkin bir egzersiz ile kontrol edilebilmektedir.</p>
<p> Düzenli aktivitelere katılan çocuklar sağlıklı yaşam için gerekli alışkanlıkları kazanırlar. Ayrıca sigara ve madde kullanımı konusunda da önleyici etkileri vardır</p>
<p>.Çocukluk döneminde fiziksel aktivitelere katılımın olumlu etkileri</p>
<p>· Büyüme ve gelişmenin daha iyi olması·    </p>
<p> Aktif yaşam biçimi kazandırılması ·      </p>
<p> İleride oluşabilecek hastalık risklerini azaltma·      </p>
<p> Vücut sağlığının olumlu etkilenmesi·       </p>
<p>Fiziksel uygunluk (fitnes)  sağlanması·       </p>
<p>Aşırı kilo alımının önlenmesi·       </p>
<p>Kemik yoğunluğunun artırılması·       </p>
<p>Fiziksel yeteneklerin gelişimi ·       </p>
<p>Vücudun hareket kabiliyetini anlama ve değerlendirme ·      </p>
<p>Entelektüel gelişime katkı sağlama ·       </p>
<p>Kişisel ve sosyal gelişime katkı sağlama ·         </p>
<p>Kendine güveni geliştirme ·         </p>
<p>Yaratıcı doğal yetenekleri geliştirme ·         </p>
<p>Stresle baş edebilme yeteneğini kazanma ·         </p>
<p>Ruhsal iyilik ve gelişme, kendini daha iyi hissetme,·         </p>
<p>Bir konuya yoğunlaşma (konsantrasyon) yeteneğini kazanma·         </p>
<p>Hoşgörü, iyi iletişim, saygı duyma, kendini tanıma, sebat etme, hedef koymayı öğrenme, zaman yönetimi becerisi kazanma, zorluklarla mücadele yeteneği kazanma, takım çalışmasını öğrenme gibi birçok olumlu kişilik özellikleri kazanma;·         </p>
<p>Kötü alışkanlıkların edinilmesini önleme Tüm bu olumlu etkilerine karşın fizik aktivite ve düzeli spora katılımın potansiyel olumsuz etkileri olarak; 1. kötü teknik ve yeteneğin ve yarışmalarda başarısızlıkların olumsuz davranış biçimleri geliştirilmesine yol açması 2. Bazen büyüme kıkırdaklarını da etkileyebilen travmatik veya aşırı kullanma (overuse) yaralanmalarına yol açması 3. çok nadiren kardiyovasküler ya da tanımlanamayan hastalıklara bağlı ani ölümlerin oluşması olarak sayabiliriz. Sporun, fiziksel aktivitenin yol açabileceği risklerin çoğu kontrol edilebilen ve engellenebilecek risklerdir</p>
<p>Çocukluk dönemleri ve aktiviteler Her çocuk ve gencin egzersize ihtiyacı vardır. Fiziksel ve psikolojik değişimleri nedeniyle çocuklar erişkinlerin birer minyatürleri olarak görülmemelidirler. Çocukluk çağı geniş bir zaman dilimidir ve her çocuğun gelişim ve büyüme çizgisi farklı olabilecektir.</p>
<p> Aynı yaştaki çocukların fiziksel yetenek ve olgunlukları çok farklı olabilecektir. Bu faktörler göz önüne alınarak uygulanması düşünülen aktivite programı planlanmalıdır. Bu nedenle beklenti ve hedefler çocuğun gelişme düzeyine uygun olmalıdır. Bu noktada hekimlere ve spor eğitimcilerine iş düşmektedir. Aşağıda yazılmış olan aktiviteler genel öneriler olup çocuğun gelişim ve büyüme durumu göz önüne alınarak karar verilmelidir.2-4 yaş Bu yaş çocukları koşma, yakalama, sıçrama gibi birçok temel becerileri yapabilirler. Denge ile ilgili gelişim devam etmektedir. Hareketli nesneleri izlemede zorlanır, dikkatleri kısa sürelidir. Kopya ederek öğrenirler. Planlanmış uzun süreli aktiviteler uygun değildir. Değişik eğlenceli oyun aktiviteleri yaptırılabilir. </p>
<p>Oyun alanlarında, kırda koşma, yürüme, sallanma, yuvarlanmalar aktiviteleri, gözetim altında olmak koşulu ile su oyunları, pedagojik olarak yetkin eğitmenlerce verilebilecek basit cimnastik ve dans aktiviteleri önerilebilir.Erken çocukluk dönemi (5-7 yaş)Bu yaş döneminde bireysel aktivitelere ağırlık verilmelidir. Denge daha çok gelişmiştir, hareketli nesneleri daha iyi izler, dikkat süresi biraz daha uzamıştır, ancak birçok detayı hatırlamakta ve hızlı karar vermekte zorlanır. Fiziksel gelişim, büyüme ve motor yetenek gelişimi için çeşitli aktiviteler önerilmektedir ancak bunlar uzun süreli olmamalı ve sık dinlenmeler verilmelidir. </p>
<p>Dans aktiviteleri, cimnastik çalışmaları, seksek benzeri oyunlar, İp atlama, ağır olmayan toplarla oynama, atma, yakalama, üç tekerlekli veya destekli bisiklete binme, tırmanma, gözetim altında yüzme, kendi vücut ağırlığı ile veya hafif toplarla ağırlık çalışmaları önerilir. Altı yaştan sonra çocukların motor yetenekleri ve güvenlik algılamaları artmaktadır. Takım sporlarına uyum sağlama yetenekleri artar. Çocuklar motive etmek için hareketlerinden övgü ile söz edilmelidir.Orta çocukluk dönemi (8-9 yaş)Daha karmaşık aktiviteleri yapabileceklerdir. Fiziksel gelişim, büyüme ve motor yeteneklerin gelişimine yönelik olarak koşma, yüzme, tırmanma, dans aktivitelerine denge, esneklik, çabukluk ve ritim çalışmaları eklenmeli. Yarışmamak kaydı ile cimnastik, futbol, yüzme, tenis, bisiklet, dans, koşu, kayak, beysbol sporlarına daha ciddi eğilebilirler. Bu dönemde disiplin, kurallara uyma, cezalandırma, takım olarak hareket edebilme gibi kavramlar yerleşir. Bu dönemde özellikle kızların erken gelişim gösterebileceği göz ardı edilmemelidir. </p>
<p>Ağırlık çalışmaları için kendi vücut ağırlığı yanı sıra gözlem altında olmak koşulu ile hafif ağırlıklarla basit teknik çalışmalar önerilebilir Geç çocukluk dönemi (10-12 yaş)Fiziksel gelişim, büyüme ve motor yeteneklerin gelişimi için kuvvet, sürat, dayanıklılık gibi temel biyomotor özelliklerin artırılmasına yönelik aktiviteler daha sistemli ve planlı yapılmaya başlanır. Kızların bir kısmının ergenlik dönemleri içinde olabilecekleri dikkate alınmalıdır. İlgi alanlarındaki spora yönelmeleri söz konusudur. Daha karmaşık aktiviteler ve beceriler çalışılmaya başlanır. Ağırlık çalışmaları teknik çalışmalar olarak yaş grubuna ve yönlendiği spor disiplinine uygun olarak ağır yüklenmeler olmaksızın kontrol altında olmak kaydı ile yapılabilir. Koordinatif özelliklerin gelişimine yönelik çalışmalar yapılır. Spor dalına özgü tekrarlar yapılır. </p>
<p>Bireysel veya takım olarak yarışma tarzı organizasyonlara katılım başlar. Oyun kuralları, taktik ve teknik çalışmalar daha rahat algılanarak yapılır. Sosyal açıdan liderlik, grup içi iletişim, arkadaşlık, takım ruhu, centilmenlik, gibi özelliklerin yerleştiği dönemdir. Pratik yeteneklerin kullanımı gelişir, Atletizm, kayak, tenis, yüzme ya da futbol, basketbol, voleybol, gibi takım sporları daha ciddi düzeyde yapılmaya başlanabilir.Erken ergenlik dönemi 13-15 yaş Bu dönemde hızlı bir büyüme söz konusudur, ancak vücut daha az esnektir artık. Puberte oluşumu söz konusudur. Dikkatleri çok iyidir, oyun taktiklerini ve stratejileri uygularlar. Bu dönemde kuvvet gelişimi önemlidir ve ağırlık çalışmalarına başlaması önerilir. Gelişimini tamamlamış olanlar için atletizmin dalları, basketbol gibi takım oyunları yanı sıra kayak ve cimnastik gibi branşlar yaptırılabilirGeç ergenlik (16-18 yaş)Yetişkin düzeyinde gelişime ve yetişkinlerin düzeyine yakın becerilere sahiptir. </p>
<p>Dikkat ve algılama çok iyidir ve tamdır, kuvvet kazanma üzerinde çalışmalar yapılabilir. İlgiye bağlı olarak tüm sporlar önerilebilir. Yarışma düzeyinde halter ve karate, tekvando gibi savunma sporlarına, ancak bu dönemden sonra izin verilebilir.Spor, ergenlik döneminde gençlerinin temel gereksinimlerine doyum sağlayacak önemli bir etkinlik alanıdır. Ergenlik döneminde aktivitelerine devam edenlerde yüklenmeler çocukluk dönemine göre daha fazla olmaktadır, bu da egzersizin kardiyak risk faktörlerine yönelik olumlu etkilerini artırmaktadır. Ancak bu dönemde bireylerde artan bağımsız olma isteği yanı sıra tecrübe azlığı nedeniyle maceraya yönelik aktivitelerinde riskler de artmaktadır. </p>
<p>Fiziksel aktiviteye katılım bireysel karakterlerinin oluşmasında etkili bir faktör olmaktadır. Bu dönemde performans artırmaya yönelik ilaç kullanımlarını ve her şeye karşın kazanma isteğini ahlaki gelişim açısından olumsuz etkiler olarak sayabiliriz. Güreş gibi ağırlık kaybı gerektiren sporlar yanı sıra fiziksel görünümün de değerlendirildiği bazı sporlarda (bale, cimnastik) yeme bozuklukları (anoreksia, bulimia) sık olmasa da görülebilmektedir. Aşırı fiziksel aktivite ve negatif enerji ve mineral dengesi ileri yaşlarda düzeltilmesi zor olan kemik yoğunluğunda azalmaya yol açabilecektir. Profesyonel düzeyde sporla uğraşmanın çok zaman gerektirmesi bazen ters teperek spora ara verme gibi sonuçlar doğurabilir.Birçok spor dalı için spora başlama yaşı ve müsabaka yaşı değişik çalışmalarla önerilmiş olmasına rağmen, fikir birliğine varılmış kesin yaş sınırları yoktur. Spora katılımı konusunda çocuğun gelişimi ve büyümesi dikkate alınarak karar vermek daha uygun bir yaklaşım olacaktır. Aşağıdaki tabloda değişik sporlar için verilen başlama yaşları daha çok sporun gerektirdiği antrenmanların organize olarak düzenli yapılabileceği yaş önerileridir. </p>
<p>Çocuklara 4-5 yaşlarından itibaren bazı sporların oyun aktiviteleri tarzında yaptırılması sağlıklı büyüme ve gelişme açısından uygun olur. Başlangıç olarak yüzme, dans ve cimnastik gibi sporlar oyun tarzında yaşa uygun çalışmalar olarak planlanabilir. Organize sporlara ve yarışmalara katılımın 10 yaşlarından sonra başlaması önerilmektedir. Spor dallarının birçoğunda üst düzey antrenmanlar ancak 14-16 yaşlarından sonra başlanabilir.   </p>
<p>  İlk başlama Yaşı Yarışmalara katılma yaşı<br />
·       Cimnastik    6-8 yaş 9 -14 yaş<br />
·       Yüzme    7-8 yaş 11-14 yaş<br />
·       Dans   8-12 yaş   9-10 yaş<br />
·       Artistik Buz Pateni     7-9 yaş 11-13 yaş<br />
·       Basketbol 10-12 yaş 14-16 yaş<br />
·       Tenis    7-8 yaş 11-14 yaş<br />
·       Okçuluk 12-14 yaş 16-18 yaş<br />
·       Futbol 12-14 yaş 16-18 yaş<br />
·       Atletizm 10-16 yaş 14-18 yaş<br />
·       Voleybol 10-12 yaş 15-16 yaş<br />
·       Su Topu 10-12 yaş 16-17 yaş<br />
·       Kayak    7-8 yaş 12 (alp) 16 (kuzey) yaş<br />
·       Kürek 11-14 yaş 16-18 yaş<br />
·       Hentbol 10-12 yaş 14-16 yaş<br />
·       Eskrim 10-12 yaş 16-16 yaş<br />
·       Okçuluk  8 -10 yaş 16-17 yaş<br />
·       Savunma sporları   8-10 yaş 14-16 yaş<br />
·       Güreş 11-13 yaş 16-18 yaş<br />
·       Bisiklet 12-15 yaş 16-18 yaş<br />
·       Halter 14-15 yaş 17-18 yaş<br />
·       Boks  13-15 yaş 17-18 yaş<br />
·       Yelken 10-12 yaş 14-16 yaş<br />
·       Havacılık sporları 15-16 yaş 17-18 yaş<br />
·       Binicilik 10-12 yaş 14-16 yaş </p>
<p>Tablo: Değişik sporlar dallarına özgü antrenmanlara başlama ve müsabakalara katılım için önerilen yaşlar. Çocuğun aktiviteye yönlendirilmesinde ailelerin rolü  Çocuğun aktiviteye, spora erken yönlendirmesinde ailesine çok önemli görevler düşmektedir. Anne babanın iyi bir örnek oluşturması önemlidir. Atılacak olumlu adımların çocukların yaşamını etkileyecek bir alışkanlığı kazanmasının yolunu açabileceği unutulmamalıdır. Çocuğu ilgi alanına uygun olarak spor etkinliklerine götürüp, spor çeşitlerini ve nasıl yapıldıklarını açıklamak, gerekli malzemeleri sağlayıp diğer çocuklarla oynaması için ortam yaratılması önemlidir.</p>
<p> Anne baba olarak İlgilendiğiniz bir spor varsa bunu ve becerilerinizi çocuğunuzla paylaşın, çabanın ve de çalışmanın kazandığı bir ödül olduğunu ve en iyisi olmaksızın da bu spor aktivitesinden zevk alınabileceğini öğretin.Spora katılımda karar verirken öncelikle spora güvenli katılımın önemi vurgulanmalıdır. Çocuğunuz bir aktiviteyi daha ciddi olarak yapmak üzere karar verdi ise organize sporlara katılımı konusunda herhangi bir engel olup olmadığı konusunda hekiminize danışmalı, spora katılım öncesi tıbbi kontroller yapılmalıdır. Geçmişte çocuğunuz kronik bir hastalık geçirdi ise spora katılıma karar verme aşamalarında hekiminize danışarak hangi aktivitelerin uygun olabileceğini öğrenmek gereklidir. </p>
<p>Pratik olarak çocuğunuzu spora yönlendirdiğinizde şu önerilere dikkat etmekte yarar olacaktır; Spor için gerekli malzemelerin maliyeti, fiziksel temas miktarı, bireysel yeteneklerin önemi, takım performansının önemi, takımın büyüklüğü, her bir çocuğun katılım şansı. Bulunduğunuz yörede birçok spora katılabilme şansı var ise çocuğunuzun bunları denemesi için fırsat yaratın. Çocuğunuz bir aktiviteye başlamadan önce ne kadar çok değişik aktivite deneyip de iyi yapabildiği bir alnı seçerse hem yaptığı aktiviteden daha çok keyif alacak hem de daha başarılı olabilecektir. Tenis, koşu, golf gibi bireysel sporlar yanı sıra futbol, voleybol gibi takım oyunlarını da denemesini sağlayın. Temas sporlarına yatkın olup olmadığını gözlemleyin, el göz koordinasyonu değerlendirin, top oyunlarına yatkınlığını gözlemleyin.Spora karar verirken çocuğuz emin ellerde ve güvenli mi değerlendirin. Spor eğitmeni veya çalıştırıcı oyunun kurallarını koyuyor mu? </p>
<p>Oyunun gerektirdiği koruyucu malzemelerin kullanılmasını denetliyor mu? Sadece iyi oyunculara mı şans tanıyor? Çalıştırıcının çocuğun büyük olmadığının, gelişimini tamamlamadığının farkında mı? Verilen talimatlar çocuğunuzun güvenliğini sağlamaya yönelik olarak yeterli mi? Çalıştırıcı sürekli bağırıyorsa, iyi oyuncuları oynatıyorsa, çocuğunuzun katılma istek ve cesaretini yitirmesine yol açabilecektir. Çocuğunuzun antrenörüne saygı duyun ve gösterin. Onunla iletişim halinde olun. Eğer uygulamaları ile ilgili katılmadığınız noktalar varsa çocukla değil doğrudan antrenörle bunu paylaşın. Çocuğunuzun benzer yaş grubundaki çocuklarla bir arada olması yada fiziksel olgunluk ve gelişimlerine yeteneklerine göre gruplara ayrılmış olması yaralanma risklerine karşı önemli bir koruyucu etken olacaktır. Isınma ve soğuma dönemleri içi yeterli zaman ayırmaları yaralanmalardan korunma konusunda sorumluların yeterli ilgi göstermelerine yönelik bir işaret olarak değerlendirilebilir.Anne baba için pratik öneri; “oturun ve izleyin”. </p>
<p>Vaktiniz elverdiğince çocuğunuzu sporda izleyin, onu olumlu yönde güdüleyin ve cesaretlendirin. ”Fair play” in (centilmenliğin) önemini vurgulayın, yapabiliyorsanız çocuğunuz için bir sporcu olarak örnek olun Çocuk 11 -12 yaşlarına ulaştıktan sonra yarışma ruhu ve kazanma hırsını artırmaya yönelik olarak bilinçlendirmeye ve de motive etmeye başlamak önerilmektedir. Her şeye rağmen kazan sloganı ile hareket etmek birçok çocuğun spordan soğumasına yol açabilecektir. Çocuğunuzun fiziksel yetenekleri konusunda gerçekçi olun. Çocuğunuzun kendisine gerçekçi hedefler belirlemesine yardımcı olun. Organize sporlar çağında çocuğunuzun gerçekten oynamak isteyip istemedi konusunda emin olunuz, hiçbir zaman zorlamayın ve ısrar etmeyin. Spora katılımın çocuğunuzun eğitim programını etkilemesine izni vermeyin, aynı zamanda okuldaki müzik gibi başka etkinliklere ve aktivitelere de katılacaktır. Spor ile bunları karıştırdığında bunalabilirEğer çocuğunuz yaptığı sporu ya da aktiviteyi bırakmak isterse çocuğu etkileyen aşırı antrenman ya da başka benzeri stresleri gözden geçirin. Bir süre sonra çocuğunuz aynı aktiviteye tekrar dönebilir ya da başka bir aktivite yapmayı isteyebilir. Bu konuda aşırı ısrarcı olmak doğru bir yaklaşım değildir. </p>
<p>Çocuğunuzun katıldığı spor ya da aktiviteyi öncelikle uzun dönemli sağlık açısından yararları ile değerlendirin. Çocuğun aktiviteyi yaparken formda olması, sağlıklı olması ve de mutlu olması amaçlanmalıdır. Çocuğunuz kazansa da, kaybetse de onu sevdiğinizi bildiğinden emin olun. Takımın diğer üyeleri ve çocuğunuz için amigoluk yapın. Oyun ve yarışmalarda duygularınızı kontrol edin diğer oyuncu, antrenör ve görevlilere bağırmayın. Ailenin üzerine çok yük düştüğü unutulmamalıdır. Anne baba olarak çocuğunuzu dinleyin. Erken yaşlara fiziksel aktivite alışkanlığı ile birlikte kazanılacak iyi bir beslenme alışkanlığı çocuğunuzun sağlıklı bir erişkin birey olma şansını artıracaktır. Yeteneği çok fazla olmasa da çocuğunuz destek ve iyi yönlendirme ile çok başarılı olabilecektir. Kaynaklar: 1.       Açıkada C. Çocuk ve Antrenman. ACTA Orthopaedica et Traumatologica Turcica suplementum 1 Cilt 38 Supp 1 2004 s 16-262.      </p>
<p> Açıkada C. Çocuklarda antrenman planlaması. XI. Spor Hekimliği Kongresi seminer notları 20073.       Akgün N. Egzersiz ve Spor Fizyolojisi. 5. Baskı Ege Üniversitesi Basımevi 19944.       Ergen E. Çocukluk ve Ergenlik döneminde Spor Yaralanmalarının Nedenleri, Epidemiyolojisi ve Risk Faktörleri. ACTA Orthopaedica et Traumatologica Turcica suplementum 1 Cilt 38 Supp 1 2004 s 27-315.       Gür H. http://www.sporhekimligi.com/cocuk1.php6.       http://www.mayoclinic.com7.       Kosar NŞ, Demirel HA. Çocuk Sporcuların Fizyolojik Özellikleri. ACTA Orthopaedica et Traumatologica Turcica suplementum 1 Cilt 38 Supp 1 2004 s 1-158.       Muratlı S, Şahin G, Kalyoncu O. Antrenman ve Müsabaka Yaylım Yayıncılık 2005 İstanbul9.       Rowland TW. Children’s Exercise Physiology. Human Kinetics second edition 200510.   Shephard RJ. Physical Activity, Health and Well Being at Different Life Stages, Research Quarterly for Exercise and sports Vol 66 No 4 pp 298-302 1995</p>
<p> Dr. Mesut NALÇAKANSpor Hekimi </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/cocuk-cimnastigi-ve-spor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sporcu beslenmesi</title>
		<link>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/sporcu-beslenmesi.html</link>
		<comments>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/sporcu-beslenmesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 22:03:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oğuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rekreasyon.org/?p=446</guid>
		<description><![CDATA[Sporcu beslenmesinde temel noktalar; Önceden denenmemiş bir malzemeyi ( besin, ilaç ) yarışma öncesi kesinlikle almayın Son 24 saat içerisinde bozulma riski yüksek olan gıdalardan ( tavuk , rus salatası vb.) kaçının Mümkünse öğündeki yemeği oyuncular haricindeki takım elemanlarından birisi yaklaşık 1 saat önce yesin Temel enerji öğesi olarak KH.lar , destek öğesi olarak protein, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sporcu beslenmesinde temel noktalar;</p>
<p>Önceden denenmemiş bir malzemeyi ( besin, ilaç ) yarışma öncesi kesinlikle almayın </p>
<p>Son 24 saat içerisinde bozulma riski yüksek olan gıdalardan ( tavuk , rus salatası vb.) kaçının </p>
<p>Mümkünse öğündeki yemeği oyuncular haricindeki takım elemanlarından birisi yaklaşık 1 saat önce yesin </p>
<p>Temel enerji öğesi olarak KH.lar , destek öğesi olarak protein, lezzet , psişik doyum ve immün sistem desteği olarak da yağlar uyğun oranlarda diyette yer almalıdır </p>
<p>Sıvı alımına çok özen verin ( rakım, sıcaklık gibi çevresel şartları da gözönünde bulundurun)<br />
Öğün sayısını olabildiğince arttırın </p>
<p>Meyveyi ara ögünlere koyun(yemek öncesi 1 saat) , olabildiğince salata tüketin </p>
<p>Sabah kahvaltılarında çay alımını kaldırın ( demir emilimini bozar ) </p>
<p>Karbonhidrat (KH) alımında Glisemik İndeks kavramı önemlidir. </p>
<p>Yüksek glisemik indeksi olan KH.lar bal , şeker , pekmez , kuru incir ve üzüm , kavun , karpuz ,fasülye,bezelye, pişmiş havuç! vb. </p>
<p>Düşük glisemik indeksi olan KH.lar makarna , pilav , ekmek, patates , çiğ havuç! ,ayva vb. </p>
<p>Portakal , mandalin , elma , muz , armut , üzüm , şeftali  vb. meyvalar orta düzeyde glisemik indekse sahiptir, her dönemde kullanılabilirsiniz </p>
<p>Müsabaka öncesi dönemde düşük glisemik indeksli , efor sonraları da ( ilk 2 saatte ) yüksek glisemik indeksli KH.lar alınmalıdır </p>
<p>Proteinlerin genelde çok fazla yağ içerdiği gözden kaçırılmamalı , sporcu diyetlerindeki  bezdirici tek düzelik anlayışından vazgeçilmeli , balıkta ihmal edilmemelidir </p>
<p>Yumurta, süt ve ürünleri önemli protein kaynaklarıdır. </p>
<p>Yemek yağı olarak mısırözü yağı idealdir. Katkı ve lezzet verici olarak az miktarda taze tereyağı kullanılabilir, salatalarda zeytinyağı sınırsız olarak kullanılabilir , kızartmalar(yanık yağ) , sanayii yağları ve margarinler önerilmez </p>
<p>Pişirme tekniği olarak buğulama , haşlama ve ızgara tercih edilmelidir </p>
<p>Bu temel prensipler altında ahçının performansı da en ön plandadır </p>
<p>Müsabakaya çıkacak sporcunun enerji depoları tam dolu , hidrasyonu tam , midesi gerilim yaratmayacak şekilde boş olmalıdır </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/sporcu-beslenmesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antrenman Bilgisi</title>
		<link>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/antrenman-bilgisi.html</link>
		<comments>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/antrenman-bilgisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 22:01:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oğuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rekreasyon.org/?p=443</guid>
		<description><![CDATA[Bu bölümde temel antrenman bilgisi ile ilgili sık kullanılan kavramları ve bazı temel bilgileri bulacaksınız. Konu ile ilgili daha detaylı bilgileri kaynaklarımızdan alabilirsiniz. Sorularınız var ise bize e-mailimizden ulaşabilirsiniz. Bilgimiz çerçevesinde yanıtlamaya çalışırız. 1- Performans nedir ? Bir fiziksel aktivite sırasında, o fiziksel aktivitenin gerektirdiği fizyolojik, biyomekanik ve psikolojik verime “performans” adı verilir. Bu verimin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu bölümde temel antrenman bilgisi ile ilgili sık kullanılan kavramları ve bazı temel bilgileri bulacaksınız.  Konu ile ilgili daha detaylı bilgileri kaynaklarımızdan alabilirsiniz.  Sorularınız var ise bize e-mailimizden ulaşabilirsiniz.  Bilgimiz çerçevesinde yanıtlamaya çalışırız. </p>
<p>1- Performans nedir ? </p>
<p>Bir fiziksel aktivite sırasında,  o fiziksel aktivitenin gerektirdiği fizyolojik,  biyomekanik ve psikolojik verime “performans” adı verilir. Bu verimin yarışma sırasında ortaya koyulabilme düzeyi de performansın düzeyi hakkında bilgi verir. </p>
<p>2- Performansı oluşturan öğeler nelerdir?<br />
Performansı oluşturan öğeler Astrand ve Rodalh’a göre üç ana başlık altında toplanır. Bunlar sırasıyla şunlardır:<br />
a-Enerji oluşumu (aerobik-anaerobik), b-Nöro-müsküler(sinir-kas) ileti, c-Psikolojik faktörler (motivasyon)   </p>
<p>3-Performansı etkileyen faktörler nelerdir?<br />
Performansı çeşitli faktörler etkiler. Bu faktörler öncelikle iç ve dış faktörler olmak üzere ikiye ayrılırlar.<br />
İç faktörler veya internal (kişisel) faktörler adını verdiğimiz faktörler şunlardır:<br />
a. Antrenman düzeyi, b. Yaş, c. Cinsiyet. d. Fiziksel uygunluk (physical fitness), e. Irksal faktörler, f. Stres düzeyi, g. Motivasyon durumu, h. Beslenme, ı. Ergonomik destekleyiciler, j. Sağlık durumu, k. İlaç kullanımı<br />
Dış faktörler veya eksternal faktörler ise şunlardır:<br />
a. İrtifa,  b. Nem c. Sıcaklık,  d.  Zemini durumu<br />
Yukarıda sıralanan faktörler durumlarına göre performansı olumlu ya da olumsuz yönde etkilerler. </p>
<p>4- Antrenman nedir?<br />
Belirli  bir sistem içinde hedeflenen sportif performansı elde etmek için bir program çerçevesinde, sportif performans öğelerini geliştirmeye yönelik çalışmaların tümüdür. Fizyologlar antrenmanın tanımını şöyle yapmaktadır:<br />
Vücuda yapılan tüm yüklenmelerde fonksiyonel ve morfolojiye uygunluk, yüklenmeler sonucu  organizmada bir değişikliğin meydana gelmesi ve sonuçta verim artışına neden olunma. Bir başka antrenman tanımını ise şöyle görmekteyiz:Alıştırmalar yardımı ile sporcuların fiziksel, teknik, taktik, zihinsel, psikolojik ve motorsal hazırlığıdır. </p>
<p>5-Antrenmanın etkileri nelerdir?<br />
Doğru ve sistemli yapılan bir antrenman ile tüm performans öğeleri geliştirilebilinir.  Antrenman enerji oluşum sistemi üzerinde olumlu etkilerde bulunur. Bu şekilde kardiyo-vasküler (kalp-damar) sistemi antrenman ile gelişerek sporcunun aerobik gücü (oksijenli-güç) aratırılır. Yorgunluğa karşı direnç artar.  Nöro-müsküler (sinir-kas)ileti antrenmanla iyileştirilir. Kuvvet artırımı sağlanır. Koordinasyon, esneklik  gelişir. Hareketlilik ve beceri gibi özellikler, iyileştirilir. Ayrıca sporcunun, teknik, taktik, zihinsel ve psikolojik özellikleri de gelişir.  Özet olarak antrenman ile sporcuların enerji oluşum sistemleri, kuvvetleri ve motorik özellikleri geliştirilebilinir. </p>
<p>6- Aerobik enerji oluşumu nedir?<br />
Organizmanın oksijenli enerji oluşum sistemidir. Burada hücre düzeyinde kan aracılığı ile gelen oksijen,  enerji verici maddeleri yakar. İnsan organizması genelde aerobik yaşam (oksijenli ortamda) süren    bir canlıdır.  Burada solunan hava akciğerde alveolleri (hava keseleri) doldurur. Alveollerin (hava keseleri) çevresi kapiller (kılcal) damarlarla örümcek ağı gibi örülüdür. Burada kılcal damarların içindeki kanda bulunan ve eritrositlere(alyuvarlar) kırmızı rengini veren bir demiroksit bileşimi olan hemoglobin,  alveollerin(hava keseleri) içindeki havada bulunan oksijenle difüzyon yolu (az yoğun ortamdan, çok yoğun ortama geçiş)ile birleşir ve oksihemoglobin yapar. Bu madde kan içinde kalbe gelir ve kalp onu hücre düzeyine kadar pompalar. Hücre düzeyine kadar pompalar. Hücre düzeyinde hemoglobin karbondioksitle birleşip, oksijeni bırakır ve tekrar kalbe gelip, kirlenmiş kanın temizlenmesini sağlar. İşte burada hücre düzeyine gelen oksijen, enerji verici maddeleri öncelikle karbonhidrat(şekerler) yakar ve aerobik yolla (oksijenli yol) enerji (atp)oluşur. </p>
<p>7-  Aerobik güç nasıl geliştirilir?<br />
İnsan  organizmasının, aerobik gücünün (Bu uygulamada dayanıklılık olarak bilinir), yani oksijenli enerji oluşum sistemlerinin güçlendirilmesi için geliştirilen çeşitli antrenman yöntemleri vardır. Bu yöntemler genelde şu ana başlıklar altında toplanır:<br />
a-Maraton tipi antrenman :Burada kısmen yavaş uzun mesafe koşular (Spor türüne göre yüzme de olabilir) söz konusudur. </p>
<p>b-İnterval antrenman:Aralı antrenman adı da verilen interval çalışma, sporcuların aerobik güçlerini en süratli geliştiren antrenman metodudur. İnterval çalışmanın dört temel unsuru vardır. Bunlar sırasıyla mesafe, ara, tempo ve tekrar sayısıdır. Kısaca MATT ile ifade edilir.  İnterval antrenman iki çeşittir.<br />
Bunlar extensiv (yaygın) internal ve intensiv (yoğun)interval.<br />
c-Fartleks:Tempolu oynaş koşusu diye de adlandırılan bu antrenman şeklinde sporcular minimum 30-45 dakika arasında engebeli arazide, çeşitli çıkışlar, inişler yaparlar. </p>
<p>8-  Anaerobik enerji oluşumu nedir?<br />
Organizmanın oksijensiz enerji oluşum sistemidir. İki bölümü vardır: ATP-CP’li sistem (alaksit) ve laktik asitli sistem (laktasit). Tüm fiziksel aktiviteler sırasında önce kas hücresi içinde bulunan  hazır  ATP (adenozintrifosfat) devreye girer.  Daha  sonra eğer ortamda yeterli  oksijen yoksa enerji verici maddeler oksijensiz olarak yakılırlar. Bu işlem sonunda laktik asit (süt asidi) adı verilen bir yan ürün ortaya çıkar. İşte bu sisteme de laktik asitli sistem de laktik asitli sistem denir. </p>
<p>9- Anaerobik güç nasıl geliştirilir?<br />
İnsan organizmasının anaerobik gücü genel olarak, aerobik güçten daha zor geliştirilen bir özelliktir. Burada temelde iki noktadan hareket edilir. Bu noktalar;supramaksimal (maksimalüstü) yüklenmeler ve tekrar metodudur. Özellikle supramaksimal (maksimalüstü) yüklenmeler ve tekrar metodu ile organizmanın laktik aside (süt asidi) olan dayanıklılığı artırılır. Bu yüklenmeler devamlı yüklenme yönteminden  daha kısa süreli,  fakat daha yoğundur. </p>
<p>10-  Steady state (hazır durum) nedir?<br />
Steady state (hazır durum);bir fiziksel aktivite sırasında o fiziksel aktivite için gerekli olan enerjinin sağlandığı, alınan oksijen ile kullanılan oksijenin dengelediği durumdur. Fiziksel aktivite sırasında aktiviteye uyum için kalp vurum sayısında lineer (çizgisel) bir artış görülür. Bu artış eğer steady state (hazır durum) sağlanmış ise durulur, kalp vurum sayısı dengelenir ve değişiklikler minimale indirgenir. Burada alınan ve harcanan oksijenin dengelenmesi söz konusudur.  Genelde   fizyologlar tarafından organizmanın steady state (hazır durum) haline gelmesi, kalp vurum sayıları arasındaki farkın dakika 5’in altına düşmesi olarak kabul edilir.  </p>
<p>11- Kalp vurum sayısı (nabız) nasıl sayılır?<br />
Kalp vurum sayısı antrenman sırasında genelde iki noktadan alınır. Bu noktalar el bileğinde arterioradialis ve boyundaki arteriocarotis’tir. Kalp vurum sayısı normalde bir dakika süre zarfında  sıfırdan başlamak koşuluyla alınır. Ama antrenman pratiği içinde bir dakikalık sürede kalp vurum sayısında düşme görüleceğinden, genelde 10 veya 15 saniyelik sürelerle kalp vurum sayısı alınır. 10 saniye alındığında bulunan sayı 6, 15 saniye alındığında bulunan sayı 4 ile çarpılır. Burada unutulmaması gereken nokta  10 saniye alındığında + 6, 15 saniye alındığında +4 hata payı olacağıdır.   </p>
<p>12-  Hangi spor dalında, hangi enerji oluşumu etkindir?<br />
Spor dallarında enerji oluşum sistemlerinin hangisinin etkin olduğu çeşitli araştırmacılarca ortaya konulmuştur. Kuşkusuz bir fiziksel aktivite sırasında tüm enerji oluşum sistemleri kullanır.  Ama burada önemli olan hangisinin etkinliğinin daha yoğun olduğudur. İşte bu aşamada spor dalları enerji oluşum yolları açısında çeşitli sınıflandırmalara ayrılmıştır. Süresel olarak değerlendirildiğinde,  bir dakika ve altında süren tüm aktivitelerde etkin olan enerji oluşum şekli anaerobik enerji oluşumudur.  Örneklemek gerekirse 100 m,  200 m 400 m, uzun atlama, yüksek atlama, sırıkla yüksek atlama. gülle atma, 50 m ve 100 metre yüzme, bisiklet pist yarışları, cirit atma, disk atma, çekiç atma, kayakta slalom ve iniş yarışları v. b gibi spor dalları da etkin olarak kullanılan enerji oluşumu anaerobiktir.  5. 000 m,  10. 000 m, 20. 000 m, maraton bisiklet yol yarışları, yürüyüş, kayak kros, kürek çekme v. b gibi spor dalları da aerobik enerji oluşumunun etkin olduğu dallardır.  </p>
<p>Futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi takım oyunları göz önüne alındığında, burada her iki oluşum sisteminin de etkinlikleri söz konusudur. Örneklemek gerekirse bir futbol, basketbol veya hentbolde hızlı hücum sırasında atılan deparlarda yoğun olarak anaerobik enerji oluşumu devrededir.  Ama bu deparların ardından geriye jog ile dönüşürler, savunma alanından hücum alanına geçişte paslaşmalar, süratli olmayan top sürmelerde aerobik enerji oluşumu   devrededir.  Sportif oyunlarda kullanılan enerji oluşum sistemleri iç içe geçmiştir. Birlikte kullanılır. Ama bu  takım  oyunlarını süresel olarak değerlendirdiğinizde 2 x 45 dakika süren bir fotbolun, 2 x 20 dakika süren bir basketbolun ve 2 x 30 dakika süren bir hentbolün aerobik etkinliğinin tartışılmaması gerekir. </p>
<p>13- Kaç çeşit kas vardır?<br />
İnsan vücudunda üç çeşit kas vardır. Bunlar, düz kas, çizgili kas ve kalp kasıdır. Bunlardan düz kas, istem dışı çalışan kaslardır. Ve bu kaslar iç organlarımızın çevresinde yer alır. Çizgili kaslar istemli olarak kasılan kaslardır. Kalp kası ise çizgili kas görüntüsünde olan, ama düz kas gibi çalışan özel bir kastır. </p>
<p>14- Çizgili kaslar kaç çeşittir?<br />
Vücudumuzda istemli olarak kasılan çizgili kaslarımızı oluşturan lifler,  beyaz ve kırmızı lifler olarak ikiye ayrılır.  Burada beyaz lifler, çabuk kasılan liflerdir ve FT veya Tip 2 diye adlandırılır. Ayrıca bu lifler kendi arasında da Tip 2 a veya Tip 2 b olmak üzere ikiye ayrılır. Bu lifler sürat ve kuvvet  geliştirmede önemli olan liflerdir, çabuk kasılır. Özellikle sıçrama, sürat koşuları gibi alanlarda etkilidir. Ayrıca süratli yavaş kasılan fibriller arasında bir geçiş şekli olan Tip 2 c’den de söz edilmektedir.<br />
Kırmızı lifler ise ST veya Tip 1 olarak adlandırılan lifllerdir. Bu lifler dayanıklılık lifleridir. Kısaca araştırmalarda sürat koşucularında beyaz liflerin, dayanıklılık koşucularında kırmızı lif sayılarının daha fazla olduğu görülmüştür. </p>
<p>15-Kas lifi sayısı artar mı?<br />
Kas lifi sayısı doğuştan geldiği sayı ile devam eder. Kas antrenmana bağlı olarak belirli oranda enine kesitinde kalınlaşır. Kas kütlesi büyür. Buna hipertrofi adı verilir. Kütlenin büyümesi, her kas lifinin kalınlaşmasıyla, bu da miyofibril sayısının artmasıyla oluşur. Bunun yani hipertrofinin bir başka nedeni de belirli gerilim dalgası MSS (merkezi sinir sistemi)’nin kasılmaya katılmasıyla görüldüğüdür. Hettinger’e göre her 2mc kas 6 kg ağırlık kaldırabilmektedir. Dolayısıyla kasın enine kesiti arttıkça üreteceği kuvvet de artmaktadır. Temelde kas lifi sayısı artmaz. A m a Goldberg ve arkadaşları 1975 yılında, kas lifinin enine kesitinin belirli bir değere geldikten sonra çatallandığını tespit etmişlerdir. Bu dallanmaya da hiperplazi adı verilmiştir </p>
<p>16-Kasların ortak özellikleri nelerdir?<br />
Kasların  beş ortak özelliği vardır. Bu özellikler şunlardır:a. Uyarılabilme,   b. İletebilme c. Kasılabilme,  d. Elastik olma,  e. Viskoz kitle olmalıdır. Her canlı doku gibi  kaslar kendilerine yapılan uyarana yanıt verir. Bu yanıt kasılma şeklindedir. Genelde kaslar sinir yolu ile uyarılırlar. Ve bu uyarıyı iletebilme özelliğine sahiptir. Kasın kendisine gelen uyarılara yanıt verme şekli, kasılabilmedir. Kası istirahat uzunluğundan daha  öteye germeye çalışırken, bir direnç ile karşılaşırız ve kası gerip uzatan kuvvet kesildiğinde,  kas eski  boyuna döner. Bu elastikiyet özelliğidir.  Kas, şeklini değiştirmek isteyen kuvvete karşı, iç sürtünmelere bağlı bir direnç gösterir. Bu iki kuvvet arasında bir süre içinde denge oluşur. Bu kasın viskozite(akışkanlık) özelliğidir. </p>
<p>17-Kuvvet nedir?<br />
Kuvvet tanımı çeşitli bilim alanlarında, değişik şekillerde yapılır. Sportif bağlamda bir direnci yenebilme kuvvet adı verilmektedir. </p>
<p>18-Kaç çeşit kuvvet vardır?<br />
Üç çeşit kuvvet vardır. Bunlar maksimal (birim kuvvet, kaba kuvvet, temel kuvvet),  çabuk kuvvet ve de kuvvete devamlılıktır. </p>
<p>19-Maksimal kuvvet nedir?<br />
Maksimal kuvvet bireyin bir seferde üretebileceği en büyük kuvvet miktarıdır. Bir başka deyişle nöromüsküler (sinir-kas) sistemin istemimizle kasılması sonucu kaldırılabilecek en büyük ağırlığın kaldırılmasıdır. Maksimal kuvvet, sprint ve büyük sıçramalarda sürat ile birleştirilebildiği gibi, kürek sporunda dayanıklılıkla da birleştirilebilir. </p>
<p>20-Maksimal kuvvet nelere bağlıdır?<br />
Maksimal kuvvetin büyüklüğü genelde beş faktöre bağlıdır. Bu faktörler sırasıyla şunlardır:<br />
a. Kasın fizyolojik kesitinin büyüklüğü, b.  İnter-müsküler koordinasyon (yapılan hareketlere katılan kaslar arasındaki koordinasyon), c.  İntra-müsküler koordinasyon (kas içi koordinasyon), d. Kas fibril türü (FT dominant-baskın-olanlar daha fazla kuvvet üretir),   e.  Motivasyon </p>
<p>21-Çabuk kuvvet nedir?<br />
Çabuk kuvvet,  en kısa sürede oluşturulabilen en büyük kuvvettir. Ya da nöro- müsküler (sinir-kas sistemi) sistemin bir direnci en kısa sürede yenebilme yeteneğidir. Bir kişinin vücudunun farklı bölümleri, farklı çabuk kuvvet üretir. </p>
<p>22-Çabuk kuvvet nelere bağlıdır?<br />
Çabuk kuvvet şu faktörlere bağlıdır: a. İntra-müsküler koordinasyon   (kas içi koordinasyon), b. Aktif hale getirilebilen liflerin kasılma hızına (burada aktif halr gelen liflerdeki FT-hızlı kasılan ve ST, yavaş kasılan lif oranları önem taşımaktadır), c.  Devreye giren kas liflerinin kasılma kuvvetine.  Burada patlayıcı kuvvet ve çabuk kuvvet karıştırılan kavramlardır.  Ama birbirleri ile yakın ilişkisi olan kavramlardır. Patlayıcı kuvvetin, çabuk kuvvetle yakın ilişkisi vardır. Patlayıcı kuvvet mümkün olduğu kadar dikey artışı sağlayabilme yeteneğidir. Burada birim zamandaki kuvvet artışı gündemdedir. </p>
<p>23-Kuvvette devamlılık nedir?<br />
Kuvvette devamlılık, bir ağırlığın uzun süre kaldırılabilme yeteneğidir. Bir başka deyişle, uzun süre devam eden kuvvet uygulamalarında organizmanın yorgunluğu yenebilme, yorgunluğa karşı koyabilme yeteneği de denebilir</p>
<p>24-Kuvvette devamlılık nelere bağlıdır?<br />
Kuvvette devamlılıkta iki ana faktör etkindir. Bu  faktörler sırasıyla şunlardır:a.  Uyarının şiddeti ve uyaranların kapsamı b.  Kassal yorgunluk. </p>
<p>25-İzometrik kas kasılması nedir?<br />
İzometrik kas kasılması,  kas boyunun sabit kaldığı bir kasılmadır. İzo;eşit,  metrik;uzunluk demektir.  Bu tür kas kasılmasında kasın boyu  sabit kalırken, tonusu(gerimi) artmaktadır. Buna statik kas kasılması adı verilir. Örnekleme gerekirse, ayakta dik durma, yerçekimine karşı (antigrativite)kaslarının izometrik kasılması ile gerçekleşir.  Sabit bir duvarı itmeye çalışma da bu kasılma türüne bir örnektir. Sportif aktiviteler içinde izometrik kasılmaların en yoğun görüldüğü spor dalı güreştir.  </p>
<p>26-İzotonik kas kasılması nedir?<br />
Bu kasılma şeklinde kasın boyu değişirken, gerimi sabit kalmaktadır. Burada izo;eşit, tonik;gerim,  demektir.  Bu kas çalışmasında kas boyu kısalır (konsantrik) ve uzar (eksantrik).  Dinamik kas kasılması da denir. Hareketin hızı değişebilir. </p>
<p>27-Eksantrik kas kasılması nedir?<br />
Eksantrik kas çalışması sırasında kasın boyu uzar. Örneklemek gerekirse;barfikste kendini yukarı çeken kişinin yer çekimi etkisiyle bir süre sonra aşağıya sarkmaya başlamasında biceps kası (pazu kası) açılarak (boyu uzayarak ) çalışır. </p>
<p>Yani eksantrik kasılma,  uzayarak bir kas çalışmasıdır. Ve kasın boyu değiştiği için izotonik bir kasılma şekli olduğunu da söyleyebiliriz.  Eksantrik  kasılma için bilim dünyasında iki ayrı görüş vardır Genelde egzersiz fizyologları, eksantrik kasılmayı bir izotonik kasılma olarak değerlendiremez. Onlara göre kasılma olabilmesi için kayan filamanlar teorisine göre, kasın boyunun kısalması gerekmektedir. Egzersiz fizyologları böyle düşünürken, spor bilimcileri de bunun tersini düşünmektedir. Spor bilimcilere göre de kasın boyu değiştiği için, bu kasılma da izotonik bir kasılma şeklidir. Bu çalışmalarda daha hızlı bir kuvvet gelişimi sağlanır. </p>
<p>28-Konsantrik kas kasılması nedir?<br />
Dinamik bir kasılma şeklidir. Kasın tonusu (gerimi) sabit kalırken boyu kısalmaktadır. Yani kısalarak bir çalışmadır.  Bir ağırlığın yerden yukarıya kaldırılması,  bu kasılma türüne basit bir örnektir. Kas boyu değiştiği için konsantrik kasılma da bir izotonik kasılma şeklidir. </p>
<p>29-İzotonik kas kasılması nedir?<br />
İzotonik kasılmada tüm haraket genişliği içinde sabit bir hız ve maksimal gerimin sağlandığı bir kas çalışması görülür. Bu durumda hız sabit kalır ve kaslara binen yük değişir.<br />
İzokinetik kasılma özel aletlerle sağlanır. Mini-Gym veya Cybex aletleri değişik açılarda, sabit bir hız ile izokinetik kasılma yaptırabilen aletlerdir. </p>
<p>30-Oksotonik kasılma nedir?<br />
Bu kasılma  kompleks bir kasılma çeşididir. Oksotonik kasılmada  ilgili kas grubu önce izotermik  sonra konsantrik ve eksantrik kasılır. Yani üçü birlikte görülür. Oksotonik kasılma, eksatrik ve konsantrik   kasılmaların peşi sıra veya kombine olarak kasılmasıdır. </p>
<p>31-Kuvvet nasıl geliştirilir?<br />
Kuvvet gelişimi tekrar ve interval yöntemleriyle sağlanır. Bu yöntemlerden bazıları, serbest ağırlık  ile çalışma (free weight training), ağırlık makinelerinde (weight machine) çalışmadır. Bu çalışmalarda mutlaka bir uzman tarafından program hazırlanmalıdır. Tekrar yöntemi ile interval yöntemi;dairesel  (circuit) antrenman, setler (klasik halterci çalışması) halinde ve diğer bazı özel organizasyonlar şeklinde düzenlenebilir. </p>
<p>Ağırlık çalışmalarına başlarken, ağırlık çalışmalarına hazırlık çalışmaları yapılmalıdır En az7-8 antrenman yapılacak bu çalışmaların ardından kaba kuvvet(birim kuvvet, maksimal kuvvet, temel kuvvet ) çalışmalarına geçilebilir.  Bu çalışmaları çabuk kuvvet  çalışması ve kuvvet devamlılık çalışması izlemelidir. </p>
<p>32-Ağırlık çalışmalarında nelere dikkat edilmelidir?<br />
Ağırlık çalışmaları sırasında bazı konulara dikkat edilmelidir. Eğer bu konulara dikkat edilmez ise sporcuların sakatlanma risklerinin artması söz konusudur. Ağırlık çalışması öncesi mutlaka iyi bir ısınma ve stretching (germe) çalışması yapılmalıdır.  Çalışmalar sırasında eğer serbest ağırlık ile çalışılıyorsa, öncelikle ağırlık tutma şekli, soluk alıp verme gibi ayrıntılarıyla teknik öğretilmelidir. Serbest ağırlıkların bağlantı ve sıkıştırma yerleri her kaldırma öncesi kontrol edilmelidir. Ağırlık çalışmaları sırasında sporcuların birbirlerine kesinlikle şaka yapmaları engellenmelidir.  </p>
<p>33-Sürat nedir?<br />
Fizyolojik açıdan sürati değerlendirdiğinizde ;sinir sisteminin hareketlilik temeline bağlı olarak kas isteminin  hareketleri en kısa zaman içinde yapabilme yeteneğidir. Ve sürat, kuvvet ile direkt bağlantı bir özelliktir. Bir başka deyişle hareket uyaranı ile uyaranın kesilmesi arasındaki hızlı değişim sonucu kas sistemi amaca uygun yüksek bir hareket frekansı oluşturur. Bu hareketlere ancak uygun kuvvet uygulanmasıyla erişilebilinir. Sürat, çok yönlü ve karmaşık bir özelliktir. Antrenman bilimindeki en karmaşık konuların başında gelmektedir. Bu konuda yapılacak çalışmalarda mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır. </p>
<p>34-Sürat nasıl geliştirilir?<br />
Kuvvet olmaksızın sürati geliştirmek olası değildir. Sporcunun sürati geliştirilmek isteniyorsa kuvvetin geliştirilmesi gerekir. Süratin artımı için maksimal hareket sürati ve maksimal kuvvetin artırılması gerekmektedir.  Unutulmaması gereken, maksimal hareket süratinin geliştirilmesi olağanüstü güç iken,  kuvvetin geliştirilmesinin kolaylılığıdır. Sürat üç ana öğeye ayrılır. Bunlar  a. Reaksiyon zamanı,  b.  Hareket sürati (her bir hareketin sürati) ve  c. Hareket frekansı (temposu). İşte  bu noktada süratin geliştirilmesi sürati oluşturan bu öğelerin her birinin ayrı ayrı geliştirilmesi ile sağlanır.    </p>
<p>35-Dayanıklılık nedir?<br />
Dayanıklılık kavramı için çeşitli tanımlamalar söz konusudur. Genel olarak, yorgunluğa karşı direnme niteliği ya da yorgunluğa dayanabilme gücü olarak değerlendirilir. Jonath’a göre dayanıklılık, çalışmanın kalitesini düşürmeksizin durağan(statik) ya da dinamik bir yüklenmeyi, olabildiğince uzun süre yapabilme yeteneğidir. Simkin’e göre ise dayanıklılık, insanın güç yeteneğini koruyabildiği sürenin uzatılması, bir çalışmanın ya da dış çevrenin elverişsiz koşullarının  etkisine rağmen yorgunluğa karşı organizmanın artırılmış direnme gücüdür.  Dayanıklılık için uzmanlarca çeşitli sınıflandırmalar ve gruplandırmalar yapılmış.  Bunlardan ilki, enerji oluşum sistemleri açısından değerlendirmedir. Burada dayanıklılık,  aerobik (oksijenli) dayanıklılık ve anaeorobik (oksijensiz) dayanıklılık diye ikiye ayrılmaktadır.  Bir diğer sınıfladırma da Harre’ye göre süresel açıdan yapılmıştır. Bu da kısa orta ve uzun süreli dayanıklılıktır.  Son olarak da dayanıklılık, temel ve özel dayanıklılık olarak değerlendirilmiştir.   </p>
<p>36-Dayanıklılık nasıl geliştirilir?<br />
Dayanıklılığın geliştirilmesine yönelik antrenman yöntemleri üç ana başlık altında toplanabilir.<br />
a. Devamlı yükleme yöntemleri,  b.  İnterval (aralı) yüklenme yöntemleri (intensiv/yoğun ve ekstensiv/yaygın interval olarak da ikiye ayrılır),  c. Yarışma ve kontrol yöntemleri. Bu üç yöntemin her biri değişik şekilde organize edilerek kullanılır. </p>
<p>37-  Koordinasyon nedir?<br />
Koordinasyon, amaca yönelik bir hareketle iskeletle kasları ile merkezi sinir sisteminin uyum içinde çalışması. etkileşimidir. Koordinasyon, bir sınıflama şekline göre genel ve özel koordinasyon olarak ikiye ayrılır. Burada genel koordinasyon, bir kişinin hangi spor dalıyla uğraşırsa uğraşsın çeşitli hareket becerilerini kazanmasıdır. Özel koordinasyon ise bir spor dalında çeşitli ve bir seri hareketin hızlı, akıcı ve uyumlu bir şekilde yapılmasıdır.   </p>
<p>38-Çabukluk nedir?<br />
Çabukluk, kasların mümkün olan en kısa zamanda dış dirençlere vücut, ya da vücudun bir kısmının direncine rağmen eklemleri harekete geçirebilme özelliğidir. Yani çabukluk veya çeviklik ile bütün motorik davranışların kondisyonel ve koordinatif kalitesi anlatılmaktadır. </p>
<p>39-  Beceri  nedir?<br />
Beceri, iş yapana nispeten daha az bir eforla daha fazla iş yapma olanağı sağlar. Beceri daha ziyade değişik kas grupları arasında iyi bir koordinasyon sağlanır. Yani beceride, inter müsküler (kaslararası) koordinasyon önemlidir. Kassal bir işin kolaylıkla yapılması becerikli bir hareket özelliğidir.  Becerili bir vücut  hareketinde merkezi sinir sisteminden (MSS) kaslarda emirler entegre hareketleri doğru ve iyi bir şekilde yaptıracak miktar ve de sırada gelir.  Yeni hareketler karşısında insan aşırı duyarlılık ve aşırı aktivite gösterebilir. Fakat pratik yapa yapa hareketleri kontrole yardım eden aktif inhibitör (engelleyici, bastırıcı) bir kuvvet gelişir ve bu hareketler daha direkt ve etkili olmaya başlar.  Beceri, özünde hareket aygıtı bölümlerinin hassas motor (hareketsel)davranışlardaki koordinasyon kalitesini anlatır. </p>
<p>40-Hareketlilik nedir?<br />
Spor biliminde hareketlilik kavramı, ya da hareket genişliği Harre’ye göre insanın hareketleri açısal değer olarak büyük bir genişlik içerisinde yapabilme yeteneği olarak tanımlanabilmektedir.  D. Martin ise bu kavramı,  eklemlerin her yönde optimal (en uygun) hareket edebilme yeteneği olarak tanımlar.  Spor  pratiğe hareketlilik çoğu kez değişik alıştırmalarda belirli hareket büyüklüğü standartları olarak ele alınır Örneklersek, otururken,  dizleri bükmeden gövdeyi öne doğru götürüp, eller ile ayak burunlarına değmek.  Genelde  spor dünyasında esneklik ve hareketlilik kavramları karıştırılır. Burada esneklik,  hareketliliğin bir parçasıdır. Esneklik salt kasla ilgilidir. Hareketlilik ise eklemlerin, kasların,  bantların ve kirişlerin belirlediği bir ortam içerisinde ve nöro fizyolojik yönlendirme süreciyle belirlenir. </p>
<p>41-Hareketliliğin spordaki önemi nedir?<br />
Hareketlilik gerek  nitelik (kalite) gerekse nicelik (kantite) bakımından iyi  bir hareketin ortaya koyuluşunda temel ön şartı oluşturmaktadır. Eklemlerdeki yetersiz hareketlilik,  beraberinde şu sorunları getirir:<br />
a-      Belirli hareket becerisini kazanmak imkansızlaşır ve hareket öğrenimi yavaşlar.<br />
b-     Sakatlanma riski artar. Kondisyonel ve koordinatif gelişim yeteneği yavaşlar, bu özelliklerden tam yararlanılmaz.<br />
Dayanıklılığın önemli olduğu spor dallarında hareketlilik yüksek düzeyde hareket ekonomisi  sağlar. Sürat açısından da sınırlı bir hareket genişliği yani hareketliliğin yeterli olmaması, çoğu kez hareket süratinde, ivme yolunu kısaltıp, dezavantaj sağlar.   </p>
<p>42-Süper kompenzasyon(Fazla tamlama) nedir?<br />
Bir fiziksel aktivite sırasında, insan organizması içindeki çeşitli maddeler kullanılmaya bağlı olarak  eksilir.  Jakowlew’e göre fiziksel aktivite sırasında oluşan bu eksilmenin,  aktivite ardından tamamlanması eksilenden daha fazla olmaktadır. Bu olaya süper kompenzasyon (fazla tamlama) adı verilir. </p>
<p>43-Circuit training (Dairesel çalışma )nedir?<br />
Circuit training, gerek formel (o spora özgü) gerekse genel motorik özellikleri geliştirici (informel) çeşitli istasyonların arka arkaya  dizildiği, belirli süre dizildiği, belirli süre dinlenmeyi içeren kuvvet gelişimine yönelik bir çalışma şeklidir.  Genelde 8-12 istasyondan oluşan bir sıralama içindedir. İstasyon sayısı, yaş, geliştirilmek istenen özellik ve güç düzeyi göz önüne alınarak seçilir.<br />
İstasyonlardaki çalışma süresi 20 ile 40 saniye arasındadır İstasyonlar arasındaki dinlenme süresi sporcuların güç düzeyine, amaca göre ayarlanır. Burada dinlenme süresi 1:1 (yani yüklenme süresi kadar dinlenme süresi), 1:1. 5 veya 1:2 gibi ayarlanır.  Dairesel çalışma özellikle kuvvette devamlılık veya genel kuvvet çalışmalarında kullanılır.                       </p>
<p>44-Yükseklikte sportif performans nasıl etkilenir?<br />
Deniz seviyesinden yukarılara çıkıldıkça, hava basıncı azalır. Doğal olarak da havanın içindeki oksijen miktarı düşer. İnsan organizması bu koşullara, kalp vurum sayısı ve soluk alma sayısını artırarak adapte olmaya çalışır. Yaklaşık üç haftalık bir sürede bu oksijen azlığına bağlı olarak ortaya çıkan hipoksi,  birtakım mekanizmaları uyararak kandaki hemoglobin miktarının artmasını sağlar. Böylece kandaki hemoglobin miktarının artmasını bağlı olarak, kalp vurum sayısı ve soluk alma sayısı eski haline döner. Bu durum belirli bir süre için sporcu normal seviyeye inince, özellikle dayanıklılık gerektiren durumlarda avantaj sağlar.    </p>
<p>45-Yükseklik çalışmasının yararı var mıdır?<br />
Eğer  bir takım tüm sezonu göz önüne alıp, yükseklik çalışması yapmaya çıkmış ise bunun hiçbir yararı yoktur. Çünkü, üç haftalık süre içinde yüksekliğe adapte olan ve hemoglobin miktarını artıran  organizma, deniz düzeyine inince;yeniden deniz düzeyinin koşullarına adapte olur.   Doğal olarak da hemoglobin miktarı eski düzeyine döner.  Bir  tek maç yapılacak ise (o maç deniz düzeyine inildiğinde kimi araştırmacılara göre ilk üç dört gün içinde ;kimilerine göre de ilk altı yedi gün içinde yapılmalıdır) o zaman bir avantaj söz konusu olabilir. Bu arada bu tür bir dağ kampının tüm sporcuları bir arada tutma, gün boyu o branşa yönelik teorik çalışma yapma olanağı  ve de yaz  sıcağından belirli oranda kurtulma olanağı sağladığı göz önüne alınmalıdır. Bunların dışında başka bir şey beklemek, kendini aldatmadır.   </p>
<p>46-Sporcunun nabzı neden düşüktür?<br />
Fiziksel aktivitenin kardiyo-vasküler (kalp-damar) sistemi üzerine yapmış olduğu olumlu etki (adaptasyon) nedeniyle sporcunun nabız sayısı düşüktür. Bu noktada düzenli fiziksel aktivite, sporcuda kalp kasının gelişmesine ve sol ventrikülün (karıncık) büyümesine neden olur.  Bu da beraberinde kalbin bir seferde  vücuda pompaladığı kan miktarının artmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla pompalanan miktar arttığı için, pompalama adedi  azalmış olur.   </p>
<p>47-Nabız maksimum kaça kadar çıkar?<br />
Pratikte kişinin maksimum nabız sayısı Hollman’a göre 220 sayısından yaşının çıkartılması ile elde edilir. Burada 220 doğum öncesi çocuğun eristiği nabız sayısıdır.  Örneklersek, 25 yaşındaki bir sporcunun nabız sayısı yaklaşık 195‘e kadar çıkabilir.   </p>
<p>48-Overtraning (Sürantrenman )nedir?<br />
Süratrenman daha  ziyade psişik olan, antrenman periyodunun genelde sonlarına doğru oluşan  kronik (uzun süreli) bir yorgunluğun ifadesidir. Burada kassal faktörlerle birlikte, sinirsel ve psişik faktörler de etkilidir.   </p>
<p>49-Sürantrenman belirtileri nelerdir?<br />
Sporcuların sürantrene durumlarında şu belirtiler  görülür: Sporcu huzursuz hale gelir.  Çabuk yorulur.  Baş ve sırt ağrılarından şikayet eder.   Çok terleme olur. Nefes darlığı görülür. Düzensiz uyku durumu ortaya çıkar. Yarışma arzusu azalır. İştah azalır. Kilo kaybı gündeme gelebilir.  Sabahları taşikardi görülür, yani nabız sayısı artar.   </p>
<p>50-Sürantrenman nasıl önlenir?<br />
Burada antrenör mutlaka  spor hekimi ile işbirliği yapmalıdır. Antrenman dozu iyi ayarlanmalı,  öncelikle yoğunluk düşürülmeli, uyku düzene sokulmaya çalışılmalı, beslenmeye dikkat edilmelidir.  Antrenman sezonu sporcu için cazip şekle getirilmelidir. Arada sırada program dışı izinler verilmeli veya değişik aktiviteler gündeme getirilmelidir.   </p>
<p>51-Sürantrenman  nasıl tedavi edilir?<br />
Burada en iyi ilaç antrenman sayısı azaltmak, belirli antrenmanları iptal etmektir.  Bununla beraber değişik ortamlarda yürüyüş ve değişik aktiviteler yapılmalıdır. Mutlaka bir spor hekimi ile işbirliği yapılmalıdır.   </p>
<p>52-Sigaranın performansa zararı nedir?<br />
Sigara insan sağlığına verdiği zararların dışında performansı da olumsuz yönde etkiler. Özellikle dayanıklılık içeren sporlarda, sigaranın zararı ve performansa olumsuz etkisi daha belirgindir.  Sigara içindeki nikotin, akciğer alveollerinin (hava keselerinin) tam olarak şişmesini sağlayan surfaktan isimli maddenin salgılanması azaltır.<br />
Bu da alveollerin tam olarak  şişmesine ve de oksijen ile çevresindeki kapiller (kılcaldamarlar) içindeki kanın, birleşme oranını;yani oksijen taşıma kapasitesini düşürür. Ayrıca, sigara dumanında yüzde 4 oranında bulunan karbonmonoksit de, hemoglobin ile oksijenden daha kolay birleşebildiği için kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır.  Sigaranın damar sertliği ve böbrekler üzerinde yıkıcı etkileri de saptanmış gerçeklerdir. </p>
<p>53-Rejenerasyon (Normale dönme, toparlanma) nedir?<br />
Bir fiziksel aktivite sırasında organizmanın homeostasis adı verilen iç dengesi bozulur. Aktivitenin şiddeti ve süresine göre dinlenik durumdaki organizmanın çeşitli değerleri (kalp vurum sayısı, tansiyon, soluk alma sayısı, kan ph’sı v. d leri) değişiklikler gösterir. Fiziksel aktivite bitince de bu değerlerin her biri farklı sürelerde normale yani dinlenik durumdaki değerlere dönerler. İşte, bu olaya normale dönme, toparlanma veya rejenerasyon adı verilir. Burada normal süresi yapılan fiziksel aktivitenin şiddeti ve süresine göre değişir. Ayrıca, dinlenme şekli ve kondisyon düzeyi de bu süreyi etkiler.  Literatürler göstermiştir ki aktif dinlenme, normale dönme veya toparlanma süresinde kısaltmaktadır. </p>
<p>54-Sporcunun cinsel yaşamı nasıl olmalıdır?<br />
Cinsel yaşantıya bakış açısı toplumdan topluma değişen değerler taşır. Genel olarak muhafazakar  toplum yapımız içinde sporcuların eğitilmediği ve kafalarında her zaman bir soru işareti şeklinde kalan konulardan birisi de cinsel yaşantılarıdır.  Bu konuda bilgi dağarcığı spor dallarına göre büyük farklılıklar gösterir. Ve birçok sporcu bu konuyu deneyimli sporcu ağabeylerinin öğütleri çerçevesinde değerlendirir. </p>
<p>Bu konuda yapılan araştırmalar bir cinsel ilişki sırasında harcanan enerji değerinin, birkaç basamak merdiveni hızlı çıkmaya eşdeğerde olduğu yolundadır. Cinsel birleşme sırasında kalp  vurum sayısı yaklaşık 100-120 arasında olmaktadır. Eğer bir örnekleme yapmak gerekirse, cinsel ilişki sırasında gereken tüm enerji, 100 metre sprint koşusu kadar gerekli bir enerjidir. Dolayısıyla cinsel ilişkiden sonra yeterli  toparlanma süresi verilirse, fizyolojik açıdan bir zararı olmayacağı ortadadır. Ayrıca araştırmalar yarışmadan 24 saat önce ve 24 saat sonra cinsel ilişkinin herhangi bir fizyolojik soruna yol açmadığını gösterir.    </p>
<p>55-Sportif teknik nedir?<br />
Sportif teknik, en engel anlatım tarzıyla belirli bir sportif hareketin amacına en uygun ve en ekonomik şekilde gerçekleştirilmesidir. Djackov,  sportif teknikteki mükemmelliği şöyle tanımlamaktadır: En zor yarışma koşulları altında sportif alıştırmanın hareket yapılarını ekonomik ve mükemmel şekilde  yapabilmek ve maksimal verime ulaşmak   </p>
<p>56-Sportif taktik nedir?<br />
Zech&#8217;e göre sportif taktik,  bireysel ve takım yarışmalarında kendi rakibin performansı ile çevre koşulları üzerine kurulmuş planlı davranışlardır.   </p>
<p>KAYNAKLAR<br />
1-Açıkada, C;Ergen, E:<br />
Bilim ve Spor. Büro-Tek Matbaası. Ankara. 1990<br />
2-Akgün, Necati:<br />
Egzersiz Fizyolojisi. Ege Üniversitesi Matbaası. II.  Baskı. 1991<br />
3-Astrand, P. O;Rodahl, K:<br />
Textbook of Work Physiology. Mc Graw Hill Book Company.  3. Edition. pp1-5 1986<br />
4-Çolakoğlu, H:<br />
Antrenman Bilgisi Ders Notları. Manisa. 1982<br />
5-Devries, A. H:<br />
Physiology of Exercise. Wm. c. Brown Company Publishers.  Dubuque,  lowa.  1980<br />
6-Dündar, U:<br />
Antrenman Teorisi. Onlar Ajans. 1994<br />
7-Fleck, J. S;Kraemer, J. W:<br />
Designing Resistance Traning Programs. Human Kinetics Books.  1987<br />
8-Fox, L. Edward:<br />
Sports Physiology. CBS  College Publishing. 1984<br />
9-Harre, D:<br />
Principles of Sports Traning. Sportverlag Berlin. 1982<br />
10-Morehouse, E. L;Miller, T. A:<br />
Egzersiz Fizyoloji. C.  V Mosby Com. Çev:Necati Akgün.  Ege Üniversitesi Matbaası. Bornova. 1973<br />
11-Muratlı, S:<br />
Antrenman Bilgisi Ders Notları. 1992<br />
12-Muratlı, S:<br />
Yüksek Lisans İleri Antrenman Bilgisi Ders Notları. 1992<br />
13-Muratlı, S:<br />
Çocuk ve Spor Bağırgan Yayımevi. Ankara. 1997<br />
14-Prokop, L:<br />
Spor Hekimliği Giriş. Hekim Sporcu ve Antrenörler için 3.  Düzenlenmiş baskı.  BayerTürk Kimya  San Ltd.  Şti.  İstanbul. 1983<br />
15-Yaman, M;Çoşkuntürk, O. S:<br />
Sportif Performans Sınırları. Ankara. 1992 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/antrenman-bilgisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>B.E.S.Y.O  Adresleri ve İletişim Bilgileri</title>
		<link>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/b-e-s-y-o-adresleri-ve-iletisim-bilgileri.html</link>
		<comments>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/b-e-s-y-o-adresleri-ve-iletisim-bilgileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 21:57:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oğuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rekreasyon.org/?p=436</guid>
		<description><![CDATA[BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEK OKULLARI (BESYO) İNTERNET ADRESLERİ YURTİÇİ ÜNİVERSİTELERİ Abant İzzet Baysal Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Gölköy Kampüsü / BOLU &#8211; Tel: 0374 253 45 71 Adnan Menderes Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Germencik Kampüsü / AYDIN &#8211; Tel: 0256 563 20 91 Afyon Kocatepe Üniv. Beden Eğitimi ve Spor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEK OKULLARI (BESYO) </p>
<p>İNTERNET ADRESLERİ YURTİÇİ ÜNİVERSİTELERİ </p>
<p>Abant İzzet Baysal Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Gölköy Kampüsü / BOLU &#8211; Tel: 0374 253 45 71 </p>
<p>Adnan Menderes Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Germencik Kampüsü / AYDIN &#8211; Tel: 0256 563 20 91</p>
<p>Afyon Kocatepe Üniv. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Ahmet Karahisari Kampusü / AFYON &#8211; Tel:0272 217 46 85 </p>
<p>Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Kampüs / ANTALYA &#8211; Tel :0242 310 17 79</p>
<p>Anadolu Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Yunusemre Kampusü / ESKİŞEHİR &#8211; Tel: 0222 335 05 80 </p>
<p>Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Tandoğan / ANKARA &#8211; Tel: 0312 2211601 </p>
<p>Atatürk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
ERZURUM </p>
<p>Balıkesir Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
BALIKESİR &#8211; Tel: 0266 239 18 38 &#8211; besyo@balikesir.edu.tr </p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
İSTANBUL</p>
<p>Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
MANİSA &#8211; Tel: 0236 231 46 46 &#8211; besyo@bayar.edu.tr </p>
<p>Cumhuriyet Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Kampüs / SİVAS &#8211; Tel: 0346 2191250 &#8211; besyo@cumhuriyet.edu.tr </p>
<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Eğt. Fak. Bed. Eğt. Spor Bölümü<br />
Anafartalar Kampüsü / ÇANAKKALE &#8211; Tel: 0286 213 55 63 </p>
<p>Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Balcalı / ADANA &#8211; Tel: 0322 338 70 01 &#8211; besyo@cu.edu.tr </p>
<p>Dicle Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
DİYARBAKIR &#8211; Tel: 0412 248 80 01 &#8211; 4734 </p>
<p>Dumlupınar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Germiyan Kampüsü / KÜTAHYA &#8211; Tel: 0274 227 04 50 </p>
<p>Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Bornova / İZMİR &#8211; Tel: 0232 342 57 15 </p>
<p>Erciyes Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
KAYSERİ &#8211; Tel: 0352 438 02 14 &#8211; besyo@erciyes.edu.tr </p>
<p>Fırat Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
ELAZIĞ &#8211; Tel: 0424 2370000 &#8211; 6442 </p>
<p>Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Beşevler / ANKARA &#8211; Tel: 0312 215 24 95 &#8211; besyo@gazi.edu.tr </p>
<p>Gaziantep Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Şehit Kamil / GAZİANTEP &#8211; Tel: 0342 360 12 00 &#8211; 1400 </p>
<p>Gaziosmanpaşa Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Şehir Yerleşkesi / TOKAT &#8211; Tel: 0356 212 85 68</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu<br />
Beytepe Kampüsü /ANKARA &#8211; Tel: 0312 297 68 90</p>
<p>İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü<br />
MALATYA &#8211; Tel: 0422 341 00 10 </p>
<p>İstanbul Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Avcılar Kampüsü / İSTANBUL &#8211; Tel: 0212 420 03 85</p>
<p>İstanbul Teknik Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü<br />
İSTANBUL &#8211; Tel: 0212 285 33 96 &#8211; ituspor@itu.edu.tr</p>
<p>Kafkas Üniversitesi Sarıkamış Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Sarıkamış / KARS &#8211; Tel: 0474 413 54 18 &#8211; sabesyo@kafkas.edu.tr </p>
<p>Kahramanmaraş Sütcü İmam Üniv. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Avşar Kampüsü / KAHRAMANMARAŞ &#8211; Tel: 0344 219 10 00 </p>
<p>Karadeniz Teknik Üniv. Fatih Eğt. Fak. Beden Eğt. ve Spor Bölümü<br />
Söğütlü / TRABZON &#8211; Tel: 0462 377 24 29</p>
<p>Kırıkkale Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Yahşihan / KIRIKKALE &#8211; Tel: 0318 357 38 62 </p>
<p>Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
42Evler / İZMİT &#8211; Tel: 0262 335 17 89 &#8211; besyo@kou.edu.tr </p>
<p>Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Anadoluhisarı Kampüsü / İSTANBUL &#8211; Tel: 0216 332 16 24 </p>
<p>Mersin Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Çiftlikköy Kampüsü / İÇEL &#8211; Tel: 0324 361 00 01 &#8211; 6503</p>
<p>Muğla Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Kötekli Kampüsü / MUĞLA &#8211; Tel: 0252 211 19 51 </p>
<p>Niğde Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Bor Yolu / NİĞDE &#8211; Tel: 0388 232 10 00 </p>
<p>Ondokuz Mayıs Üniv. Yaşar Doğu Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
SAMSUN &#8211; Tel: 0362 457 76 00 </p>
<p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü<br />
Eğitim Fakültesi / ANKARA &#8211; Tel: 0312 210 40 16 </p>
<p>Osmangazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
ESKİŞEHİR &#8211; Tel: 0222 2293124 </p>
<p>Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu<br />
DENİZLİ &#8211; Tel: 0258 213 81 03 </p>
<p>Sakarya Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
Esentepe Kampüsü / SAKARYA &#8211; Tel: 0264 346 04 76</p>
<p>Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu<br />
KONYA &#8211; Tel: 0332 241 16 06 &#8211; besyomesaj@selcuk.edu.tr</p>
<p>Süleyman Demirel Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü<br />
Burdur Eğitin Fakültesi &#8211; Tel: 0248 234 60 00 </p>
<p>Uludağ Üniversitesi Eğitim Fak. Beden Eğitimi ve Spor Bölümü<br />
Görükle Kampüsü / BURSA &#8211; Tel: 0 224 442 80 45 </p>
<p>Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğt. Fakültesi Beden Eğt. ve Spor Yüksekokulu<br />
Zeve Kampüsü / VAN &#8211; Tel: 0 432 2251369 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/b-e-s-y-o-adresleri-ve-iletisim-bilgileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uşak Ulubey Kanyonları</title>
		<link>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/usak-ulubey-kanyonlari.html</link>
		<comments>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/usak-ulubey-kanyonlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Oct 2010 19:16:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oğuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rekreasyon.org/?p=387</guid>
		<description><![CDATA[UŞAK ULUBEY KANYONLARINI TANIYALIM&#8230; YENİ WEB SİTEMİZ İÇİN TIKLAYIN&#8230;.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rekreasyon.org/wp-content/uploads/2010/10/kanyon.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-405" title="kanyon" src="http://www.rekreasyon.org/wp-content/uploads/2010/10/kanyon.jpg" alt="" width="259" height="194" /></a>UŞAK ULUBEY KANYONLARINI TANIYALIM&#8230;</p>
<p><a href="http://kanyon.rekreasyon.org/">YENİ WEB SİTEMİZ İÇİN TIKLAYIN&#8230;.</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rekreasyon.org/kategorisiz/usak-ulubey-kanyonlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

